1. YAZARLAR

  2. Kemal Kamburoğlu

  3. Psikolojik harekât
Kemal Kamburoğlu

Kemal Kamburoğlu

HAYATIN NABZI
Yazarın Tüm Yazıları >

Psikolojik harekât

A+A-

Barış Pınarı Harekâtı'nda bir haftayı geride bıraktık. Harekât olanca hızı ile devam ediyor. Herkes emin ve rahat olsun ki; Kahraman Mehmetçiğimiz bu harekatı planlanan en kısa sürede başarı ile sonuçlandıracak ve harekatla elde edilmesi beklenilen siyasi ve askerî hedeflere ulaşacaktır. Diğer bir deyişle operasyonel birliklerin taktik ve manevra kabiliyetleri en üst düzeydedir. Lojistik destek açısından da hiçbir sorun olmadığını biliyoruz. Lakin önemli bir noktayı burada sizlerle paylaşmak isteriz. Biz her alanda alın terimizle, yüreğimizle, gayretimizle, kanımızla elde ettiğimiz kazanımlarımızı masalarda kolay elden kaçırabilen bir milletiz. Tarihte de hep böyle oldu. Bu harekâtta Türkiye tartışmasız ve sonuna kadar haklıdır. Çünkü PKK terör örgütü ve arkasındaki emperyal güçler Türkiye'nin ulusal güvenliğini ve Türk Milletini tehdit etmektedir. Alçak PKK/PYD teröristleri daha dört gün evvel birkaç aylık bebeğimizi, küçücük çocuklarımızı, kadınlarımızı şehit etti. Şimdi aynı PKK/PYD teröristleri Batı medyasında bas bas bağırıyorlar Türk Ordusu sivilleri vuruyor diye. Yani hem kendileri yapıyor hem de Kahraman Türk Ordusunun üstüne atmaya çalışıyorlar. Batı medyası da bu canilerin yayınladıklarını tüm dünya kamuoyu ile paylaşıyor. Geçmiş zamanlarda başka ülkelerde yapılan katliamların resimlerini bulup sosyal medya ağları üzerinden internete koyarak sanki şimdi Kahraman Türk Ordusu bunları yapıyormuş gibi aşağılık bir yalan manzumesi ile dünya kamuoyunu etkileyerek kendilerini kurtarmaya çalışıyorlar.

Batı medyası genel anlamda iç politik konularda özgürce yazar ama dış politik alanda yani ulusal çıkarlarının söz konusu olduğu durumlarda mensubu oldukları ülkelerin hükümetlerinin politikaları doğrultusunda yayın yaparlar. Zaten devlet mekanizması da böyle olması üzerine kurgulanmıştır. Tabii söz konusu ülkelerin kamuoyları da bu yayınlardan kolayca etkilenir. Günümüz dünyasında kabul görmüş bir gerçek var; dünya kamuoyu birçok olayın yönünü değiştirebiliyor. Kamuoyları da oluşturulan algılarla yönleniyor. Algı oluşturmada en etkin enstrümanlar medya ve sosyal medya araçlarıdır. Bu durum devletlerce de bilindiğinden her devlet bir "psikolojik harekât merkezi" ya da diğer adı ile "psikolojik harp dairesi" oluşturmuştur. Türkiye'de de bu görev Genelkurmay Başkanlığı'ndaki Psikolojik Harp Dairesi'ndeydi. Hain FETÖ terör örgütünün Ergenekon ve Balyoz kumpasları sonrasında bu daire çok küçültüldü. Lakin işte şimdi ne kadar büyük öneme sahip olduğu ortaya çıktı. Bu dairede görevli personel bir "kurmay aklı ve kurmay planlaması" ile psikolojik harekâtın gerekliliklerini tespit etmek ve uygulamaya konulmasını sağlamakla görevlidirler.

  Psikolojik harekât tarihin her döneminde her çatışmada büyük önem taşımıştır. İkinci Dünya Harbi'nde Joseph Goebbels psikolojik harekâtın adeta dâhisi olarak ortaya çıkmıştır. PKK/PYD ve hain müzahirleri tüm dünyaya "Türkiye Kürtleri öldürüyor. Bunun için Suriye'ye girdi" propagandası yapıyor ve bu algıyı oluşturuyor. Bu algı mutlaka kırılmalıdır. PKK/PYD teröristlerinin kendilerini Kürt halkı ile özdeşleştirmelerinin sahtekârlığı tüm dünya kamuoyuna anlatılmalıdır. Türklerin Kürtleri öldürmesi gibi bir kavramın hayatın olağan akışı ile örtüşmesinin mümkün olmadığı ısrarla vurgulanmalıdır. Şöyle ki; Vanlı bir kız İstanbullu bir erkekle evlenmiş. Çocukları olmuş, torunları olmuş. Bu durumda o İstanbullu Türk'ün o Vanlı Kürtü öldürmesini düşünmek aklı kaybetmekten, delirmekten başka bir şey olur mu? Türkiye'deki tüm etnik kökenler sonuçta üst kimlik olan Büyük Türk Milletinin ayrılmaz asli parçaları ve Türkiye Cumhuriyeti'nin asli sahipleridir. Ancak ta 1984'ten beri hem Kürtlerin temsilcisi olduklarını söyleyip hem de daha yeni şehit olan 8 Kürt vatandaşımız dâhil bugüne kadar bebek, kadın, çocuk demeden binlerce Kürt kökenli vatandaşımızı katletmesine ne demeli? İşte bütün bunların tüm dünya kamuoyuna en açık ve anlaşılır biçimde başta devletin yetkili organları olmak üzere zaman kaybetmeksizin aklı eren herkesçe ama herkesçe anlatılması ve bir tür propaganda harekâtının yürütülmesi şarttır.

Başta ABD ve AB ülkeleri olmak üzere oradaki devlet yönetim kademeleri bir avuç PKK/PYD etki ajanının esiri olmuş görünüyorlar. Özellikle Fransa ve Almanya gibi ülkelerde siyasilerin PKK aşkı zaten biliniyor. Danielle Mitterrand gibilerinin PKK'lı sevgilileri ile yataklarını paylaştıkları da bilinen gerçeklerdir. Ancak ülkelerin kamuoyları doğru bilgilerle bilgilendirilebilirse o ülkenin hükümetlerinin kendi kamuoylarının düşünce, tutum ve davranışlarının aksine bir politika izlemesi çok da mümkün olmaz. Hiç kimsenin en küçük kuşkusu olmasın; Mehmetçik Suriye'de PKK/PYD terör örgütünü çok büyük ölçüde etkisiz hale getirecek, en az 40-50 yıl ülkemizin başına bela olmasını önleyecektir. Bunun sonucunda sahada önemli kazanımlar elde edilecektir. Psikolojik harekâtta yeterli mesafeyi almakta gecikirsek sahadaki kazanımlarımızın riske girmesi söz konusu olabilir. O nedenle elimizi çabuk tutmak zorundayız. Yani masada hiçbir kazanımımızı kaybetmemek için. Bu yazı yazıldığı gün sekiz şehidimiz vardı. Allah şehitlerimize rahmet eylesin. Mekânları cennet olsun. Allah Kahraman Mehmetçiğin yar ve yardımcısı olsun.

Bu yazı toplam 417 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar