1. YAZARLAR

  2. Harun A. Altuntaş

  3. Yaşa Mustafa Kemal Paşa Yaşa
Harun A. Altuntaş

Harun A. Altuntaş

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Yaşa Mustafa Kemal Paşa Yaşa

A+A-

Bugün 9 Eylül. İzmir'in kurtuluşu! Yani İzmir'in Yunan işgalinden kurtuluşunun 97'nci yıldönümü... Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin kuruluşunda en önemli günlerden biri 9 Eylül... İşte o gün; Türk ordusunun öncü kuvvetlerini oluşturan süvari birlikleri, Kordon Boyu'nda bulunan hükümet binasında asılı bulunan Yunan bayrağını indirerek, göndere Türk bayrağını astılar.

Bozulan Yunan ordusu, İzmir'i ateşe vererek kaçıyor, gemilere binenler kendini kurtarırken, binemeyenler ise kendisini deniz dalgalarının insafına bırakıyordu. Kaçamayanlar ise ya Türk süvarilerinin nalları, ya da Mehmetçik'in süngüsü altında can veriyordu.

Yunan işgali altındaki İzmir'i düşmandan kurtarmasının üzerinden 97 yıl geçti.

Büyük Taarruz harekâtı sonucu Türk ordusunun Yunan işgali altındaki İzmir'e 9 Eylül 1922'de girmesi, Mudanya Ateşkes Antlaşması ve sonrasında da Lozan Barış Antlaşması'na uzanan süreci başlatacaktı. Dolayısıyla Millî Mücadele sona erecek, onun yerine Türk milletinin kurtuluşu ve bağımsızlığı gelecekti.

İzmir'in, 15 Mayıs 1919 yılında Yunan güçleri tarafından işgal edilmesi, Anadolu'da Millî Mücadele'nin başlaması için önemli bir kıvılcımdı. O tarihe kadar Anadolu'da işgallere karşı çeşitli fikirler, çeşitli arayışlar vardı. Ancak bunlar arasında bir fikir birliği, bir güç birliği yoktu. İzmir'in işgali; Türk milletinin direniş ve karşı koyma düşüncesini körükledi. İstanbul'da başlayan işgali protesto mitingleri Damat Ferit Hükümeti'nin düşmesine neden olacaktı. Protesto mitingleri, Anadolu'nun en ücra köşelerine kadar yayıldı.

Artık İzmir, Millî Harekât için sembol haline gelmişti. İzmir'in işgali sonrasında Birinci İnönü, İkinci İnönü, Aslıhanlar - Dumlupınar ve Sakarya Meydan Muharebeleri Millî Mücadele'nin kazanılmasında önemli önemli köşe taşlarıydı.

Türk Ordusu tarafından 26 Ağustos 1922'de başlatılan Büyük Taarruz, Kurtuluş Savaşı'nın son safhası oldu. Kesin sonuç beş gün içinde elde edildi; 30 Ağustos'ta Başkomutan Mustafa Kemal Paşa ordulara bir bildiri yayımlayarak tarihî şu "Ordular ilk hedefiniz Akdeniz'dir. İleri!" emri verdi. Bunun üzerine Türk Ordusu, 2 Eylül'de Uşak'a girdi. Dumlupınar Meydan Muharebesi'nde Yunanistan Küçük Asya Ordusu'nun Başkomutanlığı'na getirilmiş olan General Nikolaos Trikupis tutsak edildi. Türk birlikleri, İzmir'e doğru hızla ilerledi. Yunan birlikleri ve Rum siviller Anadolu'dan yakarak-yıkarak çekildiler. 9 Eylül 1922 sabahı Ahmet Zeki Bey komutasındaki 2. Süvari Fırkası, ardından Mürsel Paşa komutasındaki 1. Süvari Fırkası birlikleri İzmir şehrine girdi. Ardından 5. Süvari Kolordusu Komutanı Mirliva Fahrettin Paşa, komutasındaki birliklerle saat 10.00'da İzmir'e girdi.

Konak'a ulaşmayı başaran Şerafettin Bey, Hükümet Konağı önünde göğsüne isabet eden mermilerle yaralandı. Ancak konağa girip göndere Türk Bayrağı'nı çekti. Kadifekale'ye de Türk Bayrağı'nın çekilmesi ile İzmir'in işgalden kurtuluşu perçinlenmiş oldu. Birinci Süvari Tümeni Komutanı Mürsel Paşa bir Fransız harp gemisi telsizi vasıtasıyla, İzmir'e girildiğini Ankara'ya bildirdi. Belkahve'den tarihi günü izleyen Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, yanında Fevzi ve İsmet Paşalar olduğu halde, 10 Eylül sabahı İzmir'e girdi ve Fahrettin Paşa ile buluşarak doğruca Hükümet Konağı'na gitti. Konağın balkonundan, başarıyı millete mal eden kısa bir konuşma yaptı.

Mustafa Kemal Paşa'nın ordulara 1 Eylül'de verdiği tarihi emirle başlayan ve, 18 Eylül 1922 tarihine kadar yapılan Takip Harekâtı ile bütün Batı Anadolu'daki Yunan askerleri Türk sınırları dışına çıkarıldı. Takip harekatının başarı ile sonuçlanması sayesinde İzmit bölgesinden İstanbul Boğazı'na, Balıkesir bölgesinden Çanakkale Boğazı'na kadar Türk Ordusu için hayati önem taşıyan diğer stratejik hedefler de İtilaf devletlerinin işgalinden, sorunsuz olarak kurtarıldı. Türk Ordusu'nun kazandığı bu zaferle Türk Milleti, 24 Temmuz 1923'te Lozan Barış Antlaşması'yla da bağımsızlığını kazandı.

Bütün şehit ve gazilerimizi rahmet ve şükranla anarken, sözlerimi İzmir Marşı'nın ilk mısrasıyla noktalamak isterim:

 

İzmir'in dağlarında çiçekler açar,

Altın güneş orda sırmalar saçar.

Bozulmuş düşmanlar hep yel gibi kaçar,

Yaşa Mustafa Kemal Paşa yaşa;

Adın yazılacak mücevher taşa...

Bu yazı toplam 733 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar