1. YAZARLAR

  2. Mehmet Eyüp Yardımcı

  3. Yer Demir, Gök Bakır
Mehmet Eyüp Yardımcı

Mehmet Eyüp Yardımcı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Yer Demir, Gök Bakır

A+A-

Yaz mevsimi geldiğinde, uzun soluklu yolculuk ardından Adıyaman'a gitmek yorucu ama bir o kadar da keyifliydi. Muavinin sadece limon kolonyası ikramlı zamanlarında ancak arada verilen molalarda bir şeyler yiyip, içebilmenin hazzı ve moladaki sigara keyfine yolculukta devam eden insanlar.

Adana üzeri yapılan yolculukta, bembeyaz pamuk tarlaları, mevsim işçileri hemen hemen her şeyin Yaşar Kemal'in kaleminden "Yer Demir, Gök Bakır" romanından gözler önüne sergilenmiş; "Yalak köylülerinin sıkıntılı" halleri...

Adıyaman çarşı içindeki Atatürk heykeli, ortalık toz duman olmasın çokça diye arada bir yolları sulayan itfaiye aracı ve suyun üstünden atlamaya çalışan, ayaklarında lastikten yapılmış "Tıkır" giymiş çocuklar. Adıyaman dünden, bugüne hep ötelenmiş, tepeden tırnağa gelişmesine izin verilmemiş bir yer. Adıyaman'da değişen tek şey toprak evlerin yerini almış beton binalar ve o beton binalarda yavaş yavaş kaybolan insanlık halleri.

Hani hayat fena halde futbola benzer ya işte aynen öyle...

Futbol, ülkem, Adıyaman aynı yolun yolcuları.

Hafif bir makyaj ile kapatılmaya çalışılan dertlerin, sıkıntıların ve tüm bunların ortaya çıkardığı stresli zamanlarda çıldırmamak için çırpınan insanlar, bizim insanlarımız.

Her şey için Yaşar Kemal ustanın dediği "Dağlar, insanlar ve hatta ölüm bile yorulduysa, şimdi en güzel şiir, barıştır" zamanı gelmedi mi?

Ya da gökyüzündeki yıldızların arasına karışan Diego Armando Maradona'nın; "Biz futbolcular, sürekli üzerimizde çok baskı olduğundan yakınırız. Baskı, ancak evlerine beş peso getirip çocuklarını geçindiremeyen insanların üzerinde olur. Binlerce dolar alıp, sahaya çıkıp oynuyoruz ve ağzımızı açınca stresten bahsediyoruz. Stres bu ülkede, sabahın altısında kalkanlar içindir" sözünde dile getirdiği gerçeklerin değişme zamanı gelmedi mi?

Türk futbolunun makyajlı halinin altında yatan gerçekleri görmek ve değiştirmek zamanı gelmedi mi acaba futbolu yönettiğini, yorumladığını zanneden zevat-ı muhteremler.

Millî takım bir alt lige düştü? Verdik veriştirdik, her şeye bir laf söyleme ihtiyacı duyanlar yerden yere vurdular millî takımı halbuki düne kadar alınan her galibiyeti, gerçekler görünmesin diye makyaj niteliğinde kullanıyorlardı.

Futbolun kaybolmuş mahremiyetinde, Sergen Yalçın sitemidir belki de gerçek yani özel konuşulanların bir anda gereksiz zevatın ağzında sakız olup çiğnenmesidir.

Futbol yoruldu, futbolsever yoruldu.

Her götü gidişte cebindeki üç kuruşa göz dikilen futbolseverin artık takati kalmadı...

Futbolun lokomotifi iki güzide takım bu hafta sonu "derbi" maça çıkacaklar. Ahmet Çakar'ın dediği "derbiciğe" değil ha! Bu arada sakın kızmayın kendisine çünkü onun işi bu, sizleri germek, strese sürüklemek, sinirlendirmek ve daha çok izlenmek için söylüyor bu sözleri, kendi zavallılığını makyajlıyor o da kendince, eline yüzüne bulaştırsa da her şeyi yapıyor işte.

Zaten taraftarın olmadığı maçlar keyif vermiyordu, takımların halleri, orantısız güç dengeleriyle tadı kaçmış gazoz misali bir derbi maç bizleri bekliyor. Yine de "iyi futbol" dileğimizi tekrarlayalım bilinmez belki duamız kabul olur.

Bir duamız daha var "artık değişsin her şey", "makûs bir talihin kölesi olmayalım", "birbirini düşünen insanlar olarak, bu ülke tepeden tırnağa her alanda ileriye gitsin", "futbol keyif versin, futbolsever stres yaşamasın", "futbolu artık sadece futbolu sevenler yorumlasın"...

Gönlünüzden sevgi, saygı eksik olmasın...

Bu yazı toplam 1732 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar