1. YAZARLAR

  2. Kemal Kamburoğlu

  3. Putin "Kanal İstanbul" projesinden mi rahatsız?
Kemal Kamburoğlu

Kemal Kamburoğlu

HAYATIN NABZI
Yazarın Tüm Yazıları >

Putin "Kanal İstanbul" projesinden mi rahatsız?

A+A-

İdlib'de yedi Mehmetçiğimiz ile bir sivil görevlimizin Suriye Rejim Güçleri'nin saldırısı sonrasında niçin şehit edildiklerini bir önceki yazımızda sizler anlatmıştık. Rusya'nın desteklediği Suriye Rejim Ordusu'nun İdlib bölgesindeki radikal cihatçıları kuzeye doğru sürdüklerini anlatmış, bu durumun da Türkiye'ye sızmalarını mümkün kılacağını söylemiştik.                                                                                                                         Burada kritik arazi arızası M4 ve M5 karayoludur. Suriye Rejim Ordusu'nun M4 ve M5'in üstüne geçmesi çatışmaları farklı boyuta evirir. Türkiye'nin vekâlet savaşını yürüten ÖSO'nun dört Rus subayını öldürmesi ve Rus bayrağını çiğnemesi de Rusya'nın gözlem noktalarımıza saldırıda Suriye'ye yol vermesine görünür bir sebep olmuştur. (Oyunu değiştirmek için Rus subaylarının ÖSO içine sızan karşıt istihbarat örgütleri mensuplarınca öldürülmüş olma ihtimali de yüksektir.) Bölgedeki istihbarat örgütlerinin Türkiye'yi radikaller ile kolkola yürüyen bir güç görünümüne yerleştirmeye çalışmaları ve bu yolla dünya kamuoyunda Türkiye'yi teröre destek veren ülke damgasını vurmaya çalışmaları da göz ardı edilmemelidir. Bütün bunların ötesinde ABD'nin bölgede bir mezhep çatışması çıkartmaya çalıştığı bilinen bir gerçektir. Suriye Rejim Ordusu'nun Türk Ordusu ile çatışması halinde bölgede bir mezhep çatışmasının fitilinin de ateşlenebileceği ve bu çatışmanın emperyal güçlerce Türkiye içine taşınmasına azami gayret sarf edecekleri de unutulmamalıdır. Dış politik süreçler satranç tahtasıdır. Biliyoruz ki; Putin gerçekte de çok iyi bir satranç oyuncusu ve eski bir KGB subayıdır. Putin'in 8 şehit verdiğimiz olayda Suriye Rejim Ordusu'na yol vermesinin daha geniş bir perspektifle başka temel sebepleri olduğu da değerlendirilebilir. Sözkonusu temel sebepleri şöyle sıralamak mümkündür; Türkiye'nin Libya'da Sarrap Hükümeti'ni Rusya'nın ise Hafter'i desteklemesi, Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Ukrayna ziyareti sırasında Rusya'nın hasmı ve ABD yanlısı olan Ukrayna'yı maddi ve siyasi anlamda desteklemesi. Bu ziyaret sırasında Kırım meselesini açarak "Kırım'ın ilhakını tanımıyoruz" demesi, Kırım'a girişi yasaklanan Kırım Tatarları Lideri Mustafa Cemil Kırımoğlu ile görüşmesi, "Kırım Tatarları'nın haklarının korunmasını takip ediyoruz" sözleri Rusya'nın gelecekteki satranç hamleleri için Moskova tarafından dikkate alınan sebepler olarak değerlendirilebilir. Tüm bunların ötesinde Putin'in "Kanal İstanbul" projesi ile ABD donanmasının Karadeniz'e kolayca girebileceği ve bu durumun Rusya'nın güney güvenliğini tehdit edeceğini düşünmesi de İdlib'deki çatışmanın (gelecekteki muhtemel problemlerin de) görünmeyen nedenleri olarak yansıyabilir. Kırım konusundaki söyleme karşılık Kremlin Sözcüsü Peskov'un "Bu dili doğru bulmuyoruz" açıklaması diplomasi düzleminde önemli bir işarettir. Türkiye ile Rusya ilişkilerinin bozulması en çok ABD'nin işine yarayacaktır. O nedenle de ABD "İdlib'de Türkiye karşılık vermeli" diye destek açıklaması yapmıştır. Türkiye özellikle şu aşamada Rusya ile ilişkilerini asla bozmamalı hatta daha da güçlendirmelidir. Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Putin ile görüşerek meseleyi "usuletle ve suhuletle" çözeceğini ifade etmesi çok doğru bir hal tarzıdır. Son söz; Türkiye İdlib konusunda oyuna gelmemek için tıpkı Barış Pınarı Harekâtı'ndaki gibi kararlı ve net bir strateji ile amacını ortaya koymalı, buna uygun bir harekât planını da deklere etmelidir. 

Bu yazı toplam 663 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar