1. YAZARLAR

  2. Hüdavendigâr Onur

  3. Tarih öğretmeni: Tahsin Ünal
Hüdavendigâr Onur

Hüdavendigâr Onur

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Tarih öğretmeni: Tahsin Ünal

A+A-

Tarihçi. 1920 yılında Karaman'ın Akçaşehir kasabasında doğdu.

Babasının adı Hacı Yahya, annesinin adı Hanım'dır. İlkokul ve ortaokulu memleketinde okudu. Konya Lisesi edebiyat kolundan 1939'da mezun oldu. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih bölümünde eğitime başladı. Ankara Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesini bitirdi. Tarih dalında doktorasını yaptı. Tarih öğretmenliği yaptı. Emekli olduktan sonra siyasete girdi. Alparslan Türkeş'in yanında bulundu. Milliyetçi Hareket Partisi'nde (MHP) çeşitli görevlerde bulundu, genel başkan yardımcılığı yaptı. MHP ve Ülkücü Kuruluşlar davasında yargılandı. Milliyetçi Çalışma Partisi'nde (MÇP) görev aldı. 1988 yılında hac görevi için gittiği Mekke'de kalp krizi geçirerek uçmağa vardı. Kabri oradadır.

Evdeşi, Karaman'ın tanınmış müderrislerinden (profesör) Mahmut Fevzi Erdoğdu'nun kızı Fatma Kevser hanımdır.

Yapıtlarından bazıları: "Türk Siyasi Tarihi (1700-1958)", "Atatürk ve Millî Mücadele", "Karamanoğulları Tarihi", "Millî Eğitim Davamız", "Türklüğün Sembolü Bozkurt", "Tarım Kentleri", "Türkler ve İslamiyet", "Osmanlılarda Fazilet Mücadelesi", "Türk'ün Sosyo-Ekonomik Tarihi".

*

Tahsin Ünal'ın okuduğum yapıtlarından biri, Emel yayınlarından çıkan 'Türk Siyasi Tarihi'dir. Erzurum'da, Hasret kitabevinden almıştım.

Biz, Ünal'ın yapıtlarının yeniden yayınlanmasının faydalı olacağını düşünüyoruz. İstanbul'da, 2005 yılında Bilgeoğuz yayınlarından çıkan "Türk Sağı Sözlüğü" adlı yapıtta, Tahsin Ünal'dan kısa da olsa bahsediliyor.

*

Türk Siyasi Tarihi'nden köşemize aşağıdaki alıntıları yaptık:

"Siyasi tarih, genel olarak "devletlerin kuruluş, yükseliş, işleyiş ve yıkılışı ile sair devletlerle olan münasebetlerinden bahseder" şeklinde tarif edilir.

Tarihi hadiseleri iyi anlayabilmek için, önce bu hadiselerin cereyan ettiği muhiti, yani cemiyeti bilmek lazımdır.

Lale Devri'nin bu eğlence, sefahat tarafı bir yana, o vakte kadar cemiyetimizde mevcut olmayan birtakım yeniliklerin yapıldığı görülür. Bunlardan biri ve belki de birincisi matbaanın açılmasıdır. Avrupa'da matbaa açılalı 270-300 sene olduğu halde bizde matbaanın kıymet ve ehemmiyeti anlaşılmamıştı. Onun için de Lale Devri'ne kadar bir matbaanın teessüsüne kimse çalışmamıştı. Gerçi İstanbul'da Rumların kendi lisanları ile eserler tab eden matbaaları vardı.

Lale Devri, ilmi, fikri, sınaî ve teknik cephesiyle Orta Çağ hayatından çıkarak muasır milletler gibi yaşamak için yapılmış bir hamle, yahut Avrupa terakkiyatına doğru atılmış bir ilk adım telakki edilebilir.

Bir imparatorluk durup dururken yıkılmaz. Önce imparatorluğun hücreleri demek olan fertler fikren, ahlaken hastalanır dejenere olur ve yıkılır. Sonra bu yıkım müesseselere, rejimlere sirayet eder.

Muharebeler, sağlam cemiyetlerin ilacı, hasta cemiyetlerin ecelidir.

Bu yazı toplam 285 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar