1. YAZARLAR

  2. Kemal Kamburoğlu

  3. Tuzağa çekmeye çalışıyorlar
Kemal Kamburoğlu

Kemal Kamburoğlu

HAYATIN NABZI
Yazarın Tüm Yazıları >

Tuzağa çekmeye çalışıyorlar

A+A-

Bu gün gelinen noktada Doğu Akdeniz Mavi Vatan meselesi Ege meselesi ile girift duruma dönüşmüştür. Yani uluslararası alanda Yunanistan Doğu Akdeniz'deki bütün eylemlerini Ege Denizi üzerine eklemlemeyi becermiştir. Oyun kurucular Yunanistan'ın zekâ özürlü politikacılarının ve papazlarının zaaflarını iyi bilmektedirler. Yine onlar on yıllardır Yunan politikacıların siyasi varlık argümanlarının Türk düşmanlığı üzerine kurulu olduğunu, kilisenin ve papazların da bu düşmanlıktan beslendiklerinin farkındadırlar. Zaten bu siyasi ve sosyal platformun yaratıcıları da aynı oyun kuruculardır. Şimdi Doğu Akdeniz'de yeni bir oyun kurdular ve sahneye sürdüler. Oyunun temelinde Yunanistan ile Türkiye'yi sıcak bir çatışmaya sokmak var. Yunanistan sürekli biçimde Türkiye'yi tahrik etmektedir.  Oyun kurucular ise aynı süreklilikle Yunanistan'ın sırtını sıvazlamakta ve güven vermektedirler. Dünya yeni bir sürece girdi. 1990 lı yıllardaki ABD odaklı tek kutuplu dünya sistemi Atlantik - Avrasya eksenine dönüştü. Atlantik ekseninde ABD ve AB, Avrasya ekseninde ise Rusya ve Çin başat oldular. Bu büyük fay hattının kırılma merkezi ise Doğu Akdenizdir. Türkiye de bu kırılma merkezinin göbeğindeki ülkedir. Doğu Akdeniz aslında evin kapısıdır ve bu kapıdan geçilerek girilmek istenen yer evin salonu yani Ortadoğu'dur. Üzerinde operasyon yapılan alan yani evin tamamı; Ortadoğu, Kuzey Afrika, İran, Kafkaslar ve Balkanlardır. Balkanlar büyük ölçüde halledildi zaten. Kafkaslar Ermenistan kanalı ile harmanlanmaya hazır. İran zaten yıllardır hedefte. Kuzey Afrika'da istenilen platforma gelindi. Geriye kalan Doğu Akdeniz kapısından girilerek Suriye, Irak, Lübnan devamında İran küçük devletçiklere bölünerek istenilen yapıya getirilmeye çalışılmakta ve süreç bu amaca yönelik işletilmektedir. Tüm bunların nihayetinde Türkiye'yi de bölüp parçalayarak küçük devletçiklere ayırmak sonuçta da Büyük Ortadoğu Projesini (BOP) hayata geçirmek Atlantik ekseninin temel hedefidir. Zaten ABD eski Dışişleri Bakanı Condelesia Rice bunu yıllar evvel tüm dünyaya deklere etmişti. Bu ana amacın ışığında günümüzde olanlar ifade ettiğimiz tabloyu açıkça gözler önüne sermektedir. Oyunun temelindeki Türkiye ile Yunanistan'ı çatıştırma gayretlerinin bu günkü adımlarını sayalım. ABD GKRY'ne 33 yıldır uygulanan silah ambargosunu aniden kaldırdı. Mike Pompeo GKRY Başkanı Nikos Anastasiadis'i arayarak kararı bildirdi. Dışişlerimiz bu karara tepki vererek "ABD'nin Kıbrıs Rum Yönetimine yönelik silah ambargosunun kaldırılması yönünde bugün (1 Eylül) açıkladığı karar Ada'daki iki halk arasındaki eşitliği ve dengeyi yok saymaktadır" dedi. Gerçekten de sözkonusu karar KKTC'nin güvenliğini tehdit altına sokmuş, Rumların yeniden geçmişteki azgınlıklarına dönebilecekleri endişesini akla getirmiştir. Alman Die Welt gazetesinin "Erdoğan Doğu Akdeniz'de bir Yunan gemisini batırmak istedi" haberini yayınlaması ve Yunan politikacıların bu haberi provake etmesi gerilim duvarına bir tuğla daha koymuştur. ABD'nin Girit'e donanma gemilerini göndermesi, Dedeağaç bölgesinde ABD'nin bir tugay yerleştirmesi ve üs kurması, Almanya Başbakanı Merkel'in "AB Yunanistan'ın yanında olmak zorundadır" ifadeleri, nihayetinde en atak konumda olan Fransa'nın uçak gemisi ve savaş gemilerini Yunanistan üslerine göndermesi Yunanistan'ın sırtını sıvazlaması ve "Yürü be koçum, kim tutar seni" gaz politikasının çok açık göstergeleridir. Fransa'nın süreçteki en atak oyuncu olmasının sebeplerinden biri de Macron'un Akdeniz'in jandarması olmak arzusu yanında eşi Brigitte Marie-Claude Macron'un Rothschild ailesi ile olan bağlarından kaynaklanmaktadır. Peki, Rothschild ailesi kim? Oyun kurucuların en başta gelenlerinden biri. Ortadaki bu reel politik sonucu Yunanistan hem Doğu Akdeniz'de deli saçması Sevilla haritasının hayata geçmesini sağlamak isteyebilir hem de Ege'de 12 mil ilanında bulunabilir. Hiç kuşkusuz bu durumda Türkiye milli menfaatlerini kararlılıkla korumak adına sıcak bir çatışmaya girecektir. Ancak sıcak bir çatışma bidayette Türkiye'yi diz çöktürmek için Yunanistan'ı yem diye Türkiye'nin önüne atmaktır. Türkiye'nin sıcak bir çatışma içinde olması sırasında ABD'nin Suriye'de PKK/PYD terör örgütüne bir garnizon Kürt devleti  ilanını hayata geçirteceğine hiç kuşku yoktur. Zaten geçtiğimiz günlerde PYD/PKK temsilcisi terörist ABD de bir devlet yetkilisi gibi görüşmelerde bulunmuştu. Peki, bu kadar girift bir oyunun içinde Türkiye öncelikli olarak ne yapmalıdır? Bize göre söz konusu vatanı savunmak ise ve sıcak çatışma gerekiyorsa hiç tereddütsüz tüm Türk milleti her şeyi göze alır. Bunu tüm dünya bilmelidir. Oyun kurucunun istediği hamle de budur yani Türkiye'nin Yunanistan'la savaşa girmesidir. Ancak ilk hamleyi yapan asla Türkiye olmamalıdır. Çünkü Yunanistan Türkiye'nin kendisine ilk hamleyi yapmasını sağlayarak "saldırgan ülke" konumuna düşmesini istemektedir. Türkiye ilk hamleyi Yunanistan'dan beklemeli ve "meşru müdafaa hakkını kullanan taraf" konumunda olmalıdır. Bu tuzağın farklı bir versiyonunu Irak'ın Kuweyt ile çatışmasında gördük. Sonrasında Irak'a demokrasi getiriyoruz dediler ve Irak'ın bu günkü hali ortadadır. Türkiye oyun kurucunun hamlesini boşa çıkartmak için öncelikle ve ivedilikle Mısır, Suriye, Lübnan ve İsrail ile MEB anlaşmaları imzalamanın yolunu bulmalı, tek başınalıktan kurtulmalıdır. Sisi, ABD'nin kucağında olduğundan buna yanaşmayabilir. Türkiye o zaman Mısır'daki yerel unsurları kullanarak yapacağı anlaşmanın Mısır halkının lehine olduğunu, daha büyük alanlar kazanacağını, Yunanistan ile yapılan anlaşmanın Mısır halkının aleyhine olduğu düşüncesini ivedilikle yayarak halkın ve siyasilerin Sisi'yi zorlamasına ortam yaratabilir. Diğerleri için de benzeri birçok yöntem de bulunabilir. Dışişlerinde çareler ve yöntemler tükenmez. Kurulan tuzaklara dikkat.

Bu yazı toplam 1538 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar