Hüdavendigâr Onur

Hüdavendigâr Onur

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Timur Han

A+A-

Tarih kitaplarında 'Emir Timur' diye bahsedilen Timur, 1336 yılında Özbekistan'daki Şehr-i-Sebz kentinde doğar. Babası yöredeki Barlas kabilesinin emiri Turagay, annesi Tekina Hatundur.

Çağatay Hanlığı çökmeye yüz tutarken, hâkimiyet hanlardan çok kabile reislerinin elinde bulunur. İlk kez 1360 yılında adından söz edilen Timur, Doğu Türkistan'da hüküm süren Çağatay Hanı Tuğluk Timur'un yanında yer alır.

Tuğluk Timur da, zamanla Maveraünnehir'i oğlu İlyas Hoca'ya bırakır, Timur'u da onun emrine verir. Timur bir süre sonra 1000 kadar askerle Sistan hakimi Melik Fahreddin'in safına geçer. Timur, Fahreddin'in düşmanlarıyla çıkan bir savaşta sağ el ve ayağından yaralanır. Tedavi görmesine rağmen sakat kalır. Askerlik hayatının bittiğini düşünerek moral olarak çöker. Ancak gördüğü bir karıncanın azmi hayatında büyük değişikliğe neden olur.

Timur, dinlenmek için bir duvara dayandığı sırada bir karıncanın defalarca düşmesine rağmen duvara tırmanmaya çalıştığını, sonunda tırmanmayı başardığını görür. Bunun üzerine 'bir karınca bunu başarabilirse ben de başarabilirim' diye düşünerek kendine güven gelir ve toparlanır.

Çağataylar ve Moğollar arasındaki çatışmalara katılır, ama sürekli saf değiştirir. Yararı dokunacağını ümit ettiği kimselerle akrabalık bağları kurar. Yapılan bir kurultayda tahta geçer. Orduyu güçlendirir. Çevresindeki toplulukları bir araya getirir. Ülkesinin toprakları sürekli genişler ve Bağdat'a kadar yaklaşır. Bu arada Altın Orda hükümdarı Toktamış'ın üzerine yürür ve Terek Irmağı kıyısında karşılaşırlar. Savaşı Timur kazanır.

Ankara Savaşı'nı anlatmaya ise gerek yok.

Hemen herkes az ya da çok haberdardır.

1405 yılında yaşama veda eder.

***

Adil ağabey

Tarih: 31 Temmuz 1977, Artvin.

Alışveriş yapmak amacıyla Çarşıbaşı semtine indim. Artvin Sağlık Ocağı yanındaki dut ağacının önünde polislerin inceleme yaptığını görünce "Ne olmuş acaba?" diye merak ederek olay yerine yaklaştım. Bir polis duvar üstüne daktilo koymuş bir şeyler yazıyordu. Etrafı taşlarla çevrili bir alanda yerde kan izlerini fark ettim. Hâlâ gözümün önündedir. "Acaba kime kıydılar?" diye düşündüm. Biraz dolaştıktan sonra bir tanıdığa rastlayıp sordum, tanıdığım "kalabalık bir gurubun Adil Karagülle'ye saldırdığını ve yaralandığını" söyleyince "eyvah" diye hayıflandım. Karagülle, ağır yaralı olarak Erzurum'a hastaneye götürülürken yolda uçmağa varmıştı. İki Ağustos günü Artvin'de toprağa verildi. Adil Karagülle'yi katledenler arasında amcasının oğlu Necmi de varmış. Acım biraz daha arttı.

Adil Karagülle, faşizme, komünizme, sosyalizme ve her türlü emperyalizme karşı çıkan bir Türk ve Müslüman genciydi.

Peki niye şehit edildi?

Adını yukarıda verdiğimiz yabancı ideolojilere karşı çıktığı için.

Askerden yeni gelmişti, ticarete atılmayı düşünüyordu. Hayallerini toprağa gömdüler.

Durağı cennet olsun.

Bu yazı toplam 379 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar