1. YAZARLAR

  2. Ayşegül ARASIL

  3. Zamanı dengeleme
Ayşegül ARASIL

Ayşegül ARASIL

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Zamanı dengeleme

A+A-

Son yıllarda hepimizin en sık duyduğu laflardan biridir "vaktim yok." Tabii çoğumuz sık sık kullanıyoruz da...

Vakit bize verilmiş en kıymetli armağan. Yaşamın ta kendisi aslında. Biz yaşamı anlardan ve zamandan farklı düşünemeyiz. Her an zamanın içinde ve akıştayız. Dün, bugün, yarın hepsi şimdide yaşandı, yaşanıyor. Kendimizce bir döngü tutturmuş gidiyoruz yoksa nasıl yetişeceğiz bunca işe. Nasıl yetişeceğiz demişken, bazı insanlar zamanı güzel değerlendirme anlamında gayet başarılı bir şekilde zaman yönetimi yapabiliyorken, bazı insanlar hiçbir şeye yetişemez halde zamanın içinde kayboluyor.

Aslında güzel programlarsak insan her şeye zaman ayırabilir. Değerli bir büyüğüm, bir iş insanı, yıllar önce bir söyleşisinde bu konuya kendi penceresinden çok güzel değinmişti. O günden beri kulağıma küpedir. Demişti ki: "Benim bir iş yerim varken çok yoğundum, bütün ilgi alakam oradaydı. Sonra ikinci yeri açtım; daha da yoğunlaştım ancak ikisine de yetişmeye başladım. Derken üçüncü, dördüncü, beşinci şimdi birçok yere sahibim ve başka iş alanlarında da iş yerlerim var. Güzel bir planlamayla hepsine yetişiyorum."

İnsan isterse sevgili dostlar her şeyin üstesinden gelebiliyor, her şeyi başarabiliyor. Bunun için önce istemek ve inanmak, sonrasında da disiplin ve planlı olmak geliyor. Evet belki yorulacağız ama emeksiz yemek olmuyor. İnsan emeğinin karşılığını aldığı zaman işte bu dünyalara bedel...

Bu arada hayat birçok renkten oluşuyor. Tek bir renk yok. Hayatımızdaki diğer renkleri de ihmal etmemek gerekiyor. Dengeyi kurmak ve korumaya çalışmak da en az zaman yönetimi kadar önemli. Bazen birisine daha fazla meylettiğimiz olabilir ama sonrasında geç olmadan telafi etmek, dengelemeye çalışmak çok elzem.

Bazen tren kaçtı mı telafisi olmayabiliyor. O yüzden yaşamın tümünü kucaklamak, sorumluluklarımızı keyif alacağımız şekilde düzenlemek yaşamı keyifli kılacaktır. Sorumluluklarımız ne olursa olsun görev gibi değil de severek yaklaşırsak, onlara varoluşumuzun bir parçası olarak bakarsak, karşılığında onlar da bize o şekilde geri dönecektir. Yaşamaktan keyif almanın ve hafiflemenin yegane sırrı budur.

Bu yazı toplam 1476 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar