1. YAZARLAR

  2. Hüdavendigâr Onur

  3. Modernleşme ihtiyacı
Hüdavendigâr Onur

Hüdavendigâr Onur

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Modernleşme ihtiyacı

A+A-

İnsan, hayatı boyunca rahat ve huzurlu yaşamak ister. Devletler de böyledir. Ancak, hani bir söz vardır ya "bela sen istemesen de bazen kendisi gelir" diye, gerçekten de öyle. Örnek olarak ülkemizin şu anki durumunu gösterebiliriz. İçte yaşanan onca sıkıntı ve terör olayları yetmezmiş gibi, bu kez de Amerika komşu ülke Suriye'yi karıştırarak, orada YPG diye yeni bir terör örgütü oluşturarak yahut destekleyerek bizi rahatsız etmektedir. Rusya ise burada ikili oynamaktadır.

Süper devletler, gücünü kaybetmemek, zenginliğini yitirmemek için ahlaki ve ahlaksız birçok girişimde bulunmakta, bazen kendi saadetini başkalarının gözyaşında aramaktadır. Bu da başka ülkeleri işgal edip zenginliğini sömürmeyi beraberinde getiriyor. Bu yüzden devletlerin güçlü olması gerekir. Bu da ilimde, fende gelişmeyi gerektirir. Osmanlı Devleti'nin yıkılmasının birçok nedeni olsa da bunların başında bilimde Avrupa ülkelerinin gerisinde kalması gösterilebilir. Padişahlar ve bazı devlet adamları, bu durumu fark etmiş, ilerlemek için birçok adımlar atılmış ama yeterli olmamıştır.

Türk çağdaşlaşma tarihinde "basımcı" olarak adlandırılan İbrahim Müteferrika'nın ilk Türkçe matbaayı kurması önemli bir adım olurken, bu konuda Sadrazam İbrahim Paşa'dan destek görmüştür. Bu dönemde 14 yıl içinde 23 cilt tutan 17 eser basılırken, bunların 11'i tarih, 3'ü dil, 3'ü de coğrafya, mıknatıs ve askerlik üzerinedir. 1742 yılında İbrahim Müteferrika orduda bir göreve atanınca matbaa işleri durur, ölümünden sonra ise matbaanın kapısına bir süreliğine kilit vurulur. Niyazi Berkes, matbaa konusunda şöyle der: "Türkçe matbaacılığın gecikmesinde din nedenleri değil, siyasal nedenlerin bulunduğunu görürüz." Kayıtlarda, ustaların 1749 yılında kağıt yapımına başladığı kaydedilir.

Yirmisekiz Çelebi Mehmet de, 1720 yılında bir görev için Paris'e gönderilirken, bu arada kendisinden Fransız uygarlığını incelemesi, bunun ülkemizde nasıl uygulanabileceği konusunda bilgi edinmesi istenmişti.

Askerlik alanında da önemli adımlar atıldı. Fransız aristokrasisine mensup Bonneval, savaşlara katılmış, Osmanlı Türklerine karşı yapılan savaşlarda meşhur olup general unvanı almıştı. Sonra çeşitli nedenlerle Avusturya ordusuna girer. Bir prensle arasında çıkan anlaşmazlık üzerine hapse atılsa da kaçarak Bosna'ya gider. Sonra Müslüman olur. 1730 yeniçeri ayaklanmasından sonra sadrazam olan Topal Osman Paşa, Bonneval'i İstanbul'a çağırır ve humbaracı ocağını yenilemesini ister. Bilindiği gibi bu ocak fen kıtasıydı. Humbaracılık bomba ve havan topu askerliğidir. Vezirliğe yükseltilen Bonneval, Humbaracı Ahmet Paşa adıyla tanınacaktır. Bunun zamanında maaşlı humbaracı kıtası kuruldu, Üsküdar'da 'Hendesehâne' adıyla bir askerî fen okulu açıldı. Bonneval, Avrupa ülkelerindeki askerî gelişmeleri bildiği için Osmanlı ordusuna büyük katkıları olmuştur. Sultan I. Mahmut'un da, tophane, baruthane gibi ocakların modernleşmesini tasarladığı kayıtlarda yazılıdır. Tarih kitaplarında, Osmanlı Devleti'nde yıkıma giden süreci durdurmak için çeşitli konularda çaba gösterdiği, adımlar attığı anlatılmaktadır.

Esen kalın.

Bu yazı toplam 385 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar