1. YAZARLAR

  2. Özcan Pehlivanoğlu

  3. Sekel Türkleri -2-
Özcan Pehlivanoğlu

Özcan Pehlivanoğlu

YAZAR
Yazarın Tüm Yazıları >

Sekel Türkleri -2-

A+A-

sekel-turkleri-2.jpg

"Dinî ve inancı ne olursa olsun bütün Türkler kardeştir..."

Sekel Türkleriyle ilgili yazıma merak edilen bazı sorulara cevaplarla devam ediyorum…

* Sekel Türkleri yok oldular mı?

Hayır, Sekeller yok olmadılar ve kim olduklarını da unutmadılar.

1877-1878'de Türk-Rus Savaşı (93 Harbi) esnasında Sekeller, Türk ordusuna yardımcı olmak amacıyla Sekel Lejyonu adıyla bir birlik kurdular. Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nun çökmesi ve Macarların ülkeyi koruyamadıklarının açıkça görülmesi üzerine Sekel Türkleri Sekeller Cumhuriyeti'ni kurmayı denediler. Finliler, Estonyalılar, Letonyalılar, Litvanyalılar, Tatar Türkleri gibi diğer küçük halkların yaptıkları yani milletlerin kendi geleceklerini tayin edebilme (self determinasyon) hakkından faydalanmak istediler. Fakat hem çöken Macaristan'ın siyasetçileri hem de Fransızlardan yardım alan işgalci Romanyalılar tarafından engellendiler. Sonuç olarak Sekelistan, Transilvanya ile beraber, Fransa ve İngiltere tarafından, onlara destek olan Romanya'ya bir ödül olarak verildi. Batılı güçler yerel halkın fikrini asla sormadılar. Batı demokrasisi Sekeller için böyle işledi!!!

* Neden böyle olmuştur?

Muzaffer Batılı güçlerin liderleri, Avrupa'da eskisinden daha adil olacak ve milletlerin kendi geleceklerini tayin etme hakkına saygılı olacak yeni bir statüko kuracaklarını iddia ettiler. Ancak, Fransa ve İngiltere'nin liderleri başta olmak üzere, Birinci Dünya Savaşı'nı başlatanlara karşı değil Hint-Avrupalı olmayan halklara karşı yönetilmiş kinci ve ırkçı bakış açıları ile hareket etmekte idiler. İngiltere'nin Versay delegasyonu sekreteri Harold Nicolson'ın "Peacemaking 1919" adlı kitabındaki sözleri, yalnızca ona has olmayan bu yaklaşımı açık bir şekilde ortaya koymaktadır: "Macaristan'a karşı olan hislerim daha başka idi. Ancak bu Turanlı kabileye (Sekel Türkleri) karşı geçmişte ve halen kuvvetli bir nefret duyduğumu itiraf ediyorum. Kuzenleri Türkler gibi birçok şeyi yok edip hiçbir şey ortaya koymadılar. Yani Macarlar gibi milletler için onlar sadece Asyalı ilkel kabilelerdi. Macaristan'ı Macar nüfusunun üçte birini yabancı boyunduruk altına soktular."

Bütün bunlar olurken Sekeller de kendilerini Romenlere sunulmuş bir hediye olarak buldular. Sekeller büyük çoğunlukla Romanya'da yaşıyorlar. Sekellerin iddiasına göre Sekelistan hâlâ Romanya'nın baskısı altındadır. Halkı, insan haklan ihlallerine, ayrımcılığa, işkencelere maruz kalmakta ve kendi toprak ve milli kaynaklarından mahrum edilmektedir. Halihazırda, Sekellerin yalnızca bir grup olarak hakları gasp edilip kendi geleceklerini tayin etme haklarını kullanmaları engellenmekte, adları da resmi olarak tanınmamaktadır. Kendi, alfabelerini kullanmaları da engellenmektedir. Dahası, Sekellerin bu vahim durumu uluslararası camia tarafından bilinmemekte ve duyulmamaktadır.

Bütün olumsuzluklara karşın Sekellerin millî uyanışı devam etmektedir ve artık durdurulamayacak bir noktaya ulaşmıştır. Bu uyanış, 1990 yılında "Genç Sekeller Forumu" adı altında kurulan küçük ama dirayetli bir teşkilatın; Macarların Romanya'ya karşı haddini bilmez ve faydasız yönlendirmelerine kulak asmamaları ile mücadeleye dönüşmüştür. Toplantılarda milli Macar sembolleri yerine Sekellerin sembollerini ilk kez kullanmaya başlayanlar bunlardır. Genç Sekeller, Göktürk Alfabesi ile bağlantı olan eski Sekel alfabesini yeniden canlandırdılar. Yerleşim yerlerinin girişlerine bu alfabe ile yazılmış resmî yazılar asarak Sekellerin hâlâ var olduklarını, farklı olduklarını ve köklerini bildiklerini ortaya koydular. Bu kuruluş artık faaliyet göstermese de 1990 yılında başlatmış oldukları girişim, 2003 yılında kurulan "Milli Sekel Konseyi" adlı başka bir kuruluş tarafından devam ettirilmektedir.

* Sekel Türkleri ne istemektedir?

Bugün Sekelistan'da bölgesel özerklik almayı hedefleyen güçlü bir hareket var. Sekeller artık kendi geleceğini tayin etme hakkının kullanılmasının dünyanın başka yerlerinde belli bir dereceye kadar kabul edilebilir olduğunu her geçen gün daha fazla farkına varmaktadırlar. Hedefleri Türk Dünyası ile bütünleşmek ve birleşmektir.

Sekel Türklerini duyup şaşıranlar elbette haklılar. Bundan böyle dünya üzerinde hüküm süren Türk devletleri ve var olan Türk boylarının içinde Sekel Türkleri de, Türklük otağının gönül bağında mutlaka yer alacaktır.

Türk Dünyası Romanya ve Macaristan'da yaşayan bu kardeşleri ile irtibata geçmelidir. Onların insan ve Türk olmaktan dolayı uğradıkları insan hakları ihlallerini dünyanın önüne getirmelidir. Din farkı Türklerin kardeşliğine engel değildir. Nitekim onlar bunu 1877-1878 Osmanlı Rus Savaşında bir tabur Osmanlı Ordusuna giyimli, kuşamlı silahlı asker vererek göstermişlerdir. Bizler de bu kardeşlerimize sahip çıkmalı onlarla kucaklaşmalıyız...

Bu yazı toplam 14406 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar