1. YAZARLAR

  2. Harun A. Altuntaş

  3. Yarın çok geç olmadan...
Harun A. Altuntaş

Harun A. Altuntaş

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Yarın çok geç olmadan...

A+A-

Çanakkale Kirazlı'da yapılması planlanan altın madeni projesine karşı yürütülen mücadeleye destek gün geçtikçe büyüyor. Son olarak Kazdağları Sanatçı Dayanışması da bir basın açıklaması yaptı. Basın açıklaması sonrasında imzaya açılan metin, çok anlamlı bir yerde açıklandı. Kirazlı Balaban Tepesi'ndeki "Su ve Vicdan Nöbeti" alanında açıklanan metin takdir topladı.

Mustafa Köz, Mecit Ünal ve Hayrettin Geçkin'in ortaklaşa okudukları açıklamada, aralarında Ataol Behramoğlu, Müjdat Gezen, Cevat Çapan, Zeynep Oral, Süreyya Berfe, İsa Çelik, Cahit Berkay, Ercan Kesal ve Ahmet Ümit'in bulunduğu 205 şair, yazar, müzisyen, ressam, fotoğraf sanatçısı ve oyuncunun imzası bulunuyor.

Açıklamada, "Salt Kirazlı'da değil, neredeyse Türkiye'nin her yanında kendisini açıkça gösteren bir doğa kıyımı" olduğu vurgulanarak; "Kazdağları Kirazlı'daki altın madeni projesi için kesilen 200 bin ağaç; toprağımızın, havamızın ve suyumuzun ne denli büyük bir tehlike altında olduğunu gösteriyor" denildi.

"Hiç acımıyorlar. Dağlar, ormanlar altın için öldürülüyor. Irmaklarımız çürüyor, akarsularımız kokuşturuldu. Durmadan zehir soluyoruz. İçecek suyumuzu, soluk alacak havamızı tüketiyorlar... Ormanlar, doğal ve yaban hayat yok oluyor..." vurgusu yapılarak şu görüşlere yer verildi:

"Dağlarımızı, ormanlarımızı, sularımızı, havamızı savunmak Türkiye'yi savunmaktır, insanımızı ve evrensel emeği savunmaktır. Bir ülkeyi savunmak bütün dünyayı, insanlığı ve tüm doğayı savunmaktır. Geçmişimizi, bugünümüzü ve geleceğimizi savunuyoruz."

Hiçbir kamu yararı bulunmayan, emperyalist maden şirketleri ve onların yerli ortaklarının kârlarına kâr katan "altın madeni projeleri" başta olmak üzere doğayı, toplumsal hayatımızı ve yarınlarımızı yıkıma uğratan tüm tasarılara derhal son verilmesi istenen açıklamada tüm sanatçılar, 12 Ekim'de(yarın) Çanakkale'de, 26 Ekim'de de Ankara'da düzenlenecek mitinglere katılarak destek vermeye çağırıldı.

Açıklamada tam olarak şunlara vurgu yapıldı:

"Nerede bir dal kırılsa orda atar kalbimiz! Kazdağları'nda Kirazlı'daki altın madeni projesi için kesilen 200 bin ağaç; toprağımızın, havamızın ve suyumuzun ne denli büyük bir tehlike altında olduğunu gösteriyor.

Salt Kirazlı'da değil, neredeyse Türkiye'nin her yanında kendisini açıkça gösteren bir doğa kıyımı var. Artvin-Cerrattepe, Uşak-Eşme-Kışladağ, İzmir-Efemçukuru, Turgutlu-Çaldağı, Fatsa, Munzur Dağı, Hasankeyf, Murat Dağı ve Balıkesir-İvrindi...

Hiç acımıyorlar. Dağlar, ormanlar altın için öldürülüyor. Irmaklarımız çürüyor, akarsularımız kokuşturuldu. Durmadan zehir soluyoruz. İçecek suyumuzu, soluk alacak havamızı tüketiyorlar...

Ormanlar, doğal ve yaban hayat yok oluyor... Neden? Hangi "değerli maden", çocuklarımızın mutlu ve sağlıklı yaşamından daha önemli? Hangi zenginlik, "Akdeniz'e bir kısrak başı gibi uzanan" bu ülkenin doğal zenginliğinden daha öncelikli?

Biz diyoruz ki, topraklarımızın üstü "altın"dan değerlidir. Dağlarımızı, ormanlarımızı, sularımızı, havamızı savunmak Türkiye'yi savunmaktır, insanımızı ve evrensel emeği savunmaktır. Bir ülkeyi savunmak bütün dünyayı, insanlığı ve tüm doğayı savunmaktır.

Biz aşağıda imzası olanlar, dikili her ağacı, her dalı, her yaprağı, her çiçeği, her börtü böceği, kuşu, sürüngeni seviyoruz. Geçmişimizi, bugünümüzü ve geleceğimizi savunuyoruz.

Hiçbir kamu yararı bulunmayan, emperyalist maden şirketleri ve onların yerli ortaklarının kârlarına kâr katan "altın madeni projeleri" başta olmak üzere doğayı, toplumsal hayatımızı ve yarınlarımızı yıkıma uğratan tüm tasarılara derhal son verilmelidir."

Kazdağları Sanatçı Dayanışması üyelerini bu hassas davranışlarından dolayı tebrik eder, biz de onlar gibi; "her yer Kazdağları..." cümlesiyle konumuzu noktalıyoruz.

Bu yazı toplam 502 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar