1. YAZARLAR

  2. Harun A. Altuntaş

  3. Ölülerin, çiçekleri kokladığı zaman!
Harun A. Altuntaş

Harun A. Altuntaş

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Ölülerin, çiçekleri kokladığı zaman!

A+A-

Geçmiş tarihlerde yaşamış pekçok ünlünün tarihe malomuş sözleri vardır. Bu sözleri düşündüğünüz zaman, niçin tarihe malolduklarını daha iyi anlıyorsunuz. Gelin bu ünlülerin sözlerine şöyle bir göz atalım:

*) Sokrates ölüme mahkum edildiğinde, eşi; "Haksız yere öldürülüyorsun!.." diye ağlamaya başlamış. Ünlü filozof ve heykeltıraş Sokrates de; "Ne yani, bir de haklı yere mi öldürülseydim?" diye cevabı yapıştırmış. 

*) Galileo Galilei'nin kulakları biraz büyükmüş. Astronom, fizikçi, mühendis, filozof ve matematikçi Galile'ye hasımlarından biri, "Efendim; kulaklarınız bir insan için biraz büyük değil mi?" diye soracak olmuş. Hiç bekletmeden Galilei, "Doğru" demiş "Benim kulaklarım bir insan için biraz büyük. Ancak seninkiler bir eşek için fazla küçük sayılmaz mi?" 

*) George Bernard Shaw ile İngiliz tarihinin önemli devlet adamlarından biri olan Winston Churchill hiç geçinemezmiş. Bu yüzden de sık sık birbirlerini taşlarlarmış. İrlandalı Nobel Edebiyat Ödüllü yazar Bernard Shaw, bir oyununun ilk gecesine, Churchill'i de davet etmiş. Davetiyeye de bu pusula iliştirmeyi ihmal etmemiş: "Size iki kişilik davetiye gönderiyorum. Bir dostunuzu alıp gelebilirsiniz. Tabii dostunuz varsa!..."

Winston Churchill, hemen cevap göndermiş: "Maalesef o gece başka bir yere söz verdiğim için oyununuzu izlemeye gelemeyeceğim. Fakat ikinci gece gelebilirim. Tabii ki oyununuz ikinci gece de oynarsa..." 

*) Platon veya bizim deyişimizle Eflatun'a iki soru sormuşlar. Birincisi; "Insanoğlunun sizi en çok şaşırtan davranışları nedir?"miş. Antik çağların filozofu ilk üniversite ve akademinin kurucusu Eflatun tek tek sıralamış:

"Çocuklukken sıkılırlar ve büyümek için acele ederler. Ne var ki çocukluklarını özlerler...  Para kazanmak için de sağlıklarını yitirirler. Fakat sağlıklarını geri almak için de para öderler...  Yarından endişe ederken, bugünü unuturlar.Dolayısıyla ne bugünü ne de yarını yaşarlar...  Hiç ölmeyecek gibi yaşarlar. Ancak hiç yaşamamış gibi de ölürler...

İkinci soruya gelince; "Peki sen ne öneriyorsun?"  Bilge yine sıralamış; "Kimseye kendinizi sevdirmeye kalkmayın! Yapılması gereken tek şey, sadece kendinizi sevilmeye bırakmaktır...  Önemli olan; hayatta 'en çok şeye sahip olmak' değil, 'en az şeye ihtiyaç duymak'tır..."

*) Napoleon Bonaparte İspanya'yı savaşta yendiğinde İspanya Kral'ı, Napoleon'a; "Siz sadece para toprak ganimet elde etmek için savaşırsınız. Oysa biz şerefimiz için savaşırız" der... Napoleon da İspanya Kral'ına; "Evet doğru!.. Herkesin neye ihtiyacı varsa onun için savaşır!..."

*) Hahambaşı: Bir zamanlar fikirlerine duyulan saygıdan ötürü sık sık konuşmalara davet edilen bir hahambaşı varmış. Teolojik konularda konuşmak üzere Doğu Avrupa ve Rusya'da çokça seyahet edermiş. Birgün bir konuşmaya giderken şoförü bir kenara çekmiş ve "Efendim, uzun zamandır siz konuşmanızı yaparken, ben de arka sıralarda oturup sizi dinliyorum. İnanır mısınız, neredeyse söyleyeceğiniz her şeyi kelimesi kelimesine biliyorum. Bana bir iyilik yapın; bir kereliğine ben sizin yerinize geçeyim, siz de benim şoförümmüş gibi davranın" demiş. Bu fikir bilge hahamın çok hoşuna gitmiş, yer değiştirmişler.

Ancak haham şoförünü dikkatli olması konusunda uyarmış: "Eğer Tanrı'nın yasaları hakkında bir soru sorarlarsa dikkatli ol, yakalanma!" Şoför, gerçekten çok şahane ve başarılı bir konuşma yapmış ve sorulan bütün soruları doğru cevaplamış. Tam yerine oturacağı sırada konu hakkında oldukça bilgili, azıcık da ukala bir tip, o güne kadar konferansta sorulmamış ağır bir teoloji sorusu sormuş…

Şoför, hiç duraksamadan soruyu soran kişiye dönüp:"Bu kadar bilgili biri olarak bu soruyu nasıl soruyorsunuz? O kadar kolay ki, yanıtı şoförüm bile cevaplayabilir. 'Şoför buraya çabuk gel. Bu alakasız adamlara Tanrı'nın yasalarını açıkla da akılları başlarına gelsin!"

*) Amerikalı iş adamı, korona virüsten ölümler artınca bir Çinliyle dalga geçmek için sormuş; "Ölüleriniz, mezarlarına koyduğunuz pirinçleri ne zaman yiyecek?" Çinli istifini bozmadan Amerikalıya cevap vermiş: "Sizin ölüleriniz, koyduğunuz çiçekleri kokladığı zaman!...

Bu yazı toplam 257 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar