1. YAZARLAR

  2. Nevin Balta

  3. Yeni dünyanın ayak sesleri
Nevin Balta

Nevin Balta

SÖZÜN ÖZÜ
Yazarın Tüm Yazıları >

Yeni dünyanın ayak sesleri

A+A-

İnsanlık yüzyıllardır veba, kara veba, Asya gribi, domuz gribi, ebola, sars vb. birçok salgın hastalıkla karşılaştı. Dünya Sağlık Örgütü, 2019 Aralık ayında Çin'in Wuhan kentinde ortaya çıkan korona virüsü kaynaklı "Covid-19" hastalığını, 11 Mart 2020 tarihinde "Pandemi" ilan etti. 114 ülkede 118 bin vakaya rastlandığı ve 4 bin 291 kişinin hayatını kaybettiği belirtilen bu açıklamada hastalığın dünyanın çeşitli bölgelerine eş zamanlı yayıldığı ve çok fazla sayıda insan için tehdit unsuru olduğu belirtildi.

Bir yıldır insanlığın başına bela olan korona virüsü, özellikle ABD ve Avrupa'da her gün binlerce insanın ölümüne yol açıyor.

'Koronavirüs salgını sonrası hiçbir şey eskisi gibi olmayacak' sözlerini birçok insan dile getiriyor. Gözle görünmeyen küçük bir virüs insanlık âleminin tüm yaşamını alt üst etti. İnsanlar özgürlüğün, doğanın, sağlığın ve yaşamın ne denli değerli olduğunu anladı. Fakat  insanlık bu değerlerin yavaş yavaş yok olduğuna ister istemez şahit oluyor. Artık özgür yaşam, özgür eğitim, özgür sağlık, vb. yaşamsal değerler insanlığın elinden kayıp gidiyor.

Biyoteknikle sağlık takibi

Çin'in Wuhan şehrinde başlayan Korona salgını sonrası, Çinli yetkililer, insanların akıllı telefonlarını yakından izleyerek, yüz tanıma kabiliyetine sahip kameraları kullanarak ve insanların ateşlerini ve tıbbi vaziyetlerini raporlayıp bildirmelerini zorunlu hâle getirerek sadece virüs taşıyıcıları tespit etmekle kalmayıp bu insanların hareketlerini takip edebildi ve temas ettikleri herkesi belirleyebildi. Hastanın insanlara olan uzaklığını gösteren birçok akıllı telefon uygulaması dahi yapıldı.

Korona virüs salgınının kontrol altına alınmasına yönelik en başarılı örnekler Güney Kore, Tayvan ve Singapur'dan geldi. Bu ülkeler biyometrik takip-izleme uygulamalarını belirli bir seviyede kullandılar ancak başarılarının arkasındaki asıl nedenler, geniş kitlelere test yapılması, salgın ile alakalı verilerin şeffaf bir şekilde paylaşılması ve iyi bir şekilde bilinçlenmiş toplumun kendi isteği ile iş birliği yapması idi.

Küresel virüs salgını dinecek, insanlık yok olmayacak ancak bu süreçten sonra farklı bir dünyaya uyanacağız. Genetik mühendislik veya biyoteknoloji ile ilgili gelişmeler bu gidişatın habercisi.

Filmlerde gördüğümüz her şey gerçekleşiyor mu?

ID2020 projesi 2018'den itibaren BM ile birlikte yürütülüyor. Küresel Aşı Birliği GAVİ'nin kurucu ortağı olduğu ID2020 projesi, ID2020.org sitesinde "dijital kimlik" olarak tanımlanıyor. Bu proje ile insanlara aşılar ve ilaçlar içerisinde 5 mikro milimetre çipler yerleştirilebiliyor. ID2020 ile her insana bir dijital ID numarası verilecek. Midesinde duracak çip ile insanların tüm sağlık verileri kontrol edilebilecek. Çip takmayanlara sağlık sigortası yapılmayacak. "Sensor Based Drugs" adı verilen çipli ilaçlar ve ile insanların beyin fonksiyonlarına müdahale edilebilecek.

2030'larda ABD ve Çin başta olmak üzere tüm gelişmiş ülkelerin önem verdiği yapay zekâ, nesnelerin İnterneti, 5G, bulut hesaplama, veri madenciliği hayatımızın içine girecek. 5G konusunda AB, ABD ve Çin arasında devam edegelen kavgada 5G kullanımı yayınlaştığında loT, IPv6, Data Mining, AI, NFC, Cloud Computing gibi birçok teknoloji, cihaz, sistem, yazılım vb. tek bir noktada birleşecek. 5G teknolojisinde kullanılan IC denilen devreyi üreten ve IC'ye sahip olan ülke dünyaya sahip olacak. 5G teknolojisini üretenler aynı zamanda dünyadaki pazarı ve siber güvenlik alanlarını elinde tutabilecek. Yapay zekâ ve robotlar her şeyin yerini alacak. 

İnsanlığın yeni zindanı

Kendimizi virüsten korumak için insanlarla aramıza sosyal mesafe koyma, el temasından kaçınma, evde kalma gibi hayati önlemlerle sağlığımızı korurken, virüsün  psikolojik etkilerinden de uzaklaşmamız gerekiyor. Göremediğimiz, ölümcül bir virüsün bizi esir almasının önüne geçmek, korku ve kuşkularımızı yenmek, virüsün yarattığı psikolojik baskıdan, travmadan uzaklaşmak yani kısaca kendimizi güvende hissetmemiz salgınla mücadelede önem kazanıyor.

Albert Camus, 1947 yılında yazdığı Veba adlı romanında, Hitler'in Avrupa'da yayılmasını vebanın yayılmasına benzetir. Cezayir'in Oran şehrindeki "Veba Salgını"nda dış dünya ile irtibatın kesilmesini sembolize eden satırlarında, vebanın simgesel olarak ifade ettiği şeyin insanın evrendeki iç sıkıntısı ve insanın bu iç sıkıntısından sonra bilinçlenmesi ve silkinmesi ile anlamlandırır.

Korona virüs salgını nedeniyle çoğunlukla evlerimize kapandığımız şu günlerde birlik, beraberlik ve dayanışma gücümüz ile bu ve tüm sıkıntıları aşacağımıza olan inancımızla tüm insanlığa ve ülkemiz insanlarına sağlıklı ve huzurlu günler diliyoruz.

Bu yazı toplam 1454 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar