1. YAZARLAR

  2. Harun A. Altuntaş

  3. Atina'daki şah ve mat...
Harun A. Altuntaş

Harun A. Altuntaş

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Atina'daki şah ve mat...

A+A-

Bundan bir önceki "Ankara'da Bizans oyunu" adlı makalemde Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Dendias'ın Ankara ziyaretinde yaptığı Bizans oyunundan söz etmiştim. Nikos Dendias, adeta Haçlı seferi sayılacak Yunanistan'ın planladığı Iniohos 21 tatbikatına güvenerek, Türkiye'ye göz dağı vermek istediğini anlatmıştım. Yunanistan'dan başka 40'tan fazla, ABD 20'ye yakın, Fransa 11, İsrail 13, Birleşik Arap Emirlikleri 6, İspanya 6 ve Kıbrıs Rum Kesimi 1 adet hava kuvvetleri aracıyla katıldığı tatbikat konusunda da aldığı tedbirlerin olduğunu bunu da bir başka yazımda aktaracağımı yazmıştım. Gelin şimdi bu konuya değinelim:

Yunanistan, Doğu Akdeniz'de; Türkiye'yi dışlayarak emperyalist ülkelerin şirketleriyle bir hayli cömert anlaşmalar yapıyordu. Buna karşılık Ankara da; Türkiye-Libya Deniz Yetki Alanları Anlaşması'nı imzaladı. Bununla da yetinmedi, Birleşmiş Milletler (BM)'e de bu anlaşmayı onaylattı.

Böylece; Yunanistan'ın Mısır, İsrail, Kıbrıs, Ürdün, Lübnan ve Filistin gibi Doğu Akdeniz ülkeleriyle tek tek tavizler vererek oya gibi işlemeye çalışarak yaptığı anlaşmalar bir anda suya düşmüş oldu.

Yunanistan yetkilileri; "Türkiye'nin Libya ile doğal sınırları olmadığı", "bu mutabakatla Girit ve Rodos gibi büyük Yunan adalarının egemenlik haklarının göz ardı edildiği" ve "mutabakatın hukuki dayanağı olmadığı" gibi gerekçelerle bu anlaşma için "Yok hükmünde" diyordu. Ancak BM'nin kapı gibi onayı ortadaydı.

Bunun üzerine Atina; Libya hükümetini kafa kola almaya çalıştı. Ancak; bayrağında Türk bayrağı gibi "ayyıldız" taşıyan kardeş ülkenin Ankara'yı satma gibi bir niyeti yoktu. Çünkü Türkiye; en zor zamanında Libya'ya kol kanat germiş, onu petrol şirketlerinin paralı eşkıyalarına kaptırmamak için elinden geleni yapmıştı.

Ancak Atina işin peşini bırakacak gibi görünmüyordu. Günlerce Yunanistan'la Libya arasında sıkı bir diplomatik trafik yaşandı. Yunanistan'ı en son görüşmede acı bir sürpriz bekliyordu. Yunanistan ve Libya, deniz yetki alanlarının belirlenmesi için müzakerelere Trablusgarp'tan ilginç bir isim başkanlık ediyor. Bu isim Libya Geçici Başkanlık Konseyi Başkanı Muhammed Yunus Menfi'ydi. Atina'da Yunus Mehdi'yi Yunanistan Başbakanı Miçotakis resmi törenle karşılıyordu.

Yunus Menfi; Yunanistan Cumhurbaşkanı Ekaterina Sakellaropulu ve Başbakan Kiryakos Miçotakis ile üst düzeyde görüşürken haklı bir gururu da taşıyordu. Çünkü Libya'da, BM'nin tanıdığı Ulusal Birlik Hükümeti 2019'da Türkiye ile deniz yetki alanı anlaşması imzaladığı dönemde Libya'nın Yunanistan Büyükelçisi Menfi'ydi. Anlaşmanın duyulması üzerine Yunus Menfi, Başbakan Miçotakis tarafından "istenmeyen adam" ilan edilmiş ve ülkeyi terk etmesi istenmişti. İşte o Menfi, bugün Libya Geçici Başkanlık Konseyi Başkanı sıfatıyla Yunanistan'da baş üstünde tutuluyordu. Miçotakis için o gün "menfi" olan, bugün bir anda "müspet" olmuştu. Ankara'da Dışişleri Bakanlığı'ndaki yetkililer, Yunan basınının dediği gibi Doğu Akdeniz üzerinde oynanan bu satranca bıyık altından kıs kıs gülüyordu.

Menfi ile görüşen Sakellaropulu ve Miçotakis'in gündeminde, iki ülke arasında deniz yetki alanları anlaşması imzalanması vardı. Görüşmenin ardından bir açıklama yapan Miçotakis, iki ülke arasında sağlam tarihi, coğrafi ve kültürel bağlar olduğunu sayıp durdu. Deniz yetki alanı için görüşecek müzakere heyetlerine iki ülkenin dışişleri bakanlarının başkanlık edeceğini büyük bir başarıymış gibi açıkladı.

Bunun hemen akabinde Türkiye'yi ziyaret eden Libya Başbakanı Abdülhamid Dibeybe, 14 bakanı ile birlikte Atina'daki görüşmeler hakkında bilgi vermek ihtiyacı duymuştu. Libya - Yunanistan görüşmeleri; görüşülmek üzere heyetlere havale edildiği için bir başka bahara kalmıştı. Türkiye'nin atakları bu kadarla da kalmayacaktı. Gelin onu da bir başka yazımda anlatayım isterseniz.

Bu yazı toplam 161 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar