1. HABERLER

  2. EKONOMİ

  3. Yıldırım, kadın girişimcilerle bir araya geldi
Yıldırım, kadın girişimcilerle bir araya geldi

Yıldırım, kadın girişimcilerle bir araya geldi

Başbakan Binali Yıldırım; "Son 14 yılda Türkiye bir şeyler başardıysa bunun arkasındaki sihirli iki sözcük budur; güven ve istikrar. Bu güven ve istikrarı kalıcı hale getirmek de bizim görevimizdir" dedi.

A+A-

Başbakan Binali Yıldırım, "Son 14 yılda Türkiye bir şeyler başardıysa bunun arkasındaki sihirli iki sözcük budur; güven ve istikrar. Bu güven ve istikrarı kalıcı hale getirmek de bizim görevimizdir." dedi.

Yıldırım, Dolmabahçe'deki Başbakanlık Ofisi'nde kadın girişimcilerle bir araya geldiği toplantıda yaptığı konuşmada, başka bir ülkenin bu yaşanan şartlar karşısında asla ve asla hayatta kalamayacağını vurguladı.

Türkiye'nin geçmişinden kaynaklanan tecrübe, istikrar ve güven sayesinde bunu başarabildiğini dile getiren Yıldırım, şöyle devam etti:

"Hanımefendiler bakın, 1960'tan beri 45 hükümet değişmiş. Ortalama 16 ay. 16 ayda ne yapabilirsiniz soruyorum. Bir hükümet 16 ayda ne yapabilir? Tebrikleri kabul eder, bakanlar, bürokratlarından brifing alır, ondan sonra da masasını toplamaya başlar. Hiçbir proje yapamaz. Türkiye'nin gerçeği bu. Normal şartlarda 15 hükümet olması lazım. 1960'tan bu tarafa eğer siyasi istikrar, siyasi güven olsaydı, 15 hükümetle biz bugünlere gelmiş olacaktık. Şimdi bütün bunları niye anlatıyorum. İstikrara ve güvene dikkat çekmek için söylüyorum. Son 14 yılda Türkiye bir şeyler başardıysa bunun arkasındaki sihirli iki sözcük budur; güven ve istikrar. Bu güven ve istikrarı kalıcı hale getirmek de bizim görevimizdir."

- "İstihdam oluşturma sıralamasında 2. sıradayız"

Başbakan Yıldırım, sadece 2007 yılından bugüne kadar 7 milyon vatandaşa iş imkanı sağladıklarını belirterek, Türkiye'nin OECD ülkeleri arasında son yıllarda en fazla istihdam oluşturan ülkeler arasında 2. sırada yer aldığını kaydetti.

Yıldırım, şu bilgileri verdi:

"2007- 2015 yılları arasında Avrupa Birliği'nde kadın istihdam oranını en fazla arttıran ülkeyiz. Bu şu anlama gelmesin, yani Avrupa ülkelerinden daha iyiyiz, OECD ülkelerinden daha iyiyiz değil. Son yılların performansından bahsediyorum ama burada gideceğimiz çok yol var, katedeceğimiz çok mesafe var. İş gücüne katılımda ağır gidiyoruz. 2006'da yüzde 23, 2016 Temmuz'unda yüzde 33 olmuşuz. Kadınların iş gücüne katılımı hala yetersiz. Bu şu demektir; Türkiye'nin kadın-erkek nüfusu neredeyse eşit, hatta yüzde 1 kadınlar daha fazla. Onun için iktidar sizsiniz esasında. Yüzde 51-49 hatırladığım kadarıyla. Dolayısıyla burada yüzde 10'luk bir artış sağlayabilmişiz. Bunun daha da artması lazım. Bunu da siz yapacaksınız. Siz hemcinslerinize daha çok alan açacaksınız. Madem erkeklerden şikayetiniz var, öyle mi? Tercihlerinizde pozitif ayrımcılığı siz başlatacaksınız."

Kadın ve erkeği, birbirinin tamamlayıcısı olarak gördüğünü vurgulayan Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Mutlaka eşitlik ayrı bir mesele, ona bir itirazım yok, ama birinin eksik olduğu zaman, diğeri de eksik hisseder kendini. Bu aile ilişkilerimizde böyledir. Ama siz iş hayatınıza girdiğinizde orada artık beceri, performans, kabiliyet, orada herhangi bir ayrım yok. Orada çok müthiş bir rekabet var. Dünyada da böyle, ülkemizde de böyle. Bu rekabet alanını daha fazla açmamız lazım, siyasette açmamız lazım, ekonomide açmamız lazım, kültür sanat hayatında, sporda her alanda açmamız lazım. Bakın kadının gücü, sadece bugün konuşulmuyor. 1800'lü yıllarda bir yerde okumuştum, Osmanlı döneminde İzmir'de yerel yönetim, buradaki şehirde ekmek fiyatlarını iki kat arttırıyor. Büyük bir tepki oluyor, erkekler falan, itirazlar oluyor, hiç ses soluk çıkmıyor. Kadınlar sokağa iniyor, ondan sonra bu fiyatları tekrar eski durumuna getiriyorlar. Şimdi bakan olabilirsiniz, başbakan olabilirsiniz ama size bakan var arka tarafta, o olmazsa hiçbir şey olamazsınız."

- "Kadın girişimciler listesinde İstanbul 25. sırada"

Başbakan Binali Yıldırım, dünyada kadın girişimcileri destekleyen "WE Cities" diye bir kentler endeksi bulunduğunu belirterek, buraya 25. sıradan ancak İstanbul'un girebildiğini söyledi.

Bunun da kadınlarla ilgili daha çok iş yapmaları gerektiğini söylediğini vurgulayan Yıldırım, şunları aktardı:

"Yani 24. Cakarta, 25. İstanbul. Kadın girişimcilerin etkinlik derecesini gösteriyor. Geride 80 ilimiz daha var, sadece İstanbul'un bu girişimciler listesinde, küresel listede yer alması bir şey ifade etmez, 80 ilimizi de aynı şekilde bu listelere sokmamız lazım. Bunun için de çok çalışacağız. Ama çalışırken de size güveniyoruz. Siz elinizi taşın altına koyacaksınız. Daha fazla sorumluluk alacaksınız. Erkeklerden beklemeyin. Birisinin size bir hak vermesini beklemeyin. Kolay gelen kolay gider, mücadele ederek alacaksınız. Bu mücadelede engelleri kaldırmak için de birlikte mücadele edeceğiz. Öbürü lütuf olur. Kadınların lütfa ihtiyacı yok, fırsata ihtiyacı var. Medeniyetin ölçüsü kriteri adalettir, hukukun temel ilkeleridir. Toplumun huzuru beraberce üretmek ve birbirimize saygıyla ancak sağlanır. Allah'a şükür bu yolda önemli mesafeler aldık, alıyoruz. Biz kadınımızla, erkeğimizle 79 milyon vatandaşımızla günden güne gücümüzü arttırıyoruz."

Burada üzerinde durulması gereken konulardan birinin ülkenin bugün karşı karşıya bulunduğu tehditler olduğuna dikkati çeken Yıldırım, şöyle devam etti:

"Bu tehditlerin başında ülkemizin birliğinin, beraberliğinin beka varlığının sağlanmasıdır. Bu bazen göz ardı ediliyor. Türkiye hakikaten büyük bir savaş veriyor. İçeriden değil, dış kaynaklı ama içeride uygulaması yapılan maalesef bir asimetrik saldırıyla karşı karşıyayız. Özellikle son 5- 6 yılda Irak'taki, Suriye'deki yönetim boşluğu, otorite boşluğu orada terör örgütlerinin palazlanması, terör örgütlerinin marifetiyle o bölge üzerinde bazı ülkelerin emellerinin gerçekleştirilmesi için güzel bir zemin oluşturdu. Bize bunun zararı var. Zararı ne? Bize bu terör olarak dönüyor. Zaten 40 yıla yaklaşan bir terör sorunumuz var. O bölgedeki istikrarsızlık bu terör sorununu tekrar canlandırdı. Ne yapacağız? 911 kilometre Suriye ile sınırımız var, 350 kilometre Irak'la sınırımız var ve İran'la da daha fazla, 400 kilometrenin üzerine sınırımız var. Bütün bu sınırlarımızın her karışını kontrol etmemiz lazım. Ancak Türkiye zor bir araziye sahip. Hele hele Irak sınırında oraları fiziki olarak kontrol etme şansı hiç yok. Onun için savunma ve caydırıcılık kabiliyetinizi arttırarak bunu yapabilirsiniz."

 

 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.