1. YAZARLAR

  2. Harun A. Altuntaş

  3. Ya minareleri unutsalardı!..
Harun A. Altuntaş

Harun A. Altuntaş

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Ya minareleri unutsalardı!..

A+A-

Sevgili okuyucularım size bugün enteresan bir restorasyon çalışmasından bahsetmek istiyorum. Konu Süleymaniye Camii'nin restorasyonu.

Bilindiği üzere Süleymaniye Camii, Kanuni Sultan Süleyman adına 1551-1557 yılları arasında İstanbul'da Mimar Sinan tarafından inşa edilen camidir. Cami, Fatih'teki Prof. Sıddık Sami Onar Caddesi üzerindedir.

Osmanlı İmparatorluğu'nun onuncu padişahı olan I. Süleyman, Batılıların Muhteşem Süleyman, Doğuluların ise adil yönetimi üzerine Kanunî Sultan Süleyman olarak adlandırılır. 6 Kasım 1494'te Trabzon'da doğmuştur. 1520'den1566'daki ölümüne kadar, yaklaşık 46 yıl boyunca padişahlık yapan Kanuni Sultan Süleyman 13 kez de sefere çıkmıştır. 46 yıl boyunca padişahlık yapan ve 13 kez sefere çıkan I. Süleyman, saltanatının toplam 10 yıl 1 ayını seferlerde geçirmiştir. Böylece imparatorluğun hem en uzun süre görev yapan hem en çok sefere çıkan ve de en uzun süre sefer yapan Osmanlı Sultanı unvanını kazanmıştır.

Son 13. seferinde 6 Eylül 1566 günü Macaristan'ın Zigetvar kentinde ruhunu teslim etmiştir. Cenazesi tahnit edilerek, İmparatorluğun başkenti İstanbul'a getirilmiş ve burada toprağa verilmiştir.

Kanuni'nin de yattığı İstanbul'un gözbebeği Süleymaniye Camii ve Külliyesi, İstanbul'un Yedi Tepesi'nden üçüncüsü üstünde yer alır. Bu tepe, Marmara, Boğaziçi ve Haliç'e bakan bir alanı kapsamaktadır.

İstanbul camilerinin en büyüğü ve en gösterişlisi olan Süleymaniye Camii, 1549-1557 yılları arasında, Kanuni Süleyman tarafından yaptırılmıştır. Yapımı uzayan cami, Kanuni'nin bu duruma kızarak ilgilileri uyarmasıyla son aşamada iki ay içinde bitirilmiştir. Caminin açılışını da altın bir anahtar ile Mimar Sinan yapmıştır. Kanuni Sultan Süleyman'ın cenazesi de haziredeki türbesindedir.

Süleymaniye Camii, aslında bünyesinde hastane, medrese, kütüphane ve vakıfların da bulunduğu büyük bir külliyedir.

Mimar Sinan'ın "kalfalık eserim" dediği, İstanbul'un ve Türkiye'nin en büyük, en görkemli camilerinden Süleymaniye'nin bahçesinde Türk tarihinin önemli isimleri yatmaktadır. Bunların içinde Kanuni'nin yanısıra başkadını Hürrem Sultan, kızı Mihrimah Sultan, gelini Safiye Sultan, Sadrazam M. Ali Paşa, Hattat Ali Fuat, Serasker Hüseyin Avni Paşa ve Kaptanı Derya Kayserili Ahmet Paşa gibi isimler bulunmakta. Mimar Sinan'ın açık türbesi ise caminin arka tarafında yer alır.

Bunların dışında Cumhuriyet tarihimizde  Mehmet Zahit Kotku, Turgut Özal'ın annesi Hafize Özal, kardeşi Yusuf Özal da buraya gömülenler arasındadır. Süleymaniye Camii, 1660 yılındaki büyük Eminönü yangınından zarar görmüş ve önemli bir onarıma tabi tutulmuştur. Cami ayrıca Birinci Dünya Savaşı sırasında da saraçhane olarak hizmet vermiştir.

Buraya kadar her şey normal seyrinde yürüyor. Ancak yaşanan bir olay vardır ki; adeta tarihimiz ve mimarimizle alay eder niteliktedir.

Süleymaniye Camii'nin yeniden restorasyonuna 2008 yılında başlandı. Mimar Sinan'ın şaheseri Süleymaniye Camisi, 3 yıl süren, 21 milyon lira harcanan restorasyonun ardından dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıldı. Erdoğan açılışta yaptığı konuşmada, "Tarihi eserleri bitirmenin gayreti içindeyiz. Bu mühürleri geleceğe taşıyacağız" açıklaması yaptı.

Ancak son günlerde "geleceğe taşınan tarihi eser"in, yanlış bir şekilde taşındığı anlaşılacaktı!.. Süleymaniye Camii'nde restorasyon çalışmaları sırasında hata yapıldığı ortaya çıkmıştı. Kıbleye göre sol harim giriş kapısında kullanılan ayetlerin sıralamasında yanlışlık yapıldığı anlaşılmıştı. İstanbul Vakıflar 1. Bölge Müdürü Mürsel Sarı, "Hatalı olduğunu biliyoruz, fakat bunu yapmak için uzun bir zaman gerekiyor. Cami ibadete açıldı. Bunlar çok büyük kapılar, bunları sökmemiz lazım, bunun için de yaklaşık 6 aya yakın bir süre gerekiyor" diyecekti.

Mimar Sinan'ın tarihi eseri Süleymaniye Camisi'nde yıllar içinde defalarca restorasyon yapıldı. Dikkatli bir restoratör camideki yazılar hakkında yürüttüğü çalışma sırasında hatayı fark etti. Kıbleye göre sol harim giriş kapısında kullanılan ayetlerin sıralamasında yanlışlık yapıldığı belirlendi. Kapının üst iki tablasında Sad Suresinin 49'uncu ve 50'nci ayetleri yer alıyor. Ancak tablaların onarımlar sırasında yerlerinin karıştırıldığı ortaya çıktı. Sağ üst tablada Sad suresinin 50'nci ayeti, sol üst tablada ise Sad Suresinin 49'uncu ayeti yer alıyor fakat kapı tablalarındaki diğer örneklerde de olduğu gibi, 50'nci ayetin solda 49'uncu ayetin ise sağda olması gerekiyor.

Yıllar süren restorasyonlar sırasında kapılardaki hatanın neden düzeltilmediğine ilişkin soru üzerine ise Sarı, "Fark edildi ama 'müdahale etmeyelim' diye karar verildi. Restorasyon süresi içinde yapılabilirdi ama müdahale etmeme kararı aldık. 'Böyle kalsın' kararı da verilebiliyor. Tabii ki ters olduğu bilinmekte, ilk restorasyonda yapılabilir, düzeltilebilir. Bu da çok kolay verilecek bir karar değil. Bunu şu anda irdeleme aşamasındayız. Eğer bu şekilde bir karar verirsek onu tekrar yapmış, yerine doğru şekilde koymuş oluruz" diyecekti.

Neyse buna da şükredelim, restorasyon sırasında ya minareleri yerine dikmeyi unutsalardı... Buna da şükür...

Bu yazı toplam 566 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar