Mehmet Eyüp Yardımcı

Mehmet Eyüp Yardımcı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Terrakotta

A+A-

Çin'de tüm beylikleri yendikten sonra "Savaşan Devletler" dönemine son veren Qin Hanedanı'nı kurarak kendi imparatorluğunu kuran "Qin Shi Huang'ın" mezarını koruduğuna inanılan "Terrakotta" yani "Toprak Askerler"'i hemen hemen herkes bilir.

Qin Shi Huang henüz hayatta iken M.Ö. 246 yılında mezar inşası başlar ve 700 bin işçinin görev aldığı çalışma ise 30 yıl küsur zaman alır.

Mezarda yer alan asker heykellerinin boyları 183-195 santimetre arasında değişir ve her bir askerin yüz ifadesi diğerine benzemez. Kazı alanında hâlâ toprak altında 8000 asker, 520 atıyla birlikte 130 savaş arabası, 150 süvari atı bulunduğu ise tahmin edilmektedir.

Toprak askerler ve atları, arabaları öylece sessiz, sakin ama her an yapılacak bir saldırıya hazır halde beklemekteler yüzyıllardır.

Beş bin yıl önce Çin hokkabazlar topa ayaklarıyla dans ettiriyorlardı ve daha sonra ilk oyunlar da Çin'de düzenlendi. Sahanın ortasında bir çit vardı ve iki taraftaki oyuncular ellerini kullanmaksızın topun yere değmesini engelliyorlardı. Bu gelenek, hanedandan hanedana aktarılarak sürdü. Milattan önce yapılmış bazı anıtlardaki rölyeflerde ve Milattan sonra yapılmış bazı kabartmalarda görüldüğü gibi Ming Hanedanına mensup Çinliler Adidas'ın ürettiği toplara benzeyen toplarla oynamışlardı.

Ming hanedanı gibi Qin Hanedanı mensupları da aynı benzer toplarla oynamışlar mı bilinmez ama "Toprak Askerlerin" içinde ayağına top değmiş illaki birkaç yetenekli asker olmuştur.

Şimdi öylece, sessizce bekleyen askerler.

Saha kenarının mutlak hâkimi, sahadaki asker futbolcuların komutanı olan teknik adamların son zamanlarda, sahadaki adalet dağıtıcı olması gerekli hakemlerin yersiz, gereksiz ve haksızca kararlarına isyan ettiklerini görüyoruz.

Biraz empati yaptığımızda aslında çok da haksız olmadıklarını göreceksiniz. Bütün bir hafta futbolcularıyla birlikte, onlarca taktik, fiziksel hareket ve düşünce fırtınasıyla sadece doksan dakika sürecek bir mücadeleye hazırlanıyorlar. Kazandıklarında ve kaybettiklerinde ise çok şeyi geride bıraktıkları bir mücadele. Eleştiriler, yorumlar, akıl verenler, aklının onlardan daha iyi olduğunun pazarlamasını yapanlar.

Değişik bir savaşın oynandığı arena...

Eski hakem, dünün ve bugünün eğlenceli yorumcusu Ahmet Çakar son Alanyaspor karşılaşması üzerinden Sergen Yalçın'ı adeta hedef olarak hakemlerin önüne sürdü ve dedi ki! Sen kimsin de benim hakemime laf söylersin!

Hatta olayı bir adım öteye götürüp, Sergen Yalçın isminin yanına Fatih Terim ismini de ekledi.

Sergen Yalçın, Fatih Terim ve diğer teknik adamlar bugün haksızlığın simgesi olmuş MHK ve elemanlarının haksız kararlarına karşı ne yapacaklardı? Hazır ola geçip, öylece "Terrakotta" askerleri gibi bekleyecekler miydi?

Ne güzel değil mi? Sen futbolun kitabında, dünyanın her yerinde aynısı uygulanmak üzere geçerli kurallarını, her maç ve her takıma ayrı uygula, haksız bir ortam oluştur, bir takımın şampiyonluk veya ligden düşmesine etki edecek puan kayıplarına sebep ol ama kimse sana bir şey demesin.

Yağma Hasan'ın böreği tabii yersen...

MHK ve hakemlerinin aklını başına devşirme zamanı geçmiştir, bu işler böyle gitmiyor.

Yapılacak tek şey var futbolun kurallarını her maçta takım, kişi, kulüp, futbolcu, teknik adam ayırt etmeden uygulayacaksın ama tüm bunları yapmadan önce oturup o kitabı önce bir okuyacaksın, ezberleyeceksin, hangi kuralda, hangi hatanın karşılığı hangi cezayı gerektiriyor filan.

Ezberle ve hayata geçir. Hayata geçirirken de tıpkı adaletin simgesi hanım gibi gözlerini kapatmayı da unutma!

 

Bu yazı toplam 1751 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar