1. YAZARLAR

  2. Fatih Ergin

  3. Yeni çözüm süreci Suriye'den geçti, geliyor…
Fatih Ergin

Fatih Ergin

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Yeni çözüm süreci Suriye'den geçti, geliyor…

A+A-

AKP'nin 7 Haziran 2015 Genel Seçiminde tek başına iktidarı kaybetmesinin ardından buzdolabına kaldırdığı çözüm süreci, 6 Mayıs 2019 tarihinde teröristbaşı Öcalan'ın mesajlarının avukatları aracılığıyla yeniden kamuoyuna aktarılmasına izin verilerek, ikinci kez başladı. Malum, bu tarih aynı zamanda YSK'nın İstanbul seçimini iptal ettiği tarih. AKP Genel Başkanı Erdoğan, söz konusu mesajın yeni bir çözüm süreci kapsamında olmadığını belirtmişti. Oysa çözüm süreci döneminin haricinde Öcalan'ın mektupları kamuoyuna hiç aktarılmadı. Eğer yeni bir çözüm sürecine hazırlık yoksa, o zaman Öcalan'ın 6 Mayıs'ta başlayan ve -şimdilik- İstanbul seçimine günler kala duyurulan mektubu ile son bulan mektuplar silsilesini oluşturmasına neden izin verildi?

Bu durum, 23 Haziran'daki İstanbul seçimine özel değildi. Bunu anlamak için önce bölgemize bakmak gerekiyor. AKP iktidarı, 2017'de bağımsızlık referandumuna kalkışan Irak'ın kuzeyindeki bölgesel yönetim ile yeniden yakınlaştı. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Neçirvan Barzani'nin yemin törenine gidip sözde Kürdistan şehitleri için saygı duruşunda bulundu. Diğer taraftan ise, AKP'nin yanlış politikalarıyla Suriye'de müttefik haline gelen ABD ile PKK/PYD ortaklığının oluşturduğu "Kuzey Suriye" yani Fırat'ın doğusundaki terör devletçiğine ise operasyon düşüncesinden vazgeçmiş ve ABD'nin "güvenli bölge" planına entegre olmuş bir Türkiye var şu an. ABD'nin güvenli bölge stratejisi, PKKistan'ın Türkiye'ye karşı güvenliğini sağlama hamlesinden ibaret. Bu hamlenin ardından Fırat'ın doğusuna operasyon rafa kalktığı göz ardı edilmemeli.

Irak ve Suriye'nin kuzeyinde Türkiye açısından bu gelişmeler yaşanırken, teröristbaşının yeniden bir aktör haline getirilmeye çalışılması bir tesadüf mü? Hatırlayalım; Aralık 2018'de Türkiye'yi ziyaret eden ABD'nin Suriye Özel Temsilci James Jeffrey, Ankara'daki temaslarının ardından Gaziantep'te düzenlenen Kürt konferansında konuşmuş ve  Suriye Kürt Ulusal Konseyi (ENKS) temsilcileri ile görüşmüştü. ENKS Kobani temsilcisi Eli Temmo, Jeffrey ile görüşmelerine dair yaptığı açıklamada, "Yaptığımız görüşmede ABD ile Türkiye'nin Fırat'ın doğusu için anlaştıklarını anladık" dedi. O günden bu tarafa hem bölgede hem de Türkiye'de yaşananlar, bu anlaşmayı doğruluyor. ABD, Türkiye'ye rağmen bölgede gözlem noktaları kurdu ve uçuşa yasak bölge çalışmaları yapıyor. Irak'ta Barzani yönetimi de, benzer bir senaryo ile ortaya çıkmıştı. Kuzey Suriye'nin uçuşa yasak bölge olması, sadece Esad güçleri ve Rusya'ya karşı değil, Türkiye'ye karşı da alınmış bir önlem değil mi? BM'nin Suriye raporlarında da Fırat'ın doğusu için ''Kürt Özerk Yönetimi'' ifadesi kullanılırken, PKK/PYD mensubu teröristler için de ''Kürt Özerk Yönetimi Polisi'' denildi. Bu tablo, Fırat'ın doğusundaki terör yapısının sadece bölgede değil, uluslararası alanda da hakimiyet kazanmaya başladığının bir göstergesi. BM, söz konusu raporuyla fiilen bölünmüş Suriye'yi ve PKKistan'ı tanımış oldu.

AKP iktidarının Irak ve Suriye kuzeyinde ABD politikalarına yeniden uyum sağlaması, ikinci çözüm sürecinin de onaylanması demek. Türkiye, teröristbaşının, ilk çözüm sürecinden daha farklı şekilde, bu sefer "siyasi aktör" haline getirileceği bir sürece ilerliyor. Her ne kadar bölücübaşının İstanbul seçimi için HDP'ye tarafsızlık çağrısı yapan mektubu sandıkta ters tepmiş olsa da, bu durum yeni çözüm sürecine engel değil. Çünkü AKP'nin yeni sistemin partilerin ve adayların önüne koyduğu iktidar olma barajını ittifaksız aşma gücü kalmadı. MHP ile ittifaktan bu zamana kadar oy noktasında bir fayda göremeyen AKP, yalnızca üzerindeki küresel ihale nedeniyle değil, iktidarda kalabilmek için de ikinci çözüm sürecine sarılacak. Ancak sanılanın aksine, ikinci çözüm süreci MHP ile AKP'nin ittifakını kesin bitirir diye bir durum söz konusu değil. Mecliste Andımız, T.C. ibareleri gibi konularda ortaya çıkan AKP-MHP ve HDP ittifakı, 23 Haziran İstanbul seçiminde AKP-Bahçeli-İmralı ittifakına dönüştü. Öcalan'ın avukatları ile görüştürülmesine ve tarafsızlık çağrısı yapan mektubuna Bahçeli ne tepki verdiyse, önümüzdeki aylarda açıklanacak olan yeni çözüm sürecinin yol haritasına da MHP'nin "kontrollü yaklaşım" sergilediğini göreceğiz.  

 

Bu yazı toplam 1102 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar