Kemal Kamburoğlu

Kemal Kamburoğlu

HAYATIN NABZI
Yazarın Tüm Yazıları >

Trump zorda

A+A-

Trump çok zor bir sürecin içinde. ABD içeride kaynayan kazan olmuş. Dış alanda ise yeni cambazlıklar peşinde. Koronavirüs süreci tüm dünyayı etkiledi ama en çok da ABD'yi etkiledi gibi görünüyor. Zira ABD üretim mekanizmalarının hemen tümünü Çin'e yerleştirdiğinden pandemi sürecinde bir solunum cihazı bile üretemedi ve üretimsizliğin büyük sıkıntılarını yaşadı. O nedenle de aldığı dersten dolayı önümüzdeki süreçte "ulusal ekonomi" yolunu tercih edeceklerini açıkladılar. Tabii bu durum ABD için alınmış bir ders de olsa "küresel para baronları" için uygun bir hâl tarzı değildir.  Çünkü küresel para baronları neoliberalizm kılıfındaki vahşi kapitalizmin devamlılığından yanadırlar. Onlar için dünyadaki insanların bir kıymeti harbiyesi olmadığı gibi ABD vatandaşlarının da pek bir değeri yoktur. Trump da aslında "tüccar zihniyetli" bir başkan olduğundan küresel para baronlarına yakın görünmekle birlikte tüm dünya gibi pandemi sürecinde ortaya çıkan gerçekleri de görmek durumunda kalmıştır.

Sakal bıyık misali

Amerikan halkının varlığı olmadan "küresel para baronlarının" kurduğu sistemin çalışması da pek mümkün olmadığından Trump iki arada bir derede kalmış görünüyor. Hani üste tükürsen bıyık, alta tükürsen sakal misali. Pandemiye şok biçimde yakalanan ve baştan da çok ciddiye almayan ABD'de Covid-19 nedeniyle 104.523 kişi hayatını kaybetmiş bulunuyor. ABD ekonomisi bu süreçte yani yılın ilk çeyreğinde yüzde 5 küçüldü ki bu denli bir küçülme beklenmiyordu. Bu küçülme birçok iş yerinin kapanmasını 40 milyonun üzerinde insanın da işsiz kalmasını beraberinde getirdi. Zaten ABD'de sokakta yatan, sağlık sigortası olmayan milyonlarca insan da var. Bu işsiz, aç, hasta insanlar ABD için çok büyük bir barut fıçısını oluşturuyorlardı. Eğer barut fıçısı ortaya düşmüş, kapağı da açılmışsa o barut fıçısının ateşlenmesi küçük bir kıvılcıma bakar. Nitekim o kıvılcım da Minneapolis kentinde daha önce de vukuatları olan bir polis memurunun George Floyd isimli siyahî bir ABD vatandaşının boğazına basarak onu boğarak öldürmesi oldu. Şimdi ABD yangın yeri gibi. Zaten ABD'de kurulduğundan beri beyazlarla siyahların çatışması vardı. Zira ABD'nin kurulduğu yıllarda köle tüccarlarınca Afrika'dan getirilen zenciler bugün ABD'deki siyahî vatandaşların ataları oluyor. 1960'lı yıllarda dahi ABD'de siyahlar otobüslerde en arkada yer varsa binebiliyorlar, her dükkândan alışveriş yapamıyorlardı. Hâlâ ABD'de nüfusun önemli bir kısmında hem beyazların hem de siyahların bilinçaltında şu var; beyazlar "bunlar bizim kölelerimizdi" diye bakıyorlar, siyahlar da "bunlar bizi kaç yüzyıl köle olarak kullandılar" diye bakıyorlar. Hani yılanla çoban hikâyesi gibi. Çoban yılana "artık bitsin bu kavga, dost olalım" demiş de yılan da çobana "sende bu evlat acısı, bende de bu kuyruk acısı varken biz sonsuza kadar dost olamayız" demiş ya. İşte o hesap.

Öfke arttı olaylar yayıldı

Bu demografik ve sosyolojik gerçek bilindiğinden biz hep eninde sonunda bir gün ABD'nin parçalanacağını düşünmüşüzdür. O günün ne zaman olacağını bilemeyiz ama bugün ABD'de birçok eyaletlerde, şehirlerde ayaklanmalar hızla yayılıyor ve büyüyor. Trump'ın Floyd olayında hemen tepki vermemesi, yargının katil polisi 4 gün sonra tutuklaması, bu 4 gün içinde protestocu ABD'lilere karşı Trump'ın yarı askeri konumdaki "ulusal muhafızları" devreye sokması ve silah kullanılacağını söylemesi, Beyaz Saray'da köpekler ve silahlar var demesi, ABD'lileri daha da fazla öfkelendirdi ve olaylar tüm ABD'ye yayıldı. ABD'de Kasım'da seçimler yapılacak ve Trump'ın rakibi ise Joe Biden. Analistler mevcut koşulların devamında Trump'ın kaybedeceğine, Biden'in kazanacağına çok yüksek ihtimal veriyorlar. Joe Biden uluslararası alanda Trump'dan çok daha sert politikalar izleyecek kuşkusuz. Bilindiği gibi Pentagon da Joe Biden'e daha yakın duruyor. Çünkü Pentagon şahin politikalardan yanadır ve esasen Pentagon, ABD devletinin asıl sahipleri olan "küresel para baronlarının keskin kılıcı" olup ABD'yi gerçekte yöneten ABD derin devletinin ta kendisidir.

Bu durum Türkiye açısından da çok önemli sonuçlar getirebilir. Çünkü günümüzdeki her hadise bir başka alandaki hadise ile doğrudan bağlantılıdır. Şöyle ki; ABD, Orta Doğu'da özellikle de Suriye'de Türkiye'nin bekası ile ilgili şer faaliyetlerine devam etmektedir. Bunun en yakın ve somut örneği; ABD öncülüğünde kurulan Uluslararası Koalisyon'un Irak ve Suriye Özel Operasyonlar Komutanı General Eric Hill'in birkaç gün önce Irak'ın kuzeyindeki Kürt bölgesel yönetim için "Kürdistan" ifadesini kullanması, bu bölgenin "terörle" mücadele konusunda ABD'nin bölgedeki önemli ortaklarından biri olduğunu belirtmesi, yine ABD'li generallerin Suriye'de "Garnizon Kürt Devleti" kurmak amacıyla sözde "General" terörist Mazlum Kobani ile resmî toplantılar yapmasıdır. Bunlar adım adım BOP'un(Büyük Ortadoğu Projesi) ilerleme aşamalarıdır.

Şimdi de onu karıştırıyorlar

ABD bu faaliyetleri yürütürken ABD'de, içinde büyük ölçüde beyazların da olduğu mutsuz kesim Floyd olayı ile birlikte birdenbire sokaklara döküldü. Tıpkı ABD'nin bir zamanlar birçok ülkede yaptığı "renkli devrimler!" gibi. Bumerang geri döndü ve ABD'yi vurdu. Trump attığı tweet ile bu kargaşanın arkasında Çin'in olduğunu işaret ediyor. Olabilir; çünkü Çin'in tarihî stratejisinde "hasmını ağır bir çarpışmaya girmeden çökert" prensibi vardır. E, Allahın sopası tam da bu herhalde. Bunca yıldır dünyayı karıştırdı, şimdi de onu karıştırıyorlar. İşin sonu nereye gider bilemeyiz ama bu işler başka ülkelere "bahar getirmeye" benzemez. Buzdan kale bir anda paramparça da olabilir. Nereden bakarsanız bakın Trump zorda ve her koşulda yeni bir seçim kazanması da çok zor görünüyor. Asıl endişemiz, ABD, 'ben nasılsa yanıyorum, yanarken dünyayı da yakayım' demesin. Çünkü büyük kaoslar hatta büyük savaşlar tarihte hep böylesi benzer süreçlerin sonunda yaşanmıştır. Dileriz böyle olmaz. Bekleyip göreceğiz.

Bu yazı toplam 391 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar