1. YAZARLAR

  2. Kemal Kamburoğlu

  3. Tutumlarında değişen bir şey yok
Kemal Kamburoğlu

Kemal Kamburoğlu

HAYATIN NABZI
Yazarın Tüm Yazıları >

Tutumlarında değişen bir şey yok

A+A-

Birkaç gündür ABD'den, AB'den, şımarık komşu Yunanistan'dan Türkiye'ye yönelik tehdit dolu açıklamalar duyuyoruz. Doğu Akdeniz ve S-400 meselesi başladığından beri bu tehditleri duyduğumuz için artık alışmıştık. Lakin Rus Dışişleri Bakanlığı'nın iki gün evvelki açıklaması Türkiye'yi ters köşeye yatırmak gibi oldu. Zira Erdoğan-Putin görüşmelerindeki ılıman iklim, Suriye'de iş birliği, Astana süreci, S-400 alımı, Nükleer santral kurma çalışmaları filan sürerken bu açıklama tam son dakika golü gibi oldu. ABD'de çeşitli güç merkezlerinden aynı konuya ilişkin farklı açıklamalar duymak mümkündür ama Rusya için böyle bir durum söz konusu olmaz. Rus Dışişleri, Putin'in onayı olmadan böyle bir açıklamayı asla yapamaz. Açıklamada "Bir başka Türk araştırma gemisinin de Kıbrıs'ın münhasır ekonomik bölgesine girdiği haberlerinin ardından, bölgedeki gelişmeleri kaygıyla izliyoruz. Kıbrıs'ın egemenliğinin ihlâl edilmesinin, Kıbrıs sorununa kalıcı, adil ve uygulanabilir bir çözüm için şartların sağlanmasına yardımcı olmayacağına inanıyoruz" denildi.

G20 Zirvesi esnasında Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ABD Başkanı Trump arasında geçen görüşmede Trump'un yaptırımlarla ilgili doğrudan bir ifadede bulunmaması ve Türkiye'yi sevdiğini söylemesi Türk delegasyonu tarafından yaptırım yok gibi algılandı. Nitekim Sayın Cumhurbaşkanı da herhangi bir yaptırımın söz konusu olmadığını ifade etti. Lakin dünyanın birçok ülkesinden "Trump'un söylediklerini çok ciddiye almayın." açıklamaları geldi. Zira tüm dünya Trump'un ciddi bir kişilik sorunu yaşadığını ve güvenilmez olduğunu artık biliyor. Hatta ABD'deki "diğer esas karar vericiler" de bunu biliyorlar. Nitekim Trump'un Türk heyetine olan ılımlı söylemlerine karşın hem ABD Kongresi'nden hem Pentagon'dan hem de ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan sert yaptırım söylemleri devam ediyor. Sonuncusunu iki gün evvel dinledik. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Morgan Ortagus, Rusya'dan alınacak olan S-400 füze savunma sistemleri hakkında ABD'nin S-400 konusuyla ilgili tavrının değişmediğini belirterek, "Ankara anlaşmayı sürdürürse çok olumsuz sonuçlarla karşı karşıya kalacak" dedi. Dışişleri sözcüsü, "CAATSA (Amerika Düşmanlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Etme Yasası) yaptırımları tasarısı Kongre'den geçti. Sonuçları Türkiye açısından olumsuz olacaktır" diyerek  "Pompeo ve bu bakanlığın bu konuda inanılmaz derecede tutarlı olduğunu düşünüyorum. Ben ya da bakanın (Pompeo'nun) değiştiğini söylediği hiçbir şey yok" diye de ekledi. Görüldüğü üzere her ne kadar NATO müttefiki de olsak, stratejik ortaklık da denilse uygulanacak yasanın adı belli; ABD'nin Düşmanlarıyla Yaptırımlar Yolu ile Mücadele Etme Yasası. Yani bu uygulama ile Türkiye fiilen ABD'nin düşmanı oluyor. Burada kimse demez mi düşman ilan ettiğiniz bir ülke ile bu nasıl müttefiklik, nasıl stratejik ortaklık? Sen hem bana o kadar talep ettiğim halde hava savunma sistemi satmayacaksın, hem de başkasından alınca düşman ilan edeceksin! Anlayan beri gelsin.

Gelelim Doğu Akdeniz meselesine. Adamlar bizim tapulu arsamızda gecekondu yapıyor, biz kendi alanımızda bina yapmaya kalkınca ciyak ciyak bağırıyor. Hani derler ya yavuz hırsız misali. Ha bizim hiç mi kabahatimiz yok? Var tabii. Güney Kıbrıs Rum Kesimi 2004 de AB'ye girer girmez Ekonomik Münhasır Alan'ını (EMA) tüm dünyaya ilan etti. Ardından da Mısır ve İsrail ile birlikte büyük petrol şirketleri ile anlaştı. Aradan geçti 15 yıl, bizim Dışişleri Bakanlığı hâlâ Türkiye'nin Münhasır Ekonomik Alanını (MEA) ilan etmedi? Neden etmezler, ne beklerler anlamak mümkün değil? Eh, biz sahip çıkmazsak elin oğlu da gelir gecekonduyu yapar. Şimdi şımarık Yunanistan ile birlikte GKRY, AB'den Türkiye'ye yaptırım uygulamasını istiyor. AB de büyük bir hevesle meselenin üstüne atlıyor.  AB'den önceki gün yapılan açıklamada, Türkiye'nin bölgedeki sondaj çalışmaları için yasa dışı ve endişe verici ifadeleri kullanılmış ve  "Türkiye'nin Kıbrıs'ın kuzeydoğusunda yasa dışı sondaj niyeti ciddi endişe kaynağı. Kıbrıs'ın batısında süregiden sondaj operasyonlarının başlamasından iki ay sonra bu planlanan ikinci sondaj operasyonu, Kıbrıs'ın egemenliğini ihlal eden kabul edilemez tırmanmayı daha da ileri götürmüştür." açıklaması yapılmıştı. Adamlar benim tapulu malımda beni yasa dışı diye niteliyor. Eh, malın tapusunu çıkartmadık, gözlerine sokmadık da ondan. Dışişleri malın tapusunu şimdiye kadar çıkartsaydı herkesin sesi kesilmiş olurdu.

Avrupa Birliği'nin ardından şimdi de Avrupa Konseyi Türkiye'nin Akdeniz'deki sondaj girişimlerine yönelik olası yaptırımları görüşmek için çarşamba günü COREPER düzeyinde toplanıyor. AB üye devletlerinin daimi temsilcilerinden oluşan COREPER toplantısında Avrupa Komisyonu'nun hazırlamış olduğu yaptırım seçenekleri masaya yatırılacak. Bu yaptırımlar arasında Avrupa Yatırım Bankası'nın Türkiye'ye olan yardım fonlarını ve kredileri kesmek de var. Ayrıca Strazburg'da Türkiye'nin de üyesi olduğu Avrupa Konseyi'nde gerçekleşecek olan 130. Bakanlar Komitesi Toplantısı'nda konunun öncelikli gündem maddesi haline getirilmesi veya toplantının iptal edilmesi seçenekleri de tartışılacak. Doğu Akdeniz'de en büyük sahildar devlet Türkiye. Dolayısıyla en büyük EMA da Türkiye'nin. Bu EMA'larda o kadar büyük petrol ve gaz rezervleri var ki sadece üç parselde tespit edilen rezervin bile 3 trilyon (milyar değil trilyon) $ değerde olduğu defalarca yazıldı. Tüm alandakini siz düşünün artık. (Bize ait alandaki toplam rezervin değerinin 500 trilyon $ civarında olduğu ifade ediliyor.) Şimdi başta GKRY ve Yunanistan olmak üzere hepsi bu kaynakların üstüne çökme peşinde. Üstelik de Türkiye, KKTC ile TPAO'nın yaptığı anlaşma ve ruhsat ile Yavuz gemisine Dipkarpas bölgesinde arama yaptırıyor. Yunanistan ve AB, KKTC'yi tanımadığı için verdiği ruhsatı da yok sayıyorlar. Ama esas olan bizdeki tapu. Bizim Dışişleri bizim tapuyu göstermekten neden imtina ediyor anlamak mümkün değil. Rusya'nın son çıkışı da bu ortamın üstüne tuz biber ekti.

Bu yazı toplam 539 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar