1. YAZARLAR

  2. Mehmet Eyüp Yardımcı

  3. Mesut Bahtiyar’dan şarkılar
Mehmet Eyüp Yardımcı

Mehmet Eyüp Yardımcı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Mesut Bahtiyar’dan şarkılar

A+A-

Sanatımızın batmayan güneşi Zeki Müren’imiz;

Kimsesizlerin kimsesiziyim, kimsesizim
Yalnızların yalnızıyım, yalnızım
Dertlilerin dertlisiyim, dertliyim
Aşıkların aşkıyım, aşıkım

İsmim Mesut, göbek adım Bahtiyar
Yıllarca hep böyle bildiniz siz
Mesut Bahtiyar'dan şarkılar dinlediniz.

Diyordu bizlere…

Futbolumuzun elde kalan ufak tefek kırıntılarıyla mutlu olmaya çalışanlar, alın teri ile kazanılmış kupalarda değil popüler transferlerin ışığında mutluluğu bulma yolunu seçtiler ve o transferin uçağının tüm rotasını takip ettiler, bu alanda belki de rekor kırdılar falan filan…

Bazı hikâyeler vardır tekrar tekrar dinleseniz bile sizlere hep ilk defa dinliyormuş keyfi ve heyecanını verir, hep o hikâyenin bildiğiniz sonunu ne olacak diye merak edersiniz ama bazı hikâyeler de var ki! Defalarca değil ikincisinde bile keyifsizlik verir devamı ise hiç çekilmez.

Tarihler 2000 yılını gösterdiğinde ki 2000-2001 sezonunda Galatasaray forması ile 24 maçta 22 gol atan ve ertesi sezon ayrılan Mario Jardel’i kuşkusuz futbolseverler hatırlayacaklar. O transferin ardında yatan gerçek, dönemin Star TV, Telsim GSM ve banka sahibi ve meşhur ultra lüks yat anısı, aşırı zengin gülüşü ve kurduğu partinin lideri olarak hatırladığımız Cem Uzan vardı.

 

Günümüz transferinin yazılan ismi “Mesut Özil”in transfer gerçeğinin ardında yatan isim yine bir TV sahibi, arabaları, motosikletleri ile pek’bi survivor yaşamı ile Acun Ilıcalı var.

Hikâyenin kahramanları, kötü adamları, fakir ama gururluları değişse de hikâyenin metni aynı değişen bir şey yok.

Şimdi bu ülkede futbolun şimdiki haline baktığımızda normal hayat sürecinde TFF’nin harcama limitleri, UEFA kriterleri ve kulüplerin ekonomik gerçekliğinde bu transferlerin sadece “Güzel Bir Hayal” olarak kalması lazım.

Nasıl oluyor da oluyor? Sorusunun cevabı “Çalınmaktan yalama olmuş Minare ve Kılıfı”dır…

Ve futbolu yönettiğini zannedenlerin ise en iyi bildiği iş, her minareye uygun kılıf dikebilmeleridir.

Futbolda beklenen eşit adalet istemek, haksız rekabet ortadan kalksın beklentisinde olmak sanırım “ütopik” fikirlerden öte bir şey değil.

Çünkü dışardan baktığımız bu işin sonunda; alan memnun, satan memnun, her daim alkışlayan çoktan memnun…

O zaman ne yapıyoruz? Tabii ki Mesut Bahtiyar’dan şarkılar dinlemeye devam ediyoruz!

Bu ülke futboluna katkı yapacak, kariyeri başarılarla dolu futbolcuların transferine tabii ki canı gönülden kocaman “evet” ama bu transferi yapan, yapacak olan kulüplerimizin yönetimlerinin kulüpleri sistemli, futbolun doğruları ile yönetip, ekonomik dengeleri sağlamış, gelir ve gider tabloları düzelmiş, şimdiki batık halden kurtulmuş bir seviyeye ulaştırdıktan sonra. Sanırım her işe kılıf bulan yönetim zihniyetine sahip olanlar bu işi yapabilirler ya da en azından bizden buraya kadar, sıvayacak yer kalmadı diyerek, erdemli bir hareket olan “istifa” ardından sporun yönetim kademesini, sporun içinden gelmiş insanlara bırakmalarıdır.

Bu yazı toplam 1230 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar