1. YAZARLAR

  2. Fatih Ergin

  3. Mitili İmralı'ya attılar!
Fatih Ergin

Fatih Ergin

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Mitili İmralı'ya attılar!

A+A-

Cumhur İttifakı'nın 31 Mart seçimlerinde kullandığı ana tema 'beka' idi. Öyle ki AKP Genel Başkanı Erdoğan, neredeyse her mitinginde "31 Mart beka seçimidir" derken, ittifak ortağı Devlet Bahçeli ise, "Beka gittikten sonra ne yapacağız belediyeyi? Beka çiğnendikten sonra ne adına yapacağız siyaseti?" diyordu. Ne zamanki önce İstanbul kaybedildi ve ardından YSK seçimin yenilenmesi kararını verdi, Cumhur İttifakı'nın beka algısı da değişti. Öyle bir değişti ki beka algıları; 'Pontuslu' dedikleri, 'İstanbul'u Konstantinapol olarak görmek istiyor' dedikleri Ekrem İmamoğlu 23 Haziran'da yeniden kazanmasın diye, ta Diyarbakır'a kadar gidip 'Lazistan' ve 'Kürdistan' vurgusu yapabiliyorlar. Türkiye'nin iki ayrı coğrafi bölgesini bu şekilde gördüklerini, gün gibi ortaya koyuyorlar. Yeri geldiğinde İstanbul'u da, elbette 'milli beka ve huzurun temini' için 'Konstantinapol' olarak görebileceklerinin mesajını da veriyorlar böylelikle.

     Dahası var yeni beka algısındaki değişikliklerin. Muhalefeti teröristlikle suçlamaları toplumsal hafızadaki yerini henüz terk etmemişken, çözüm sürecinin buzdolabına kaldırılmasından sonra ilk kez, son bir ayda da üç kez, yeni beka algısı kapsamında teröristbaşı Öcalan'ın mesajlarını kamuoyu ile paylaşmasına izin verdiler. Üstelik Öcalan, ilk mesajında Suriye'de PKK/ PYD'nin işgal ettiği bölgeye özerklik verilmesini üstü kapalı da olsa işaret etmesine rağmen. İlk çözüm sürecinde, "Öcalan mesajları düşüncemiz" diyen AKP iktidarı, yine Öcalan gibi düşünüyor ki, mesajlara izin vermekle yetinmiyor, Öcalan gibi düşündüğünü göstermek ve mesajlarının meyvesini İstanbul'da yiyebilmek için, Diyarbakır'da 'Kürdistan'dan' ve 'Kürtçe'den' bahsediyor.

Görünen o ki, 31 Mart'tan sonra bir anda güncellenen beka algısı, İstanbul için kimlerin nereye mitili atacağını da değiştirdi. Değiştirilen mitili atma yerlerine göre, YSK'nın İstanbul kararını vermesinden bir gün önce, seçimin yenilenmesi durumunda mitili İstanbul'a atacağını belirten MHP Genel Başkanı Bahçeli, mitili Ankara'ya atarken, AKP iktidarı ise İmralı'ya atmış durumda. Mitili İmralı'ya attılar, çünkü 31 Mart'ta MHP'nin AKP'ye İstanbul'u kazandıracak bir katkı sağlamadığını ve sağlayamayacağını gördüler. Onun için Öcalan'ı yeniden bir 'aktör' haline getirmeye çalışarak, hem HDP oylarına göz kırpıyor hem de ikinci çözüm sürecinin yolunu yapıyorlar. Bahçeli de cevaz vermiş ki, ne Öcalan'ın mesajlarının okutulmasına ne de Yıldırım'ın 'Kürdistan' çıkışına ses ediyor. Ne garip! Yakında kuvvetle ihtimal EOKA'cı, ENOSİS'ci bile ilan edebilecekleri Ekrem İmamoğlu'na karşı, Türkiye'yi bölerek sözde Kürdistan'ı kurmak isteyen Öcalan ile aynı safta mücadele! On dokuz günlük başkanlığı sırasında Büyükşehir Belediyesi'nin tabelasına T.C. ibaresini geri getiren Ekrem İmamoğlu millî varlığımıza tehdit ve o kazanırsa İstanbul HDP'nin eline geçecek ama HDP'lilerin uğruna ölüm orucu tuttukları Öcalan tehdit değil! İşte bekamızın çiğnenmemesi için yeni formül! Beka beka olalı, böyle zulüm görmedi. Yakındır, 'Öcalan yerli ve millî bir teröristtir' bile diyebilirler!

Aslında AKP'nin sözde Kürdistan'a olan ilgisi yeni değil. Daha önce Erdoğan da, Yıldırım gibi Osmanlı'da Lazistan, Kürdistan eyaletleri olduğundan bahsetmişti. Çözüm sürecinde Barzani Diyarbakır'da "Kürdistan'a hoş geldiniz" diye karşılanmıştı. Peki, Erdoğan 31 Mart seçimlerinde HDP'lilere yönelik Türkiye'de 'Kürdistan' diye bir yer olmadığını belirterek, 'Kürdistan' olarak Irak'ın kuzeyini işaret etmesi neye hizmetti? Türkiye'de böyle bir yerin olmadığını öne sürerek, sözde dört ayaklı Kürdistan'ın ilk ayağı olan Irak'ın kuzeyini 'Kürdistan' olarak tanımak ve Türk kamuoyunun algısında da bu şekilde sözde Kürdistan'ın meşrulaşmasının sağlanmasına değil mi? Ya Binali Yıldırım'ın Diyarbakır'da söylediği? Dikkat ettiniz mi; Yıldırım, Diyarbakır'da 'Lazistan'dan' da bahsetti. İmamoğlu'nun Trabzonlu olmasına atıf yaparak sürekli Pontus ithamında bulunmakla, kamuoyunun bilinçaltına nasıl bir mesaj verdikleri ortada değil mi? Onların bu mesajına cevabı, 1932'de Dolmabahçe'de söylediği şu sözle Atatürk versin; "Diyarbakırlı, Vanlı, Erzurumlu, Trabzonlu, İstanbullu, Trakyalı ve Makedonyalı.. Hep bir ırkın evlatları, hep aynı cevherin damarlarıdır..." 

Bahçeli'nin MHP'si beka gerekçesiyle AKP'ye destek verdiği ilk andan itibaren, 'sorunun kaynağı olanlar, o sorunun çözümü olamazlar' diye defalarca yazılarımda bahsetmiştim. Görüyorsunuz ya! Olamıyorlar işte...

Bu yazı toplam 459 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar