1. YAZARLAR

  2. İzzet Doğan

  3. Melekler ölmeyi hak eder mi?
İzzet Doğan

İzzet Doğan

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Melekler ölmeyi hak eder mi?

A+A-

"HER birey her şeyden sorumludur. Her bireydir tek sorumlu olan. Her birey her şeyden tek sorumlu olandır."

Saint Exupery

Ortaokuldaydım. Yoldan geçerken bir kalabalık gördüm. Kalabalığın ortasında lisede olduğunu bildiğim biri vardı. Yaralıydı,  ağlayarak;

"Bir bıçakta bana saplasaydı, bir darbe daha az alır belki Bekir ölmezdi, yaşardı"

diye bağırıyordu. Öğrenci kavgasında aynı evde kaldığı Siverekli Bekir bıçaklanmış ve yaşamını yitirmişti.

17 yaşında ve 5 aylık hamile Sezenin 16 bıçak darbesi ile bıçaklanarak vahşice bebeğiyle birlikte öldürülüşünü tüylerim ürpererek okuduğumda yıllar öncesinin o sözlerinde geçen ismi değiştirerek;

"Bir bıçakta bana saplansaydı. Belki Sezen ölmezdi, yaşardı". dedim.

Sezen, sağlık meslek lisesine gidiyordu. Okuyan bir kızdı. Umutları vardı. Günün birinde aldandı. Tecavüze uğradı.

Baba Serdar Ünlü kızı Sezen'e:

'Önemli değil, sen okulunu bitir. 18 yaşından sonra istediğinle evlen' dedi. Ama Sezen evlenecek yaşta değildi ve hamile olarak okuluna gidemezdi. Yani Sezen henüz çocuktu ama bebeği vardı.

 'Ben bu şekilde gezemem' deyip evlenmek istedi. İmam nikahı ile evlendi. Belki de bebeğini babasız doğurmak istemiyordu, bir yuvası, bir sevdiği olsun, mutlu olsun istiyordu.

Fakat umutları gerçekleşmiyordu. Kocam dediği kişi Sezenle sürekli tartışıyor, onu evden dışarı salmıyor ve şiddet uyguluyordu.

Sezen'e şiddeti en çok güveneceği kişi yani çocuğunun babası uyguluyordu. Dayanamadı Sezen ve bir gün gözleri mosmor, etlerinde çürükler geri döndü evine.

Sezen'in acılı babası anlatıyor:

"İki gözü de mordu. Darp raporu aldık, şikayetçi olduk. Adamı tutuklamadılar. Benim kızım öldü. Adamı içeri atsalardı kızım şu anda yaşıyor olacaktı. Adamı içeriye atsalardı kızımın yaşamasına yeterdi.

Belki akıllanırdı. Tehdit mesajları hala duruyor. Bu adamın aynı suçtan sabıkası var. Eskiden nişanlı olduğu kızın fotoğraflarını çekip sağa sola atacağım diye tehdit etmiş, bundan mahkemesi bile var."

Fakat adamı içeri atmadılar. İzliyordu Sezen'i. Sezen bir gün ablasına giderken ıssız bir yerde sıkıştırdı, tam 16 bıçak sapladı Sezen'e. Her bıçak saplandığında Sezen'in elleri bebeğini koruyor, "Sabırsızlıkla bekliyorum seni" dediği bebeğini okşuyordu. Çünkü Sezen öldürüleceğini biliyordu. Daha birkaç gün önce sosyal medyada Sezen Aksu'nun 'Kaçak' adlı şarkısını paylaşmış ve "Bir daha bu yolları aynı hevesle yürür müyüm, kim bilir ne bekliyor kalır mıyım, ölür müyüm?" demişti.

"GÖZLERİMİ BAĞIŞLAYIN"

Yine acılı babadan dinleyelim:

 "Benim kızımın 'ben ölürsem gözlerimi bağışlayın' diye vasiyeti var. 'Baba ölürsem organlarımı bağışlayın' derdi. Kızımın gözlerini bağışladım. Benim kızım böyle bir kızdı".

"Bir bıçakta bana saplasaydı, bir darbe daha az alır belki Sezen ölmezdi, yaşardı"

Aslında ölende biziz öldürende. Susmamalıyız. Sustukça sıra başka kadınlara başka bebeklere gelecek. Toprağın kara bağrında bebeğine sarılmış Sezen'in gözleri şimdi bizi gözlüyor!

 

"MELEKLER ÖLMEYİ HAK EDİYOR"

Eylül'dü. Bir gece İngiltere de Iraklı bir sığınmacı olan Azam Mangori ile Lorraine Cox arkadaşlarıyla birlikte dışarıda buluştular.

Eve dönerken alkollü olduğu bildirilen Cox, ara sokakta Azam Mangori tarafından kaçırıldı. Azam, Cox'u bir kebap salonunun üzerindeki odasına götürerek önce tecavüz etti sonra boğurak öldürdü. Azam Mangori daha sonra yatağında elektronik sigara içerek 'Melekler ölmeyi hak ediyor' sözleriyle müzik dinlerken bir Snapchat videosu çekti. Ardından bir hafta boyunca kadının vücudunu yedi parçaya böldü; kıyafetlerini ve eşyalarını çöp kutuları ve ormanlık alanlara attı.

Mangori daha sonra şeytani planını uygulamaya devam etti. Cox'u öldürdükten sonra kadının cep telefonundaki SIM kartını, onun yaşadığını ve iyi olduğunu ailesine ve yakınlarına kanıtlamak için kullandı. Genç kadının yakınları, Cox'un kaybolduğunu polise bildirdiler. Polis  yetkilileri Cox'un gece şehir merkezinde gizemli bir adamla yürürkenki güvenlik kamerası görüntülerini bulduktan sonra davayı çözdü. Exeter Kraliyet Mahkemesi'nde dört haftalık bir duruşmanın ardından Mangori, jüri tarafından cinayetten suçlu bulundu.

 

PUDRA ŞEKERİ!

 

Adam yurt dışından döner. Gümrükte memur bavulu göstererek sorar:

Ne var bavulda? Adam cevap verir:

Kuş yemi?

Gümrük memuru bavulun ağırlığından şüphelenir ve yolcudan bavulu açmasını ister. Bavul açılınca ortaya kol saatleri saçılır. Gümrük memuru sorar:

-Hani kuş yemi vardı bavulda? Yolcu pişkin pişkin cevap verir:

Valla ben kuşların önüne koyuyorum. Yerlerse…

Yukarıdaki fıkra bize Ayvatoğlu'nun savunmasını anımsattı:

Habere göre kokain içtiği öne sürülen Ayvatoğlu, "Görüntülerdeki sürücü koltuğunda oturan beyaz gömlekli kişi benim. Görüntülerdeki benim burnuma çekmiş olduğum madde kesinlikle uyuşturucu madde değildir, pudra şekeridir" demiş. Yani yersek!

 

Bu yazı toplam 1298 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar