1. YAZARLAR

  2. Hüseyin Movit

  3. Yazarlarımızdan Türkçe sözlük için katkılar    
Hüseyin Movit

Hüseyin Movit

DİKKAT ETSENİZ İYİ OLUR
Yazarın Tüm Yazıları >

Yazarlarımızdan Türkçe sözlük için katkılar    

A+A-

 cesareti kırıl-: "Böyle gecelerde yalnız eve döndüğüm zaman, kendimi cesaretim kırılmış gibi hissetmezdim." (AB/Y, s. 60) 'Başarısız olacağını sanmak, çekinmek, tereddüt etmek' anlamlarını verebiliriz. cevabı yerleştir-: "Kısacası lakırtıyı punduna getirmek, cevabı yerleştirmek, züppeliğin pazarlığı olmayan şartıydı." (AB/US, s. 46) 'Yerinde ve zamanında gerekli cevabı vermek' anlamına gelir. cinleri başına çık-: Anlamı için 'aşırı sinirlenmek, çok kızmak' diyebiliriz: "Müfettişin cinleri başına çıkıyor, hemen alarm düğmesine basıyor." (AB/A, s. 176) curcuna ol-: 'Eğlenceli bir duruma gelmek, karmakarışık olmak' diyebiliriz: "Bu ameliyat türü yaygınlaşırsa eğer, bu dünya bir curcuna olur ki, zevkine canlar dayanmaz." (AB/BG, s. 83) (birinin) çanağını yalama-: 'Minnet borcu olmamak, dalkavukluk yapıp çıkar sağlamamak' anlamları verilebilir: "Borç mu? Benim kimseye borcum yok; kimsenin çanağını yalamadım." (AB/OY, s. 295) çangal: Sözlüğümüzdekinden farklı bir anlamını daha verebiliriz: "Bu da güzel bir adamdı, uzun bıyıkları çangaldı." (YK/ÇYY, s. 43) Anlamı, 'ayrılmış, ayrık, dağılmış'tır. çare ara-: "Kasım sonunda Hakkari'de çadırda yaşamak sağlık açısından iyice tehlikeli bir hâl alınca, çare aramak zorunda kaldık." (AB/LBG, s. 16) Anlamı, 'sorunun çözümü için çaba harcamak'tır. çare bul-: Yukarıda geçenin karşılığı olsa gerek... 'Sorunun çözüm yoluna uluşmak' diyebiliriz: "Sonunda Mustafa'yı ısrarından caydırmak için çok ciddi bir çare buldum." (AB/BBG, s. 57) veya "Senden başka bu işe çare bulacak adamı tanımıyorum; bana yardım et!" (AB/LBG, s. 58) çare kalma-: "Baktım bu denemeden sonuç alamıyorum, polise sormaktan başka çare kalmıyor." (AB/YO, s. 219) 'Sorunun çözümü için bir yol bulamamak' anlamındadır. çarkına kapıl-: 'Bir şeyin, bir durumun' ön açıklamasıyla anlamını 'kendini olayların akışına bırakmak' şeklinde verebiliriz: "Kim ki sinirlerini başıboş bırakır, inatlaşma çarkına kapılırsa, o kişinin beyni tatile çıkmış demektir." (AB/Y, s. 59) çeşit çarşısı: "Adamcağızın yüzünü böyle çeşit çarşısına çeviren şey düpedüz esrarın, işaretin neticesi olan felçti." (AHT/SAE, s. 45) Anlamı halkın da çok kullandığı 'çıfı çarşısıdır.

  çılgına çevir-: 'Çıldırtmak, ne yaptığını bilmez duruma getirmek' anlamındadır: "İktidardan uzaklaşma korkusu, vicdansız zalimleri çılgına çeviriyor." (AB/F, s. 112) çığırından çık-: 'Düzeni tamamen bozulmak' anlamına gelir: "Uyulması mümkün olmayan yasaklar koymakla, trafik düzeninin büsbütün çığırından çıkması teşvik edilmiş olur." (AB/OY, s. 313) çırpıntıya gir-: 'Aşırı heyecan duymak' anlamındadır: "En uzun yolculuğa çıkarken, tam giderayak, hesaplaşma çırpıntısına girenler var." (AB/US, s. 205) çifte ölçülü: "Son yılların olayları bizi, çifte ölçülü sözünü fazlaca kullanmaya sürüklemiştir." (AB/İE, s. 206) Anlamını 'birbirine karşıt iki görüş bildiren' olarak verebiliriz. çözüm bul-: 'Soruna çare bulmak' diyebiliriz: "Bulunan çözüm ikisi arasında yeni bir şehir inşa etmek olmuş." (AB/U, s. 20) çulaki: "Oğlanın üstü başı düzgünceydi; bacağında çulakiden bir kilot pantolon, sırtında şayaktan lacivert ceket." (OK/BTÜ, s. 12) 'Çula benzeyen, kalınca, kaba dokunmuş bir kumaş türü' anlamındadır. çürük vicdanlı: 'Ahlaksız, kaba, görgüsüz, saygısız' anlamına gelir: "Trafiği büsbütün düğüm eden sürücüler, trafik ipsizleridir. Böyle çürük vicdanlıları ipe çekseler, acınmamalıdır." (AB/Y, s. 171) geçer akçe olmaktan çık-: Sözlüğümüzde bu madde var ve örneği de Hüseyin R. Gürpınar olarak aktarılmış, baş tarafı da verilmemiş. Oysa örnek cümlenin tamamı şöyledir ve Burhan Felek'e aittir: "Türkçesi öğüttür. İnsanların birbirlerine en çok ve en kolay verdikleri nesnedir. Lakin alanı, dinleyeni, tutanı azdır. Gitgide geçer akçe olmaktan çıkmıştır." (BF/FD-I, s. 11) ibiği kızar-: "Kazanıyor kazanmasına ya, koklatmıyor. Eskiden böyle değildi. Şimdi asi oldu. İbiği mi kızardı, ne?" (OK/VV, s. 51) 'Başına buyruk olmak, kendine güven duymak' anlamındadır. içindeki erik kurusunu ortaya dök- : "Makine dairesinin önünden gelip geçmek, ters ters bakmak marifet değildi, içlerindeki erik kurusunu döksünlerdi ortaya." (OK/VV, s. 136) Anlamı için 'gizli niyetlerini açıklamak, sakladıkları planları belirtmek, kuruntularını söylemek' diyebiliriz. içine balta girme-: İki anlamı var. İlki 'doğal durumuyla kalmak, hiç bozulmamış olmak; ikincisi ise 'karmakarışık, düzensiz bir durumda bulunmak': "Odanın içi balta girmemiş ormanlara dönüverdi üç ay içerisinde." (Mİ/ANRY, s. 154)  Devam edecek. (Prof. Dr. Nevzat Gözaydın, TDK)

BUNLAR DA KISA KISA

* Buket Uzuner, Twitter, 17.06.2020: "Bir tane kadın uzman..."

İnsanlardan taneyle bahsetmek..." "Üç tane kurşun kalem" tamam da...

* Hıncal Uluç, Sabah, 19.05.2020: "Anadolu'nun ilk İslam camisi burada.." Önce Hrıstiyan kilisesi, sonra da İslam camisi... Gereksiz anlamsal yineleme yapılarak İslam camisi denilemez. Başka dinlerde de cami var mı?

*   İbrahim Sadri, atv, 13.06.2020/7.44: "Bu rakkamlar korkutuyor, Son rakkamlar" Rakam diyemeyen sunucu...

*   Mehmet Nuri Yardım, Unutulmayan Edebiyatçılar, Nesil Yayınları, 3. baskı: "Sürükleyici bir roman Yılkı atı... Dolukısrak, Çilkır ve Demirkır Aygır'ın dramatik hikâyeleri..." "Doru", "çilkır" ve demirkır" at donu çeşitleridir. Sevgili kardeşimiz "Doru"yu "Dolu" yapmış!

* Esra Erol, atv, 26.05.2020/18.23: "Bir sürü telefonlar var."

Sürü kelimesi kullanıldıktan sonra çokluk eki kullanılmaz!

*   Müge Anlı, atv, 14.05.2020/10.05: "Öldürülen Mehmet Avcı cinayeti..." Cinayet nasıl öldürülürmüş bakalım? Bir açıklayan çıksa da öğreniversek! 

Bu yazı toplam 1562 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar