1. YAZARLAR

  2. Harun A. Altuntaş

  3. Mısır'da sinirler oldukça gergin
Harun A. Altuntaş

Harun A. Altuntaş

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Mısır'da sinirler oldukça gergin

A+A-

Antik Mısır dönemine ait mumyaların açılması tüm dünyada endişe yaratır. Bu endişenin kaynağı da Tutankamon'un laneti söylentilerinden kaynaklanır.

Mısır hanedanının 18. firavunu olan Tutankamon aslında tarihte adı geçen önemli hükümdarlardan biri değildir.

Tutankamon, Mısır'da MÖ. 1332 ila 1323 yılları arasında hüküm sürdü.

Tutankamon'un babası Mısır'da tek tanrılı din Aten'i kuran IV. Amenotep'ti.

IV. Amenotep yaşamını yitirdikten sonra küçük yaştaki oğlu Tutankamon üvey kız kardeşi Ankhesenamen ile evlendi ve tahta çıktı.

Babası IV. Amenotep'in ortaya çıkardığı tek tanrılı din Aten yerine Tutankamon çok tanrılı din inancını benimseyip yaymaya başladı.

9 yıl süreyle tahta kalan Tutankamon, 19 yaşında aniden hayatını kaybetmişti. Onu bu kadar ünlü yapan 1922 yılında Krallar Vadisi'ndeki mezarının keşfedilmesi olacaktır.

Tutankamon'u mezarı keşfedildiğinde mezar hiç soyulmamış ve kıymetli eşyaları yerli yerinde duruyordu. Bu Tutankamon'u diğer firavunlardan ayıran önemli özelliklerinden birisi olacaktı. Fakat en önemlisi sonradan ortaya çıkacaktı. Onun en önemli özelliği, mezarının açılmasıyla birlikte ortada dolaşacak olan "lanetli" söylentileriydi.

İngiliz arkeolog Howard Carter 1 Kasım 1922 günü Krallar Vadisi'nde hiç kazılmamış bir alan ortaya çıkardı. Biraz daha araştırınca, buranın bir giriş olduğunu fark etti. Carter, 26 Kasım'da kızı Lady Evelyn ile birlikte içeri girmeyi başardı. İkisi de gördüklerine inanamadı. Mezar Mısır firavunu Tutankamon'a aitti. Firavunun mumyasının olduğu altın sandukanın yanında paha biçilmez eşyalar durmaktaydı.

Bu keşifle birlikte esrarengiz olaylar da birbirini takip etmeye başladı.

Carter'ın çok sevdiği ve uğurlu olarak kabul ettiği kanaryası, nereden geldiği belli olmayan bir kobra yılanı tarafından yendi. İşin garibi; "kobra yılanı" Mısır hükümdarlarının simgesi olarak kabul ediliyordu. Bu durum, Mısırlı hizmetçiler tarafından "uğursuzluğun başlangıcı" kabul edildi.

Mezarlığın bulunmasından birkaç hafta sonra kazılara finansal destek sağlayan İngiliz Lordu Carnavron'un sağlık durumu kötüye gitmeye başladı. Lord kısa bir süre sonra vefat etti. Doktorlar bu ani ölümü "kan zehirlenmesi" diye açıkladılar. Ancak Lordla eş zamanlı olarak köpeği Susie de derin derin uluyarak öldü. Lord ve köpeğinin ölümüyle birlikte lanet dedikoduları daha da arttı.

Bu dedikoduların en temel dayanağı ise Firavun'un mezarındaki hiyeroglif yazısıydı. Yazı çözüldüğünde; ''Firavunun mezarına her kim dokunursa ölümün kanatları onu saracaktır'' cümlesi daha da korku saracaktı.

Ancak buna rağmen; Amerikalı milyarder George Jay Gould, mezarı ziyaret etti ve aynı gün aniden ateşlenerek öldü.

A. C. Mace, arkeolog Carter'ın yardımcılarından birisiydi. O da sıtmaya tutulmuş gibi titremeye başladı. Ardından ateş gibi yanmaya başladı, fazla sürmedi, 1928'de öldü.

Richard Bethell ise arkeolog Carter'in bir diğer yardımcısıydı. O da 45 yaşında hayatını kaybetti. Doktorlar, kan dolaşımı yetersizliğinden öldüğünü açıkladılar.

Radyolojist Archibald Reid, Tutankamon'un kaç yaşında olduğunu bulmak için X ışınları ile mumyada incelemeler yapıyordu. İngiltere'ye döndükten kısa bir süre sonra o da hayatını kaybetti.

Lord Carnavron'un arkadaşı da cenazeye katılmak için geldiği Mısır'da, dayanamadı firavunun mezarını görmeye gitti. O da mezarı gördükten 12 saat sonra yüksek ateşten öldü.

Bu ölümlerin ardından mezarlarda zehir üreten bir tür bakterinin olabileceği iddia edildi. Ancak yapılan araştırmalara rağmen bu durum hiç bir zaman kanıtlanamadı.

Lanet dedikoduları Tutankamon'un mezarına olan ilgiyi iyice artırdı.

Tutankamon'un mezar kalıntıları yerinden alınarak, 1972 yılında Londra'da ve daha sonra Amerika'da sergilendi ve bu süre zarfında da gizemli ölümler sürüp durdu.

Mısır Eski Eserler Bölümü Müdürü Dr. Gamaleddin Mehrez, bütün bu gizemli ölümlerin insanları tedirgin edebileceğini, ancak lanete kesinlikle inanılmaması gerektiğini söyleyecekti. Mehrez'in bu sözlerinin üzerinden dört hafta geçti ve 52 yaşında o da hayatını kaybetti.

Yeni Dünya'yı dolaştıktan sonra sonra Mısır'daki Kahire Müzesi'ne taşınan lahdi ilk kez açan 22 arkeologdan birkaç yıl içinde sağ kalan olmadı. Hepsinin genç denecek yaşta gizemli bir şekilde öldüğü ortaya çıktı. 1949 yılında bilim insanı Loius Bulgerini, lahdin zemininde uranyum maddesi olabileceği teorisini ortaya attı, ancak bu da havada kaldı.

Yaşanan bu olayların üzerinden yıllar geçti fakat Mısır'ın en genç firavunlarından Tutankamon'un şöhreti gündemden hâlâ düşmeyecekti. Adına pek çok kitap yazıldı, pek çok film çekildi. Böylece "Tutankamon'un laneti" yerini bir efsaneye bıraktı.

Sennedjem de, Antik Mısır döneminde yaşamış oldukça yetenekli bir lahit ustasıydı. Pek çok firavunun lahdini yapmıştı. Sennedjem ölümünün ardından ailesi ile birlikte Mısır'da günümüzde Deir Al-Medina olarak bilinen Set Maat Köyü'nde defnedildi.

Mısır Firavunu I. Seti ve II. Ramses döneminde Antik Mısır hanedanına hizmet ettiği düşünülen Sennedjem'in günümüzden 3 bin 400 yıl önce yaşadığı tahmin ediliyor.

Sennedjem'in lahdi de 1886 yılında bölgede yapılan arkeolojik araştırmalar sonucunda keşfedildi. Sennedjem'in eşi Lyneferti, 20 akrabası, yatağı ve taburesi ile birlikte defnedildiği tespit edildi. Sennedjem'in ve eşinin lahdi de geçtiğimiz günlerde restorasyon işlemleri için Mısır'da Ulusal Medeniyet Müzesi'ne kaldırıldı.

Müzeye kaldırılan lahit önce açıldı. Ardından, mumyalar tütsülenerek temizlendi. Lahdini iyi durumda olduğunu bildiren arkeologlar, Sennedjem'in ve eşinin mumyalarının 20 gün boyunca steril bir odada muhafaza edileceğini bildirildi.

Sennedjem'in ve eşinin lahitlerinin gün yüzüne çıkarılması Firavunların laneti tartışmalarını da beraberinde getirmişti. Firavunların laneti inancına göre Antik Mısır dönemine ait bir mumyayı açan kişiler, gizemli ve antik bir lanet tarafından etkilenecekti. Bugünlerde Mısır kamuoyu, Firavunların lanetinin nasıl gerçekleşeceğini korkuyla bekliyor.

Bu yazı toplam 779 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar