1. YAZARLAR

  2. Durmuş Ali Özyiğit

  3. Türk devlet töresinde askeri darbe diye bir şey yoktur! Olanlar NATO darbesidir!
Durmuş Ali Özyiğit

Durmuş Ali Özyiğit

Analiz
Yazarın Tüm Yazıları >

Türk devlet töresinde askeri darbe diye bir şey yoktur! Olanlar NATO darbesidir!

A+A-

Değerli okuyucularım gündem düştüğü için yine bir fikir analiz yazısı kaleme alayım dedim.

Hemen konuya geçeyim.

İttihat ve Terakki'nin yaptığına darbe diyenlerin başını AKP'liler çekmektedir.

Bu, hem tarihi gerçeklikten uzak hem de siyasi olarak gerçek dışı bir yorumdur.

Öncelikle darbe nedir onu öğrenmek lazımdır.

Darbe elbette sadece askeri olmaz. Ama darbe denilince ilk akla gelen konu askeri olmasıdır.

İttihat ve Terakki'nin yaptığı darbe değildir devrimdir.

Nasıl mı?

Hemen anlatayım.

Babıali Baskınından tutun da meşrutiyet rejiminin getirilmesine kadar süreci iyi analiz etmek lazımdır.

Hangi darbe vardır ki bir parti ile yapılsın?

Ne demek istiyorsun? Hemen açıklayayım.

İttihat ve Terakki bir partidir. Çoğunlukla askerlerin üye olduğu ve yönettiği bir parti.

Tarihçiler her zaman tarihi o dönemin koşullarına göre değerlendirin der. Ve günümüze göre tarihin değerlendirilmesine şiddetle tüm tarihçiler karşı çıkarlar.

O dönemde bir askerin partide üye veya yönetici olması gayet normaldir. Şimdi zaten yasaktır ve böyle bir şey imkânsızdır.

Elbette 1. Meşrutiyet; Namık Kemal, Ziya Paşa ve Mithat Paşa'nın önderliğinde 23 Aralık 1876'da ilan edildiğinde İttihat ve Terakki yoktu. Ama İttihat ve Terakki 2. Meşrutiyet'in ilan edilmesine ön ayak olmuştur.

Buna yukarıda darbe diyorsunuz ama hangi darbe parti ile olmuştur sözüne açıklık getirmek için yazdım.

1. Meşrutiyet'i askerlerin ilan etmiş olması onun darbe olduğunu göstermez.

Çünkü askeri darbeler sonucunda partiler açılmaz tam tersi 60 ve 80 darbelerinde gördük ki partiler kapatıldı. Ha geçici kapatılma ama sonuçta zorla partiler kapatıldı.

1.Meşrutiyet'te ise parlamenter rejim geldiği için birçok parti açıldı.

Ayrıca yukarıda yazdım Namık Kemal gibi birçok demokrasi yanlısı Hürriyet yanlısı aydın yazarın 1. Meşrutiyet'te payının olması onun darbe olmadığını gösterir.

60 ve 80 darbelerinde aydın katkısı yoktu çünkü gece yarısı oldu aydınların yazarların bile haberi olamadı.

Ayrıca 1. ve 2. Meşrutiyet'te padişah indirilmedi bu yönüyle bile baktığımızda nasıl darbe oluyor?

60 ve 80 darbesinde bırakın Başbakanın ve Cumhurbaşkanının indirilmesini belediye başkanlıklarına bile askerler atandı.

2. Meşrutiyet ise İttihat ve Terakki Partisinin ön ayak olması ise zaten darbe değil parti ile darbe mi olur sorusunu bizlere sordurur.

*

Ben her zaman yazılarımda Türk devlet töresinde askeri darbeler yoktur demiştim. Ve hala da aynı fikirdeyim.

"Asker milletiz" sözünü darbeye yoran gerek tarihçi olsun gerekse fikir siyaset adamları olsun hepsine yüzde yüz karşıyım. İsterse profesör değil ordinaryüs olsun fark etmez.

*

Peki, 1960 ve 1980 darbesi ne diyeceksiniz?

İşte şimdi onu açıklıyorum.

Onlar Türkiye NATO'ya girdiği için olmuştur ve Türk devlet töresine terstir.

*

Yeniçeriler padişah indirdi astı bunu bile askeri darbe diyenleri görüyorum.

Yeniçeriler padişah indirdi astı da yerine askeri paşa mı geldi? Veya yeniçeri komutanını mı getirdiler? Başka şehzadeyi padişah yaptılar.

Askeri darbelerde ise Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlık koltuğuna bildiğiniz askerler oturdu.

*

60 ve 80 darbesini de yapan NATO'dur.

15 Temmuz FETÖ'cü alçak darbe girişimi yapan paşalar veya komutanların yurt dışında NATO birliklerine sığınıp biz NATO askeriyiz ifadelerini kullanmalarının da altını fosfor kalemle çiziyorum.

*

NATO sadece burada Türk devlet geleneğindeki askerin yerini ve önemini kullandı diyebiliriz.

Elbette NATO sadece Türkiye'de darbe yaptırmadı. Ama Türk devlet geleneğindeki askerin konumunu iyi kullandı diyebiliriz.

Bakın sözlerim yukarıdaki ifadelerimle çelişmiyor. Çünkü Türk devlet töresinde askeri darbe yoktur.  Türk devleti geleneğinde askerlerin önemli payı vardır ifadeleri aynı değildir.

Birisinde yönetimi askerler zorla ele geçiriyor. Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığı makamına çökülüyor diğerinde ise genel dış ve iç ülke yönetiminde Başbakan, Cumhurbaşkanı veya Padişah fark etmez kim yönetimse ise askerler fikrini beyan ediyorlar. Tıpkı hala devam Milli Güvenlik Kurulu toplantıları gibi… Bunlar istişare toplantılarıdır zoraki değildir. 28 Şubat MGK'sı ile darbe tehditti olduğu o farklıdır.

*

Sanırım net yazdım. Tartışmaya veya ucu açık ifadelere yer vermedim. Bu kanaatteyim.

Bu yazı toplam 191 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar