1. HABERLER

  2. Çocuklarda davranış ve uyum bozuklukları
Çocuklarda davranış ve uyum bozuklukları

Çocuklarda davranış ve uyum bozuklukları

Psikolog Demirköz, Başakşehir Belediyesi Bilgievi Söyleşileri kapsamında Altınşehir Bilgievi’nde çocuklarda davranış, uyum bozuklukları ve çözüm yollarını anlattı

A+A-

Hüseyin Hüsnü MEMECAN / Dokuz Sütun

Başakşehir Bilgievi Söyleşilerinde Çocuklarda davranış ve uyum bozuklukları konuşuldu. Altınşehir Bilgievi’nde gerçekleşen söyleşi programında Ebru Demirköz, çocukların engellerle karşılaşıp onları aşarak yeni duruma uyma çabasının kişilik gelişimini ve ruhsal gücü arttırdığına dikkat çekerek, “Eğer çocuk karşılaştığı sorunlar karşısında uygun baş etme yolları ararken anne babadan yeterli destek görmezse çocuk içinde bulunduğu sorun çözümlenebilecekken daha karmaşıklaşır. Çocuğun ruhsal gelişiminde anne babanın desteğiyle birlikte tutumu da çok önemlidir. Örneğin; çocuğa kendi başına yemek yeme alışkanlığı verilemezse tuvalet eğitimi 2-3 yaşlarında sağlanamazsa sorunlar bir sonraki döneme aktarılır ve yeni dönem sorunlarıyla giderek büyür.” diye konuştu.

RUHSAL SORUNLAR

Psikolog Ebru Demirköz, çocuklardaki ruhsal sorunların nedenlerine dikkat çekerek, “Dış etkenler, çocuğun yapısı ve hastalıklar, uyumsuzluklar. İstenmeyen uyum ve davranış sorunlarının çocuğun gelişim döneminin getirdiği normal bir davranış sorunu mu, yoksa gerçekten bir davranış problemi mi şeklindeki soruları doğru yanıtlayabilmek için bu davranışları dikkatli bir şekilde değerlendirmek gerekir. Bunun için çocuğun gelişim dönemi, belirtilerin sıklığı, davranışın şiddeti, davranışın sürekliliği, bir davranışa başka hangi davranışlara eşlik ettiğini belirlemek gerekir. Çocukların hepsi ruhsal sorunlarını dışa vurmaz. Çocuğun geçmişteki uyumunun ve olumlu özelliklerinin de incelenmesi yararlı olacaktır. Davranış bozuklukları çocuğun ruhsal ve bedensel etkenlere bağlı olarak iç çatışmalarını davranışına aktarması sonucu ortaya çıkar.” dedi. Demirköz, olumsuz davranışlar arasında yer alan inatçılık konusunda tavsiyelerde bulunarak, “Aile tutum ve davranış çeşitlerinden olan baskıcı ve katı olma çocuğun inatçılık davranışını artırır. Aile sosyalleşmeyi öğrenebilmesi için kabul edilmiş uygun davranış biçimlerini içeren birer model oluşturmalıdır. Çocuğa isteklerini ertelemesi ve bu istekleri kontrol altına alması konusunda destek olunmalıdır. Çocuğun benlik saygısını geliştirmesine destek olun. Arkadaşları ve diğer yetişkinlerle nasıl sağlıklı iletişim kurulabileceği konusunda yardımcı olun.” ifadelerini kullandı Okul korkusunun kaynağı anneden ayrılma olarak tanımlayan Demirköz, bu fobinin yenilmesi için şu önerilerde bulundu: “Çocuğun okula gitmek istememesinin nedenlerini araştırın. Çocuğa karşı tutumlarda aşırı koruyucu ve esnek olunmamalıdır. Çocuğun bağımlı olduğu ebeveyn yerine okula diğer ebeveynin götürmesi veya okul servisi ile gitmesini sağlayın. Çocuk okulda olduğunda kaygılandığı her ne ise o konuda belli bir güven kazandırılmaya çalışılmalıdır. Okula gitmediği için çocuğu suçlamaktan kaçının.”

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.