Mehmet Eyüp Yardımcı

Mehmet Eyüp Yardımcı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Zirve

A+A-

Hani erken inerdi karanlık,

Hani yağmur yağardı inceden,

Hani okuldan, işten dönerken,

Işıklar yanardı evlerde,

Eskidendi, çok eskiden.

 

Hani ay herkese gülümserken,

Mevsimler kimseyi dinlemezken,

Hani çocuklar gibi zaman nedir bilmezken,

Eskidendi, çok eskiden.

 

Hani hepimiz arkadaşken,

Hani oyunlar tükenmemişken,

Henüz kimse bize ihanet etmemiş,

Biz kimseyi aldatmamışken,

Eskidendi, çok eskiden.

 

Hani şarkılar bizi bu kadar incitmezken,

Hani körkütük sarhoşken gençliğimizden,

Daha biz kimseye küsmemiş,

Daha kimse ölmemişken,

Eskidendi, çok eskiden.

 

Şimdi ay usul, yıldızlar eski

Hatıralar gökyüzü gibi gitmiyor üstümüzden

Geçen geçti,

Geceyi söndür kalbim

Geceler de gençlik gibi eskidendi

Şimdi uykusuzluk vakti.

 

Eskidendi, çok eskiden şiirinde böyle seslenmişti ülkemizin değerli şairlerinden Murathan Mungan.

Çoktan "tırt" hale gelmiş futbolumuz, korona virüsü ve pandemi dönemiyle kendisine belki de son zamanlarda en fazla tat veren tribün eksikliğiyle iyice çekilmez oldu. Futbol hayatımızda şairin dizelerindeki gibi, her şey eskiden daha güzel ve daha anlamlıydı. Son zamanlardaki sosyal mesafe kuralına uyulmak şartıyla açılan localardaki ekranlara düşen, ellerinde sigaralarıyla, sosyal mesafeyi bi'kenara bırakmış birkaç taraftarın görüntüsü sağlık açısından bazı şeyler için çok erken mi sorusunu sordurmuyor değil!..

Yine bir millî araya girdiğimiz dönemde Beşiktaş, kaybettiği Gaziantep maçının ardından, iki ileri bir geri gidişleriyle olumlu sinyaller vermedi. Millî aralardan sonraki aldığı sonuçlar da pek parlak olmayınca, ligin dokuzuncu haftasında, kendi evinde karşılaşacağı Medipol Başakşehir karşılaşması öncesi üstelik kalede Ersin'in yokluğuyla kocaman bir bilinmez gelecek ile beklemektedir.

Aslında bu tip aralar, takımların toparlanması adına çok büyük şanstır ve Beşiktaş bu şansı ikinci sefer yakaladı. Yalnız ortada bir gerçek var ki! O da Sergen Yalçın bu süreçleri olumlu değerlendiremedi. Sergen Yalçın'ın en büyük eksiği Alanyaspor teknik direktörlüğüne getirilen ve orada başarılı işlere imza atan Çağdaş Atan eksikliğidir. Beşiktaş böyle bir dönemi Şenol Güneş döneminde de yaşamıştı. Tamer Tuna sonrasında Şenol Güneş bir türlü gidişatı toparlayamamıştı. Şimdi Sergen Yalçın tıpkı Şenol Güneş gibi aynı şeyleri yaşamaktadır. Sayın Ahmet Nur Çebi'nin, Sergen Yalçın ile gerçekleştirdiği "Zirve" toplantısında bu konu da ele alınmış. Sergen Yalçın "Daha iyi bir Beşiktaş" sözü verirken kendisine yapılan bu konudaki iletiye ne cevap verdi bilinmiyor ama bir gerçek var ki, o da bu önemli konunun önüne "Ego" gerçeğini koyma zamanı değil. Beşiktaş takımının değil aynı zamanda teknik ekibinde, kendilerini psikolojik olarak toparlayacak birine ihtiyacı var. Çağdaş Atan, Sergen Yalçın üzerinde bu konuda etkiliydi. Birçok maçta kenarda Sergen Yalçın'ı nasıl toparladığına şahit olduk.

"Kenar yönetim ne kadar sağlam durur, ne kadar sağlıklı kararlar alırsa bu direkt saha içine yansır."

Beşiktaş'ta şu an kadroda bulunup, beklentileri karşılayamayan birkaç isim öne çıkıyor. Bu oyuncuları göndermek gibi düşünceler var. Acaba bunları düşünmeden önce Beşiktaş'ta oynatılmaya çalışılan sistemin içinde bu oyunculardan verim alınamıyor olabilir mi? Diye düşünüldü mü acaba.

Yüksek maliyete sahip oyunculardan kurtulamama gerçeği ayrıca bu oyuncuların geçmiş kariyerlerine baktığımızda oyun sistemi içerisinde yapılacak birkaç değişiklik ile hem sezonu kurtarmış, hem de eldeki mevcut oyuncuların sezon sonunda olası transferlerinde kazanç elde etme yolu açılmış olmaz mı?

Yönetimi ilgilendiren başka çok önemli konular da var. Mesela takımı sahada MHK'ye yem etmemek gibi. Mesela kadrondaki oyuncularının kontrolünü ezeli rakibinin sorumlu abilerine bırakmamak gibi...

Süper Lig'in geride kalan haftalarına baktığımızda, tüm takımların aldığı sonuçların, gelecek adına Beşiktaş için "sezonu kapattı" sözünü henüz dedirtmediğini göreceğiz.

Beşiktaş'ın eksikleri ve bu eksikliklerin nasıl giderilebileceği belli, burada önemli olan yönetim, teknik heyet ve futbolcuların arasındaki iletişim bağının kopmaması, karşılıklı diyalog yoluyla yazılmış reçetenin uygulanması yolundan geçiyor...

 

Bu yazı toplam 496 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar