1. YAZARLAR

  2. Hüdavendigâr Onur

  3. Rus milliyetçiliğine dair bir eser
Hüdavendigâr Onur

Hüdavendigâr Onur

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Rus milliyetçiliğine dair bir eser

A+A-

Türk ulusunun tarihte iyi ya da kötü ilişki içinde olduğu toplumlardan biri de Ruslar olmuştur. Günümüzde, Suriye sorununda olduğu gibi... 93 Harbi denilen 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı ise en önemli harplerden biri olup II. Abdülhamit ve Çar II. Alexander döneminde yaşanmıştır. 

Rus Çarı I. Petro'ya ait olduğu söylenen ve tarih kitaplarında yer alan bir vasiyette, "Boğazlar ile Basra körfezine ulaşmak gerektiği, buraları yönetenlerin dünyayı idare edeceği" belirtiliyor. Sovyetler Birliği döneminde bile Rus yöneticilerin bir hedefinin sıcak denizler olduğu, bu yüzden "İstanbul ve Çanakkale boğazlarının rüyalarını süslediği" ifade edilir. Bu nedenle ister istemez Türkiye ile ilgilenmişlerdir. Osmanlı Devletinin son dönemlerinde yaşanan Ermeni sorununa el atmaları, Ermenileri desteklemeleri, Türkiye Cumhuriyeti döneminde bazı sol hareketleri destekleyip iç savaş çıkartmaya çalışmalarının nedenleri bu olabilir mi? Biz yine de, hani bir söz vardır ya "Konuyu tarihçilere bırakalım."

*

Gelelim asıl meseleye...

Size bir kitap tanıtacağım. Sovyetler Birliği'ni iyi tanıyan ve tahlil eden John B. Dunlop, Darrel P. Hammer, Andrei Sinyavsky, Ronald Grigor Suny ve Alexander Yanov'un makalelerinden oluşan "Günümüzde Rus Milliyetçiliği" adlı yapıt o döneme ait önemli bilgiler içeriyor. Forum yayınlarından çıkan yapıtı Türkçeye Fatma Arzık ve Murat Aygen çevirirken, yayına hazırlayan ise Adnan Şenel.

Önsözü yazan Aydın Yalçın, eseri şöyle tanıtıyor: "Rus milliyetçiliğinin niteliğini, kaynaklarını, nedenlerini, içeriğini ve hedeflerini açıklamaya çalışan bu makale dizisinde, konunun uzmanları çeşitli açılardan kendi gözlemlerini ve değerlendirmelerini okurlara sunmaktadırlar."

Dunlop'un makalesi "Çağdaş Rus Milliyetçiliği Spektrumu", Hammer'in yazısı ise "Glasnost ve Rusçuluk Fikri" başlığını taşıyor. Sinyavsky, 'Rus Milliyetçiliği'ni anlatırken, Grigor Suny de "Glasnost ve Perestroika Döneminde Rus Milliyetçiliği" konusuna değiniyor. Yanov da, karşı devrim ideolojisi olarak 'Rus Milliyetçiliği'nden bahsediyor. 

Bilindiği gibi, Sovyetler Birliği, asıl adıyla Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB), Rus İmparatorluğu'nun Vladimir Lenin önderliğindeki Bolşeviklerce 1917 yılı Ekim devrimiyle yıkılmasından sonra 1922 yılında kurulmuş ve 1991 yılına kadar sürmüştür. Sovyetler Birliği'nin son lideriyse Mihail Gorbaçov'dur. Gorbaçov'un, "perestroika" ve "glasnost" adını verdiği reform çalışmalarıysa Soğuk Savaş'ı bitirmiştir. Sovyetler'in dağılmasıyla birlikte Türk Cumhuriyetleri dediğimiz Kazakistan, Azerbaycan, Türkmenistan, Özbekistan, Kırgızistan gibi Türk devletleri ortaya çıkmıştır.

*

1980 yılından önce Türk çocukları, esir Türk illerinin özgürlüğüne kavuşması için mitingler düzenlerdi. Sovyetler dağılıp buradaki soydaşlarımız bağımsızlığına kavuşunca şahsen ben hem sevinmiş hem de beklenmedik bir durum olduğu için hayret etmiştim. O zamanlar bu ülke Amerika ile birlikte süper güçlerden biriydi.

Eserde bir makalesi olan Darrel P. Hammer belki de bu yüzden şöyle demektedir: "Muhtemelen Mihail Gorbaçev de glasnostun sonuçlarına başkaları kadar şaşmıştır."

Bu yazı toplam 384 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar