Mehmet Eyüp Yardımcı

Mehmet Eyüp Yardımcı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Pinokyo

A+A-

İyi kalpli Mavi Peri’nin Geppetto ustanın dileğini duyup, üzüldükten sonra sihirli değneğiyle burnuna dokunarak “uyan” birdenbire canlanan, başlıca kahramanlarının Pinokyo, Geppetto, Jiminy Cricket, Konuşan Çekirge’nin olduğu Carlo Collodi’nin eseri “Pinokyo”’yu bilmeyen, duymayan, okumayan yoktur.

Hani şu yalan söylediğinde burnu uzayan kukla…

Bizlere yalan söylemenin ne kadar da kötü bir şey olduğunu anlatır, küçükken hepimiz en ufak yalanda elimizi gayri ihtiyari burnumuza uzatmadık mı? Ya da aynanın karşısına geçip “eyvah, uzamış işte!” diye paniğe kapılmadık mı?

Yalan söylemek kötü birşeydir peki yalanı saklamak, üstünü örtmek.

Pandemi günlerinin haftasonlarında evlere mahkûm kalınca, hadi birde elimizde imkân var ise futbolsever çoğunluğuna katılıp futbol maçlarına ayrı bir ilgi göstermeye başladık.

Futbol günlerimizin son zamanlarında, hakemin başlama düdüğü ile birlikte yaklaşık 60 sn. topa ayak vurmayan futbolcuların haberlerini duydunuz mutlaka, seyretmediniz çünkü seyredemediniz yayımcı kuruluş bu işin bir şekilde üstünü örtmek için renkli camın arkasından başka planları devreye soktu, tabi ki spiker arkadaş, üstlerinden aldığı emir dolayısıyla, işinden olmamak adına o da bu işi görmezden geldi.

Şu televizyon, renkli cam ne acayip bir icat bildiğin milyonları uyutan bir cihaz.

Herkes büyülenmiş gibi karşısına geçip, kendisine ne sunulursa sonsuz bir itaat içinde kabulleniyor çünkü gerçekleri bilmesin isteyen birileri bu işi böyle tezgahlıyor çünkü gerçekleri öğrenirseniz hemen sorgulamaya, araştırmaya sebeblerini öğrenmeye başlayacaksınız ki! Bu da onların işine gelmez.

Onlar sizi uyurken daha çok seviyor…

Futbolcular, yöneticilerinin isteği doğrultusunda maçın başlama vuruşu itibariyle topa dokunmuyorlar ünkü kulüpler yayımcı kuruluştan paralarını alamadıklarını beyan ediyorlar. Bu beyana TFF para verildi ama yarısı verildi diyerek kerhen destek oluyor ama yayımcı kuruluş ise “hepsini verdim” açıklaması yapıyor.

Ortada bir konu ve bu konuya hadi kişi birbirine benzer ama diğeri hiç benzemeyen açıklamalar var.

Yani ortada bir Pinokyo var ama kim?

Gerçi bu Pinokyo işini biliyor çünkü biz uzayan burnu göremedik çünkü renkli camın arkasına gizlenmiş bi’şekilde uzadıkça budama yapıyor, Allah korusun ya ekrandan çıkar görünürse kimsenin işine gelmez. Zaten milleti uyutmak için elinizde kalmış son en büyük silah futbol, birde bu giderse “yandı gülüm keten helva”.

Bu işlerin çözüm yolu bu ve bunlar değil. Bu işi çözmek için “Kulüpler Birliği’ni” alanında profesyonel, işini tarafsızca yapacak insanlardan oluşan bir heyete bırakacaksınız. O ekip sizin adınıza herkese eşit şekilde hareket edecek, o zaman ortada ne alacak, ne de kim verdi yalanı olur.

Bu dediğimiz hayata geçer mi? Geçmez mevcut sistem ve piyonları buna izin vermez. Kulüp idareciliği demek, kendini zengin etmek, daha çok tanınmak, kapıları açmak demek. Batan ya da batacak olan kulüplerin umurlarda olmaması demek.

Burada en büyük görev tekrar yazalım futbolseverlere ve kulüp kongre üyelerine düşmektedir. Mevcut sistemi çökertecek güç ellerindedir, ceplerinde taşıdıkları oy haklarındadır.

Bırakın futbolu, spor adamları yürütsün…

Bu yazı toplam 1305 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar