1. YAZARLAR

  2. Kemal Kamburoğlu

  3. Üniversite sanayi iş birliğinde yeni bir model; Ege Üniversitesi
Kemal Kamburoğlu

Kemal Kamburoğlu

HAYATIN NABZI
Yazarın Tüm Yazıları >

Üniversite sanayi iş birliğinde yeni bir model; Ege Üniversitesi

A+A-

Hafta başında Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı kıymetli dostumuz Prof. Dr. Dilek Takımcı hocadan bir davet aldık. Davetiyede "Üniversite Sanayi İşbirliğinde Ege Üniversitesi Modeli"nin tanıtımının yapılacağı yazıyordu. Davete icabet ettik ve bu önemli toplantıyı izlememiz gerektiğini düşündük. Çünkü Türkiye'de bilim ile sanayinin iç içe çalışması çok önemli idi ve biz ülke olarak bunun yeterince gerçekleşmemiş olmasının sıkıntılarını çekiyorduk. Toplantıya gittik. Toplantı öncesi çok değerli dostumuz, kıymetli Rektör hocamız Prof. Dr. Necdet Budak ve katılımcılar ile kısa bir sohbet imkânı da bulduk. Toplantıya Ege Bölgesi Sanayi Odası Başkanı Ender Yorgancılar, Esnaf Sanatkârlar Konfederasyonu Başkanı Zekeriya Mutlu, İzmir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli, İzmir Ticaret Odası Meclis Başkanı, Ege İhracatçı Birlikleri Temsilcisi, üniversitenin hocaları, sanayi kuruluşlarının AR-GE müdürleri ve basın temsilcileri katılmışlardı. Şunun bir altını çizelim; Prof. Dr. Necdet Budak hoca Ege Üniversitesi Rektörü olduktan sonra üniversitenin çehresi iyiden iyiye değişmeye başladı ve üniversite büyük bir atılımın içine girdi. Kendisini yakın tanıdığımız için biliyoruz; Necdet Hoca üniversiteyi kendi evi, üniversitedeki herkesi de kendi ailesi gibi gören kucaklayıcı bir profil. Öğrencilerle beraber oturup yemek yiyen, derdi olan öğrencinin derdini dinleyip çözüm arayan hani tam da "Mahmut Hoca" tipi gerçek bir hoca. Rektörü böyle olunca üniversitenin tümü de böylesi biçimde kendisini üniversitenin bir parçası olarak görüyor. O zaman da huzurlu bir ortam oluşuyor ve insanlar daha mutlu çalışıyor. Mutlu insanların çalıştığı yerde başarı her zaman gelir.

Sanayiye destek

Necdet Hoca üniversitenin AR-GE çalışmalarını daha ileri taşımanın gayretinde. Anladığımız kadarı ile tanıtılan projenin bu toplantısı da söz konusu amaca hizmet etsin diye organize edilmiş. Rektör Hoca toplantıda "Üniversitemizin maddi kaynaklarını da kullanarak sanayicilerimize akademik destek vermek istiyoruz. Bir şey satalım peşinde değiliz. İmkânlarımız var, gerekirse maddi destek bile verebiliriz" dedi. Bir üniversitenin sanayiye maddi destek bile verebileceği ülkemizde pek rastlanır bir şey değildir. Ancak Necdet Hoca bu ülke için bir şeyler yapmaya o denli hazır ki böylesi bir yaklaşımı bile dile getirmekten çekinmedi. Konuşmacılar da böylesi pozitif bir yaklaşım karşısında transfer edilmeyen bilginin faydası olmadığını, üniversitede bilginin olduğunu sanayide de teknolojinin bulunduğunu bunun ikisinin de bir potada karışması gerektiğini vurguladılar. Konuşmacılar ayrıca bugün en önemli sektörün yazılım sektörü olduğunu, geleceğin kodlamadan geçtiğini, nükleer enerjiye sahip olmanın olmazsa olmaz olduğunu, sanayinin ucuz enerji ihtiyacının karşılanması gerektiğini, nitelikli üretimi yani yükte hafif pahada ağır üretimi gerçekleştirmemiz gerektiğinin altını çizdiler. Türkiye'nin tarım için çok elverişli ülke olmasından ötürü tarımda verimliliğin artırılması yönünde çalışmaların hızlanması gerektiğini de vurgulayarak İngiltere hektar başına 8 ton ürün alırken Türkiye'de bu miktarın 2 tonda kalmasının üzücü olduğunu ifade ettiler.

En güçlü silah

Buraya kadar söylenenlere katılmamak mümkün değil. Hep söylemişizdir; Türkiye büyük ve güçlü bir ülke. Burada önemli olan kaynakların optimal bir biçimde ve rasyonel olarak kullanılmasıdır. Bunu yapabildiğimiz ölçüde AR-GE faaliyetlerine daha fazla kaynak ayırabiliriz. Gelişmiş ülkeleri diğerlerinden ayıran en büyük özellik "buluş yapabilmeleri"dir. Buluş yaparsanız ileri gidersiniz, yapılan buluşu alır kullanırsanız yerinizde sayarsınız. Bu da diğerlerine göre göreceli olarak geri düşmek demektir. Buluş yapabilecek en önde gelen çalışma sahası üniversitelerimizdir. Ege Üniversitesi de bu açıdan önemli bir kapasite birikimine sahiptir. Söz konusu buluş her alanda olabilir. Örneğin tarım teknolojilerinde yapılan buluşlar sizi tarımda dünyada lider konumuna getirebilir. Tarım Bakanı Sayın Pakdemirli ile de bunu çokça konuşmuştuk; Türkiye katma değeri yüksek ve ileri teknoloji kullanılarak elde edilen tarım ürünleri ihracı ile dünyada çok ön sıralara çıkabilecek kapasiteye sahiptir. Hatta tarım ürünlerinin gelecekte nükleer silahtan daha güçlü bir silah konumuna geleceğinin altını hep çizmişizdir. Zira dünya nüfusu hızla artıyor ama toprak miktarı aynı ve üstelik de küresel iklim koşulları nedeniyle tarım ürünlerinin üretilmesi sınırlı kalıyor. Bu durum tarım ürünlerini dünyada en kıymetli emtia durumuna getiriyor. Zira yine hep söylemişizdir; insanlar bir ceketi 20 yıl giyebilirler ama 20 gün aç duramazlar. Öte yandan Türkiye sağlık alanında da önemli başarılara imza atıyor. Hem hekimlerimizin başarılı çalışmaları hem de bunun dünya çapında duyurulması ülkemizin sağlık girdileri açısından da büyük değer taşıyor.

Ege Üniversitemiz özellikle Necdet Hoca ile birlikte bu konuda daha bir ivme kazandı. Ege Üniversitesi Hastanesi sağlık hizmetinde A Plus seviyeyi yakaladı. Üniversiteler bilim üretmek ve buluş yapmak bu konuda da öğrencilerinin yeteneklerini geliştirmekle sorumlu kurumlardır. 1970'lerde Türkiye'nin KBMG'sinin yarısına sahip olan Güney Kore 50 yıl sonra bugün Türkiye'nin KBMG'sinin 5 katına sahipse bunu araştırmalar sonucunda buluşlar yaparak bunları üretime dönüştürmesine borçludur. Bilim üretmeden dünyada lider ülkeler grubuna girmek zor. Bu nedenle Ege Üniversitesi'nin başlattığı Üniversite Sanayi İşbirliği çok önemli bir çoban ateşidir. Başta kıymetli Necdet Hocamız olmak üzere emeği geçen herkese teşekkürler.

Bu yazı toplam 530 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar