1. YAZARLAR

  2. Kemal Kamburoğlu

  3. Necip medyamızın hal-i pürmelâline devam    
Kemal Kamburoğlu

Kemal Kamburoğlu

HAYATIN NABZI
Yazarın Tüm Yazıları >

Necip medyamızın hal-i pürmelâline devam    

A+A-

Ne yazık ki bu gün Türk Medyasının büyük bir kısmı en hayati meselelerden biri olan Mavi Vatan konusunda bile "goygoyculuk" içindedir. Birçok kanaldaki birçok tartışma programında çıkan konukların önemli bir kısmı konu ile ilgisi olmayan, bu nedenle de sığ düşüncede kalan kişiler olmaktadırlar. TV de programı hazırlayıp sunan moderatörler genelde yalnızca gazeteci olduklarından ve başka şapkaları bulunmadığından bu tür yüksek devlet meselelerinde fikri birikimleri yetmeyebilir. O arkadaşlarımızı kınayamayız. Ancak yayına çıkmadan önce oturup derslerini iyi çalışmaları ise şarttır. Lakin bizim ülkede alışılmış bir yayıncılık anlayışı vardır; sen koy ne verirsen izleyici kabul eder. Bu en azından izleyiciye olan saygısızlıktır. Bir ülkenin bekası ile ilgili bir meselede yayın yaparken o tartışma programındaki konuklar alanlarında ülkenin en iyileri olmak zorundadırlar. Buna karşın bizim ekranlarda yayınlara bakıyoruz Doğu Akdeniz meselesinde doğru dürüst kitap bile okumayan, genç yaşı itibarı ile de yaşanmışlıktan kaynaklanan bilgi birikimine de sahip olması mümkün olmayan bir gazeteci çıkıyor saçma sapan laflarla yayını dolduruyor. Bakıyorsunuz bir istatistikçi çıkıyor strateji konusunda ahkâm kesiyor. Hayatında hiç strateji dersi almamış bir akademisyen uluslar arası strateji uzmanı diye orada oturtuluyor. Allahtan programın konukları içinde bir ya da iki değerli uzman oluyor da durumu kurtarıyor. Tabii bunun temel sebebi o goygoycuların reyting yükseltmeleri. Adam "güvenlik uzmanı- stratejist" diye kendine unvan yazdırıyor, stratejinin tarifini ya desen yazamaz. Bozuk bir Türkçe ile söyledikleri kahve sohbeti ve gazete bilgisinden öte değil. Ama ekran müdavimlerinden biri olarak parayı götürüyor. Nasıl yapıyorlarsa…

Koşullarımız gereği İstanbul medyasında olmadık. Ama tam 22 yıldır bu ülkede "kesintisiz en uzun süre" bir TV klasiği ve markası olan "KEMAL KAMBUROĞLU ile HAYATIN NABZI" programıyla 3bin civarında canlı yayın yapmış, yıllardır TV yönetmiş, başta Sayın Cumhurbaşkanımız Erdoğan'ı Türkiye'de ilk defa canlı yayında konuk etmiş olmak üzere yerli yabancı birçok Cumhurbaşkanı, Başbakan, Bakan, Emekli Komutan, üst düzey bürokrat, alanının en önde gelen akademisyenleri, sporcuları, sanatçılarını konuk etmiş, 22 yılın deneyimine sahip bir televizyoncu olarak şunu söylemeliyiz ki; bunca yılda her konu ile ilgili o konunun en tepe yıldızlarını ekrana çıkardık. Özellikle de dış politikadaki milli meseleleri tartıştığımız yayınlarda. Çünkü devlet görevlerimizden de biliyoruz ki özellikle bu tür konuların tartışıldığı programlar karşıt ülkelerin istihbarat ve medya kuruluşları dâhil tüm ilgililerce dikkatle izlenip, kayda alınıyor ve değerlendiriliyor. Tabii bizdeki medya kuruluşlarının bu konuda yalnız moderatörlerinin değil Genel Yayın Yönetmenlerinin de çok birikimli ve işini iyi yapanlardan olması şarttır.

Yani öylesine değil de "liyakat" ile o göreve gelmek meselesi. Özellikle böyle milli meselelerin tartışılacağı yayınlarda konuk seçerken programın yapımcısı ile genel yayın yönetmeni mutlaka istişare etmeli ve ülke menfaatleri açısından yolda her bulduğunu ekrana çıkartmamalıdır. Ama dedik ya o çapta ise… Adam Genel Yayın Yönetmeni; ekranında + 18 olan bir yayın sabahın 08.00 da yayınlanıyor, sonra da RTÜK bana neden ceza verdi diye bas bas bağırıyor. O saatte yayınlama kardeşim, gece 23 de yayınla. Biz o yayın kuruluşunun yetkilisi olsaydık ilk göndereceğimiz genel yayın yönetmeni olurdu. 22 yılda birçok görüşü ekrana getirdik ama çok şükür yönettiğimiz yayın da kuruluş da bırakın cezayı tek bir ihtar bile almadı. Çünkü işimizde çok titiz ve hassas olduk.

Bu gün 30 Ağustos Zafer Bayramı. Büyük Türk Milletin istiklalini yeniden kazandığı bu büyük bayram tüm milletimize kutlu olsun. 30 Ağustos, Türk Milletine vurulmak istenen emperyal zincirin son kilidinin de Mareşal Gazi Mustafa Kemal Atatürk liderliğinde milletimizce kırıldığı ve "tam bağımsız" Türkiye Cumhuriyetinin ilk harcının konduğu gündür. Malazgirt'te bize Anadolu'nun kapılarını açan Büyük Selçuklu Sultanı Alparslan'dan yine bize bu büyük zaferi kazandıran ulu önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları ile bu vatan için toprağa düşen tüm aziz şehitlerimize Allahtan rahmet diliyoruz. Mekânları cennet olsun.

Bu yazı toplam 978 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar