1. YAZARLAR

  2. Hüdavendigâr Onur

  3. Osman Turan'dan tarih notları
Hüdavendigâr Onur

Hüdavendigâr Onur

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Osman Turan'dan tarih notları

A+A-

Tarihçi Osman Turan, Türk tarihinde önemli bir yere sahip olan Selçuklu Türkleri hakkında birçok yapıt kaleme alan bir aydınımızdır. İstanbul'da, 1980 yılında, Nakışlar yayınevi tarafından yayınlanan "Selçuklular ve İslamiyet" adlı eserinde, Türk uygarlığı ve sanatının eşsiz örneklerini veren bu büyük insanlar hakkında değerli bilgiler vermektedir. 

Turan, kitabını dokuz bölüm halinde hazırlamıştır. "Türkler ve İslamiyet" başlıklı ilk bölümde, yeni bir dinin kabulünün Türklerde meydana getirdiği inanış, düşünüş ve yaşayışlara değinmektedir. İkinci bölüm "Selçuklular Zamanında Türkiye" başlığını taşımaktadır. Burada, İslam dünyasının iç ve dış buhranlarla kıvranırken Selçukluların taze bir kan gibi imdada yetiştiğini, kurdukları müesseseler ile de bir Türk uygarlığı oluşturduklarını ifade etmektedir. Turan,  Türklerin Anadolu'ya akınlarından bahsederken "Türkiye Selçukluları devleti, İran'da 1040 yılında kurulan Selçuklu İmparatorluğundan otuz beş yıl sonra 1075'te teşekkül etmiştir." der.

"Türkiye Selçuklularında Toprak Hukuku" adlı bölümde de "miri topraklar ve hususi mülkiyet şekilleri" hakkında bilgi vermektedir. 1948 yılında Paris'te toplanan Şarkıyat Kongresinde yapılmış bir tebliğdir.

Turan, "Selçuk Kervansarayları"nı anlatırken ise bu abide yapılar hakkında şu ifadeleri kullanır: "İslam dünyasının başka bölgelerinde emsaline rastlanamayacak bir kıymet taşırlar" der ve ardından "Selçuklu kervansarayları, bugünkü harap durumları ile dahi, hâlâ ziyaretçilerini hayran bırakan ihtişamlı abidelerdir" diye ilave eder.

Osman Turan daha sonra "Selçuklular Zamanında Sivas Şehri" başlıklı bir makale kaleme alırken, "Sivas şehrinin, Selçuk Türkiyesi'nin büyük medeniyet merkezlerinden biri olduğuna" dikkat çeker.

Turan, kitabında "Orta Çağlarda Türkiye Kıbrıs Münasebetleri"ne değinir ve Anadolu'ya bağlı bir ada olduğu için zaruri bir konu olduğunu, bu adanın Türk tarihi bakımından ehemmiyeti hissedildiği için kaleme alındığını ve kitaba konulduğunu belirtir.

Turan, "Saltuk Buğra Han Menkıbesi ve Tarih" başlıklı farklı bir konuya el atar ve bu bahsin F. Grenard'ın bir araştırması olup Karahanlıların menşei ve Saltuk Buğra Han'ın İslamiyeti kabulü ile onun gâzalarını destani veya menkıbevî bir şekilde anlattığına değinir. Turan, şöyle diyor: "Değerli Fransız alimi bu makaleyi 1900 yılında Journal Asiatigue'de çıkarmış olup üniversite talebesi iken tarafımızdan çevrilerek Ülkü dergisinde tefrika hainde neşredilmiştir."

Turan, "Reşidüddin ve Türk Tarihi" başlığını koyduğu bölümde de İranlı bilim adamlarından Reşidüddin'in Türk tarihi hakkındaki görüşlerinden bahseder. Yapıtın son bölümünde de "Irak Türkleri Meselesi"ne değinir. Turan, bugün bile önemini koruyan Irak Türkleri hakkında şöyle der: "Dış Türkler kalblerini hep Türkiye'ye vermekte, kendilerine sahip çıkılması ümidini daima beslemektedirler."

 

Bu yazı toplam 144 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar