Mehmet Eyüp Yardımcı

Mehmet Eyüp Yardımcı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

1997'den 2021'e

A+A-

"Bütün bu yolculuk kendimden kendime imiş" buyurmuş Muhyiddin Arabi Hazretleri, Almanlar ise "Fernweh" deyimini yolculukla ilişkilendirdikleri "uzaklara gitme isteğine" denk anlamında kullanırlar.

Türk futbol tarihinin dünden bugüne doğru yaptığı yolculuğunda hep "Adalet" özlemi hasretini görürüz. Bugüne kadar dindirilmemiş adalet hasreti ateşi belli ki daha çok gönüllerde bir özlem olarak yaşayacak.

Türk futbol tarihinde 1996-1997 sezonu sona erdiğinde, gerisinde yığınla kirlilik bıraktığında lig sıralaması;

Galatasaray 82

Beşiktaş      74

Fenerbahçe  73

Trabzonspor 72 olarak belirlenmişti.

Milli takımda görev yapan Fatih Terim o sezon Galatasaray teknik direktörlüğüne geldiğinde yine milli takımda görev yapan Rasim Kara ise Beşiktaş teknik direktörü olarak görev yapmak üzere kulüpleriyle anlaşıyordu.

Yani iki başarılı teknik adam, futbolumuzun lokomotifi olmuş iki güzide kulübümüzün teknik direktörü oluyordu. Her iki kulübümüz, kendi öz evlatlarıyla çıkacakları yolculuk için umutluydular.

Herkesin umudu vardı ama futbolun hep masa başında oynandığı bu ülkede yine masa başında görev yapan kirli emeller, hakemlerin aracılığıyla yeşil sahalara ambargo koymuş, hak edenin değil hak etmeyenin şampiyonluğunu ilan etmişlerdi.

Hayata gözlerini Eskişehirde açan Rasim Kara, Eskişehir'deki Porsuk kenarında kurulan bir lunaparkta bulunan "penaltı bölümü" için lunaparkı işleten "Yorgancı Recep" lakaplı arkadaşının "kaleci lazım, gelmez misin?" teklifi üzerine daha çok antreman yapabilme isteğiyle teklifi kabul eden, Türk futbolundaki kalecilik yolculuğunda önemli işlere imza atan Rasim Kara, bu yolculuğunun artık teknik adamlık bölümünde Beşiktaş futbol takımının başında idi.

Beşiktaş teknik direktörü olarak sadece bir sezon yaşadı, hakem oyunlarıyla ligi ikinci bitirdi, hiç derbi kaybetmedi ama sadece kendine değil kendisinden sonra 12 mağlubiyetle ligi 6. sırada bitiren Toshack'a tahammül gösteren yöneticilerin tavırları yüzünden her şeyi geride bıraktı.

O kirli sezona damga vuran hakem olayı ise Vanspor ile oynanan deplasman maçında yaşandı. Bugün Beşiktaş teknik direktörü olan Sergen Yalçın o gün sahada mücadele ediyordu. Maçın hakemi "Metin Tokat" futbol ve Beşiktaş tarihine yazılan çok önemli bir hatayı "gözlerimi kaparım, görevimi yaparım" anlayışıyla yerine getirdi. Beşiktaş kazandığı frikiki Sergen Yalçın ayağıyla kullandı, top Vanspor barajında yer alan futbolcunun eliyle yaptığı müdahaleyle yön değiştirdi, bunu çok net gören orta ve yan hakemlerden hiçbiri "penaltı" atışına karar vererek o "adaleti" sağlamak için düdük çalmadı.

O günden bugüne tam 24 sene geçti, bugün hemen hemen her maç sonrasında (kazanılan maçlarda dahil olmak üzere) hakemlerin kararlarının yanlışlığı üzerine demeç verdi. Beşiktaş lig sürecinde hayati önem taşıyan Rizespor karşılaşmasına çıkmadan Rizespor başkanı Hasan Kartal, Beşiktaş'ın şampiyonluk yarışındaki limitleri ört bas ederek yaptığı transferlerle sezona girip, bir şey elde edememiş Fenerbahçe kulübü başkanı Ali Koç'a sevimli görünebilmek adına geçmişte söz verilen "sponsorluk" adına "Beşiktaş'a yenilmeyeceklerini en azından lige heyecan katmak için berabere kalacaklarını" söyledi.

Tüm bunlar yaşanırken TFF başkanı ne yaptı? O şirketlerine ödenen paraları saymakla meşgul olduğu için, serde "Fenerbahçelilik" var sözünü de unutmamak adına hiçbir şeyi görmedi, duymadı, inceletmek adalet sağlamak adına düğmeye basmadı.

Adalet bu ülkede özellikle yeşil sahada, masa başı oyunları devam ettiği müddetçe maalesef ütopik bir düş olarak kalacaktır.

Bu yazı toplam 241 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar