1. YAZARLAR

  2. Hüdavendigâr Onur

  3. Nihal Atsız'a göre Türk Ülküsü
Hüdavendigâr Onur

Hüdavendigâr Onur

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Nihal Atsız'a göre Türk Ülküsü

A+A-

Siyasi tarihimizdeki gelişmelerden dolayı her neslin etkilendiği lider, fikir adamları ya da yazarlar vardır. Milliyetçi Türk gençliğinin tesirinde kaldığı düşünürlerden biri de Nihal Atsız'dır. Ben de bunlardan biriyim.  İlk okuduğum yapıtı "Bozkurtlar"dır.  Sonra "Deli Kurt" ve diğerleri gelir. "Z Vitamini" ile "Dalkavuklar Geçidi" fazla bilinmese de önemli eserlerindendir.

Ömrünü Türk ulusuna hizmetle geçiren ve Türk kültürü ve tarihi üzerine kaleme aldığı kitaplarla tanınan Atsız Hoca, "Türk Ülküsü" adlı yapıtında da Kızılelma, Büyüklük Ülküsü, Türkçülük, Türkçü Kimdir, Türk Birliği, Sağcı Kimdir, Gençlik ve Ahlak gibi birçok konuya değinmekte ve önemli yorumlar yapmaktadır. 

Atsız'ı tanıyan kime sorduysam hep "yüksek ahlak sahibi" olduğunu ifade etmişlerdir. İnandığı dava uğruna yaşadığını ve bu uğurda ömrünü tamamladığını söylemişlerdir. Yani, bir kutlu sevdaya gönül vermiştir. Böyle insanlar için hayat yüce idealleri gerçekleştirmek için bir araçtır. Şahsi çıkara önem vermezler. Bunun için milliyetçidirler.

Emine Işınsu, "Sancı" adlı romanında, milliyetçiyi "şahsi çıkarından çok milletinin menfaatini düşünen kişi" olarak tarif eder. Bu tanım benim çok hoşuma gider. Atsız'a göre de, "Şahsi çıkara önem vermeyen, toplumun iyiliğini isteyen her düşünce insânidir. Bu insâni düşünce, toplumun maddi kazançları ile yetinmeyip mânevi kazanç davası da güderse, o zaman 'ülkü' olur."

O hâlde 'ülkü' nedir? Atsız bu soruya şöyle yanıt veriyor: "Bir milletin yürütücü kuvvetine 'ülkü' denir. Toplumlardaki kişileri birbirine bağlayan nesne, sadece kök birliği, çıkar ve ihtiyaç değil, bunlarla birlikte ve aynı zamanda ülküdür. Ülküsüz topluluk yerinde sayan, ülkülü topluluk yürüyen bir yığındır."

Tabii toplum içinde hedefi olmayan ya da hedefi olanları çekemeyen kimseler de mevcuttur. Herhalde bazı atasözleri bu tür kişiler için söylenmiştir. Örnek olarak şunları verebiliriz: "Meyveli ağaca taş atarlar" ya da "Kedi ulaşamayacağı ciğere murdar der".

Biz yine konumuza, ülküye, atalarımızın deyimiyle 'Kızılelma'ya dönüp Nihal Atsız'ın iki sözüyle yazımıza son verelim:

"Kızılelma ülküsü, Osmanlıların parlak çağlarında iyice belirip şekillenmiş ve konak konak, Türk büyüklüğünün, yükseklik fikrinin, ilahî bir gâyenin timsali olmuştur."

"Türk milleti, ülküsü olan mutlu toplumlardan biridir. Bütün tarihi boyunca büyüklük ülküsü ardından koşmuş, birlik ve fetih savaşları yapmış ve Birinci Dünya Savaşı'nın sonuna kadar da daimâ bir büyük devletin sahibi olmuştur."     

Bu yazı toplam 523 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar