1. HABERLER

  2. Milli okçu Anagöz: Hayallerimden ve hedeflerimden vazgeçmedim
Milli okçu Anagöz: Hayallerimden ve hedeflerimden vazgeçmedim

Milli okçu Anagöz: Hayallerimden ve hedeflerimden vazgeçmedim

Milli okçu Anagöz, 2020 Tokyo Olimpiyat Oyunları'nın ertelenmesiyle hayal kırıklığı yaşadığını ancak hedeflerinden vazgeçmediğini söyledi.

A+A-

Avrupa şampiyonluğu bulunan 21 yaşındaki milli okçu Yasemin Ecem Anagöz, dünyayı etkisi altına alan yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle olimpiyatların ertelenmesi, hedefleri, evdeki çalışmaları ve Instagram hesabından çocuklar için kitap okumasıyla ilgili AA muhabirinin sorularını yanıtladı.

Tüm dünyanın çok zor bir süreçten geçtiğini belirten Yasemin Ecem Anagöz, "Umarım bu süreci en sağlıklı ve hızlı şekilde atlatabiliriz. Bu yaz Tokyo'da gerçekleşmesi planlanan Olimpiyat Oyunları'nda ülkemizi temsil etmek en büyük hayalimdi. Bu nedenle erteleme haberi resmiyet kazandığında hayal kırılığına uğramadım desem yalan söylemiş olurum. 2016 Rio Olimpiyat Oyunları'ndan bu yana, 2020 Tokyo'da ülkemi en iyi şekilde temsil etmek için büyük bir motivasyon ile çalışmalarımı sürdürüyordum. Erteleme haberi beni üzdü ancak hiçbir şey insan hayatından daha önemli değil. Çalışmalarımı şu an evimde sürdürüyorum. Sonuçta hayallerimden ve hedeflerimden vazgeçmedim, onları sadece 1 sene kadar erteledim." ifadelerini kullandı.

Antrenman düzeninde çok fazla değişiklik olmadığını vurgulayan milli okçu, "Günümün yaklaşık 6 saati antrenman ile geçiyor. Hazır kalmak adına her gün çift idman yapıyorum. Sadece yarışma mesafemiz olan 70 metre atışlarımı yapamıyorum. Onun yerine 5 metrelik mesafeden teknik atış antrenmanları yapıyorum. Böylece hem tekniğimi güçlendiriyorum hem de mesafeden dolayı gün içinde daha fazla ok atma şansım oluyor. Günlük antrenmanlarımızı takım olarak online bir sistem üzerinden görüntülü devam ettiriyoruz. Bunların yanında güç antrenmanlarımı yapıp, tüm kas gruplarını çalıştıracak temel hareketler ile devam ediyorum." diye konuştu.

"Melodikaya merak sardım"

Yasemin Ecem Anagöz, koronavirüs salgını nedeniyle evde bulunduğu süreçte yabancı dilini geliştirdiğini, üflemeli ve tuşlu bir müzik enstrümanı olan melodikaya merak sardığını aktardı.

Antrenmanlar dışında vaktini en iyi şekilde değerlendirmeye çalıştığını kaydeden milli sporcu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Antrenman aralarında genellikle dinlenmeyi tercih ediyorum. Film veya dizi izliyorum, ailemle vakit geçiriyorum. Evde kaldığım bu günleri en iyi şekilde değerlendirmek adına kişisel gelişimime yatırım yapmaya çalışıyorum. Her gün yoğun bir şekilde yabancı dil eğitimi alıyorum. Bir de bu dönemde melodikaya merak sardım. Her zaman bir müzik aleti çalmayı istemişimdir. Şimdilik kardeşimin melodikasıyla başladım. Bakalım ne kadar ilerletebileceğim? Öte yandan bu süreçte profesyonel bir ekiple çalışmanın yararını gördüm. Hem kişisel gelişim hem de iletişim ve projeler anlamında çok daha yoğun bir dönem benim için. Boşluğa düşmediğim ve bu süreci verimli değerlendirebildiğim için kendimi çok şanslı hissediyorum."

"Çok keyifli bir proje gerçekleştirdik"

Instagram hesabından akşamları yaptığı canlı yayınlarda koronavirüs salgını sürecini evde aileleriyle geçiren çocuklar için kitap okuyan milli okçu, çok güzel geri bildirimler aldıklarını dile getirdi.

Bu proje ile çocukların dikkatini kitaplara çekmeyi amaçladıklarını belirten Yasemin Ecem Anagöz, "Çok keyifli bir proje gerçekleştirdik. Ben de bu projenin bir parçası olmaktan büyük mutluluk duydum. Günümüzde aileler çocuklarının elinden telefon ve tabletlerini almakta büyük zorluk yaşıyorlar. Biz de Bahar Toksoy Guidetti, Nuri Şahin, Birkan Batuk ve Ferhat Arıcan ile bu projede yer aldık. Ellerindeki tablet ve telefonlar aracılığıyla onlara aynı kitabı sırayla okuduk. Proje sonrasında çok güzel geri bildirimler aldık. Bu konu üzerine farklı çalışmalar yapmayı düşünüyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

"Ailemle vakit geçirmek bana iyi geldi"

Yasemin Ecem Anagöz, bu süreçte evde ailesiyle vakit geçirdiği için çok mutlu olduğunu aktardı.

Kamp ve turnuvalar nedeniyle ailesine yeterince vakit ayıramadığının altını çizen 21 yaşındaki milli sporcu, şunları kaydetti:

"Profesyonel bir sporcu olmanın en büyük dezavantajlarından biri de ailenize yeteri kadar vakit ayıramamak. Açık olmak gerekirse bu süreçte evde kalmak ve ailemle vakit geçirmek bana iyi geldi. Bunun salgın nedeniyle gerçekleşiyor olması tabii ki çok üzücü. Evde kaldığım bu sürede en çok özlediğim şey ise uluslararası bir organizasyonda ok atmak. Yeniden uluslararası bir turnuvada yarışacağım günü iple çekiyorum. Umarım dünyamızın içinden geçtiği bu sıkıntılı süreci bir an önce geride bırakırız ve sevdiğimiz şeyleri yapmaya kaldığımız yerden devam ederiz."

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.