1. HABERLER

  2. "Türkiye'nin demokratik anlamda bir stratejik dönüşüme ihtiyacı var"
"Türkiye'nin demokratik anlamda bir stratejik dönüşüme ihtiyacı var"

"Türkiye'nin demokratik anlamda bir stratejik dönüşüme ihtiyacı var"

A+A-

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Türkiye'nin demokratik anlamda bir stratejik dönüşüme ihtiyacı var. Ne kadar çok CHP'li belediye, ne kadar çok İYİ Parti'li belediye, ne kadar çok Saadet Partili belediye çıkarsa ve bunların sayısal olarak görünürlüğü çok artarsa dünyaya şu mesaj verilecektir: 'Bütün baskılara rağmen, medyanın bütün tek taraflı yayınlarına rağmen, tek adam rejimine rağmen, Türkiye Cumhuriyeti'nde vatandaşlar demokrasiden yana tavır aldılar' algısı ortaya çıkacaktır." dedi.

Kent merkezindeki otelde sivil toplum kuruluşları, üretici birlikleri ve muhtarlarla bir araya gelen Kılıçdaroğlu, yaptığı konuşmada, kendilerine "Siz kazanırsanız hizmet veremezsiniz, işsizlik sorununu çözemezsiniz, istihdam yaratamazsınız." denildiğini söyledi.

"Ne demek istihdam yaratamazsınız?" diye soran Kılıçdaroğlu, şunları dile getirdi:

"Bir kreş açtığınız zaman 10 tane kadının çalışması lazım o kreşte. Bu çocukların bakımı, mutfağı, yemeği var. Bütün bunlara baktığınız zaman en az 10 kişinin çalışması lazım. Kooperatif kurduğunuz zaman çok sayıda insanın çalışması lazım. İstihdam yaratıyorsunuz. Diyor ki 'Ekonomiden ben sorumluyum.' Elhak, doğru söylüyor. Vallahi de billahi de o sorumlu. Niye o sorumlu? Memlekete 8 milyon işsiz getirdi, kapımızın önüne koydu. Kim yaptı? O, yaptı. Son 16 yılda Londra'daki bir avuç tefeciye ödenen faiz 149 milyar dolardır. 149 milyar dolarlık faizin dışarıya ödenmeyip de Türkiye'de yatırımlara gittiğini bir düşünün. Bölgesinde ne olurdu Türkiye? Dünyada nereye gelirdi Türkiye? 'Borç alan emir alır.' diyordu. Doğrudur. Şimdi emir alıyorlar, borç aldıkları bütün o makamlardan. Türkiye'yi üretimden kopartıyorlar. Batı'nın egemen güçleri dedi ki 'Türkiye'nin tarımdan çekilmesi lazım.' Türkiye, tarımdan çekildi. Tarım desteklemesi yaptılar. Ekilmeyen toprak için çiftçiye para verdiler. Ekmediler. Her şey dışarıdan geliyor.

Tarım Bakanı da diyor ki 'Paramız var ki dışarıdan getiriyor. Dövizimiz var ki dışarıdan getiriyoruz.' İyi de o dövizi sana borç olarak veriyorlar. Arkadan da emir veriyorlar. Gerçekler acı olsa bile oturup bu gerçekleri düşünmek zorundayız."

- "(Türk halkı demokrasiye sahip çıktı) algısı ortaya çıkacaktır"

Türkiye'nin yarın yerel seçime gideceğini söyleyen Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin demokratik anlamda stratejik dönüşüme ihtiyacının olduğunu belirtti.

"Sizlerden sadece şunu istiyorum." diyen Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bir seçime gidiyoruz doğrudur. Bir yerel seçim, o da doğrudur. Ne kadar çok CHP'li belediye, ne kadar çok İYİ Parti'li belediye, ne kadar çok Saadet Partili belediye çıkarsa ve bunların sayısal olarak görünürlüğü çok artarsa dünyaya şu mesaj verilecektir: 'Bütün baskılara rağmen, medyanın bütün tek taraflı yayınlarına rağmen, tek adam rejimine rağmen, Türkiye Cumhuriyeti'nde vatandaşlar demokrasiden yana tavır aldılar' algısı ortaya çıkacaktır.

Bu algı sadece bizim için değil, dünya için de çok önemlidir. 'Türk halkı demokrasiye sahip çıktı' algısı ortaya çıkacaktır. Bizim için seçimin en önemli mesajı bu olacaktır. Bu mesajı bütün dünyaya duyurmak da hepimizin ortak görevidir."

AK Parti'li seçmenlere miting alanlarından seslendiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, "17 yıldır bunları omuzlarında taşıdın' diyorum. 17 yıldır ne istedilerse verdin her seferinde. 17 yılın sonunda Türkiye uçacaktı, doğru yokuş aşağı uçtu. Freni patlamış bir kamyon gibi gidiyoruz." ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

"17 yılın sonunda seni getirdiler, soğan kuyruğuna mahkum ettiler arkadaş.' diyorum. Senin de buna bir 'Dur' demen lazım. Bir ders vermen lazım. Senin çocukların işsiz. Sarayda hiç kimsenin çocuğu işsiz değil. Sarayda her şey var. Her şeyi sattılar. Araziler satıldı, fabrikalar satıldı. Şimdi sıra geldi silah fabrikalarına. Onu da AK Parti'ye ve Milliyetçi Hareket Partisine oy veren kardeşlerimin düşünmesi lazım. Bu memlekette satılmadık ne kaldı Allah aşkına? 70 milyar dolarlık satış yaptılar. Silah fabrikalarını satıyorlar. Milliyetçi olan hiçbir kişi silah fabrikalarını satana ve onun sözcülüğünü yapana gidip oy veremez, oy verme hakkı yoktur.

Gidip oy veriyor ve 'Ben milliyetçiyim' diyorsa bilin ki o çakma milliyetçidir. Onun milliyetçilikle ilgisi yoktur. Milliyetçi dediğin kişi ülkesinin silah fabrikalarına sahip çıkar. Devletin sırları var orada. O fabrikada çalışan işçiler gidip dilekçe verdiler. 'Burayı siz Katar ordusuna vereceksiniz, peşkeş çekeceksiniz. Burada devletin sırları var. Gelecek bu yabancı ordu, bu sırların tamamını öğrenecek. Ben bu suça ortak olmak istemiyorum. Bizim tayinimizi alın, görev verin başka fabrikalara gidelim' diyorlar. O işçilerin her birinin alnından öpüyorum."

- "Her sandık başında arkadaşlarımız olacak"

Kılıçdaroğlu, sağduyuyla sandığa gideceklerine dikkati çekerek, seçimde görev alacak kamu görevlilerinin dikkatli olması gerektiğini belirtti.

Sandık başında görev yapacak kamu görevlilerine de uyarıda bulunmak istediğini anlatan Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

"Siz siyasal bir partinin memuru değilsiniz. Siz, Devlet Memurları Kanunu'na tabi Türkiye Cumhuriyeti Devletinin memurlarısınız. Her görüşten devlet memuru arkadaşımız vardır. Sizin göreviniz bir siyasal partiye yandaşlık yapmak değil, seçimin güven içinde gerçekleşmesi için her türlü özveride bulunmaktır. Bir siyasal partinin yandaşlığı içinde eğer seçim sandığında güvenliği sağlamazsanız, bir siyasal partiye destek veren tutum içinde olursanız bu, Türkiye Cumhuriyeti'nin geleceği açısından ciddi bir sorun olur. Biz, bütün bunların tamamını denetleyeceğiz. Her sandık başında bizim arkadaşlarımız olacak. Kamu görevlilerinin, valisinden kaymakamına kadar bütün kamu görevlilerinin tarafsız bir şekilde bu seçimin gerçekleşmesi için çaba harcamaları gerekiyor. Ne için? Güzel Türkiye için. Bizim ülkemizde de bütün bu baskılara rağmen bir seçim oldu.

Gideceğiz sandıklara ve oylarımızı kullanacağız ve emin olun bu ülkeye baharı getireceğiz. Hiç endişeniz olmasın. Baharı getirdiğimiz zaman göreceksiniz. Huzurlu kentler göreceksiniz. Kendi içinde barışık kentler göreceksiniz. Kimliğini kaybetmiş ama yeniden kimlik kazanmaya ihtiyaç duyan kentler göreceksiniz."

Her kentin kimliği, tarihi ve doğasının bulunduğuna işaret eden Kılıçdaroğlu, o tarihe, doğaya sahip çıkmak, o kentin kimliğini markaya dönüştürüp bütün dünyaya duyurmanın kentlerin ortak özelliği olduğunu söyledi.

Kılıçdaroğlu, 21'inci yüzyılın dünyasında ülkelerin yarıştığı gibi kentlerin de yarıştığını dile getirerek, bugün Eskişehir'e gelen turist sayısı Bursa'ya gelen turist sayısından fazlaysa bütün Eskişehirlilerin oturup düşünmesi gerektiğini belirtti.

"Özellikle esnafın oturup düşünmesi lazım." diyen Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

"Sandığa giderken elinizi vicdanınıza koyun. Çocuğunuz işsizse neden işsiz? Bu ülkede çocuklar yatağa aç giriyorsa neden aç gidiyor? Bu ülkede huzursuzluk varsa neden huzursuzluk var? Bu ülkede demokratik standartlar geriye gidiyorsa neden geriye gidiyor? Bizim insanımızın demokrasiye, bizim insanımızın rahatlıkla düşüncelerini açıklamaya ihtiyacı yok mu? Bu ülkede kadın-erkek eşitliği olmamalı mı? Bütün bunları düşünüp, elimizi vicdanımıza koyup sandığa öyle gidelim ve ülkemize hep beraber baharı getirelim.

İyi bir bahar olsun, güzel bir bahar olsun, umutlu bir Türkiye olsun."

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, salonda bulunan emeklilikte yaşa takılan grubun kendisine seslenmesi üzerine, "Emeklilikte yaşa takılanların sorunlarını biliyorum. İYİ Parti ile ortak bir teklif de verdik ama MHP ve AK Parti'nin oylarıyla reddedildi. Emeklilikte yaşa takılan bir kişi bile olsa gidip AK Parti'ye ya da MHP'ye oy veriyorsa iki elim iki yakanızda olacaktır." ifadelerini kullandı.

(Bitti)

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.