1. HABERLER

  2. POLİTİKA

  3. 'Masum insanların katline sebep olacaklar'
'Masum insanların katline sebep olacaklar'

'Masum insanların katline sebep olacaklar'

Başbakan Yıldırım, "Rakka'da DEAŞ'lıları temizlemek yerine, silahlarıyla birlikte Rakka'dan çıkmaları için destek olmuşlar. Bu DEAŞ mensupları dünyanın her tarafından kim bilir yeni masum insanların katline sebep olacak." dedi.

A+A-

AK Parti Genel Başkan Vekili ve Başbakan Binali Yıldırım, partisinin TBMM Grup Toplantısı'ndaki konuşmasında, İran-Irak sınırında meydana gelen depremde hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, yaralılara şifa diledi.

Afetin gerçekleştiği andan itibaren başta Türk Kızılayı, Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) ile Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi (UMKE) olmak üzere ilgili kuruluşların süratle bölgeye intikal ettiğini belirten Yıldırım, "İftiharla söylemek isterim ki depremzedelere ilk ulaşan ekipler bizim ekiplerimiz olmuştur." dedi.

Arama kurtarma ekiplerinin yanı sıra acil tıbbi müdahale, insanı yardım ve gereken her türlü desteği sağlamak üzere ilgili ekiplerin deprem bölgesine ulaştığını söyleyen Yıldırım, "Kış mevsiminin yaklaşması, sertleşen hava koşullarını da dikkate alarak ilk etapta 3 bin çadır, 3 bin ısıtıcı, 10 bin battaniye depremzedelere dağıtılmıştır. Irak ile koordineli çalışan Kızılay, AFAD, 50 tır insani yardım malzemesi, afet araçları, uzman personelle halen bölgede çalışmalarına devam etmektedir. Türkiye olarak sadece komşularımızda değil dünyanın neresinde olursa olsun bir afet varsa bir felaket varsa biz oradayız. Bu vesileyle dost ve kardeş Irak ve İran halkının bir kez daha acılarını paylaşıyor ve başsağlığı diliyorum." şeklinde konuştu.

"Türk-Amerikan dostluğuna yakışmıyor"

ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence ile 9 Kasım'da toplantı gerçekleştirdiğini, toplantıda özellikle Türkiye'nin hassas olduğu bütün konuların masaya konulduğunu hatırlatan Yıldırım, şöyle devam etti:

"FETÖ, ABD'nin PYD/YPG iş birliği dahil olmak üzere bölgesel konulardaki beklentilerimizi açık ve samimi şekilde Sayın Başkan Yardımcısı ve heyetine aktarma fırsatı bulduk. Ayrıca FETÖ elebaşının tutuklanarak ülkemize iadesi, faaliyetlerinin kısıtlanması ve sonlandırılması talebimizi tekrar ettik. 15 Temmuz darbe girişiminin sorumlularının adalet önünde yargılanması konusunun, Türkiye için hayati öneme sahip olduğunun bir kez daha altını çizerek ifade ettik. Bu konuda ümit ediyorum ki somut adım atılmasını beklediğimizi kararlılıkla tekrar kendisine anlattık. 

Bunu söylerken bize 'kanıt, delil' diyenlerin, 11 Eylül hadisesinden sonra meydana çıkıp 'Amerika saldırı altındadır. Bu işi yapan da El Kaide'dir. Onun başı da Usame Bin Ladin'dir. Afganistan'a giriyoruz. Amerika'nın arkasında olan bizimle gelsin.' dediniz. Biz de delil sormadık, kanıt sormadık ve biz oraya da asker gönderdik. Şimdi 15 Temmuz'un faili olduğunu sağır sultanın bile bildiği Feto'nun geriye verilmesi konusun kırk dereden su getirmenin ne alemi var. Ne delili soruyorsunuz? 250 şehidimiz, 2 bin 194 gazimiz var, daha ne delil soruyorsunuz? Bunların, Türk-Amerikan dostluğuna, müttefikliğine yakışmadığını altını kalın çizgilerle çizerek ifade ettik."

Yıldırım, görüşmede, terör örgütü YPG ile ortaklığın geldiği noktayı bir kez daha gözler önüne serdiklerini söyleyerek, "Adeta PKK'nın Suriye şubesi gibi çalışan YPG ve PYD örgütü maalesef orada DEAŞ'la mücadele adına Amerika Birleşik Devletleri ile faaliyet gösterirken, aynı zamanda da elde ettiği en gelişmiş silahları amcası olan PKK terör örgütüne de aktarmaktan geri kalmıyor. Bu işbirliğinin artık daha fazla sürdürülmesinin ilişkilerimizde tamiri imkansız hasarlar oluşturacağını bir kez daha yalın bir dille ifade ettik." ifadelerini kullandı.

"Amerika ile olumlu gündem üzerinde yol almayı arzu ediyoruz"

Görüşmede ayrıca Türkiye'nin, PKK ile etkin mücadelenin, anlık istihbarat değişimi ve örgütün finansal kaynaklarının bulunup dondurulması yönünde geliştirilmesi beklentisini ifade ettiğini aktaran Yıldırım, Suriye ve Irak'taki gelişmelerin, Kuzey Irak'ta yapılan gayrimeşru referandum gibi konuları da değerlendirdiklerini bildirdi.

"Bu vesileyle haklarında adli süreç devam eden vatandaşlarımızın, Amerika'da tutuklu bulunan vatandaşlarımızın durumunu da dikkatlerine getirdik" diyen Yıldırım, şöyle devam etti:

"Amerika ile ilişkileri germek, daha da kötüleştirmek gibi bir niyetimiz yok. Müttefikimiz olarak gördüğümüz Amerika ile olumlu gündem üzerinde yol almayı arzu ediyoruz. Vize konusunun kısıtlı olarak başlaması ilk adım olmakla beraber, normal seviyeye dönmesi beklentimizdir." 

"Bre ahmaklar..."

Yıldırım, Amerika ziyareti sırasında, 10 Kasım'da Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ölüm yıl dönümü nedeniyle New York Başkonsolosluğunda bir anma toplantısı gerçekleştirildiğini belirten Yıldırım, "Cumhuriyetimizin kurucusunu ve istiklal şehitlerimizi andık, yad ettik." diye konuştu.

"Yalnız burada şaşkınlıkla takip ettik ki birileri bütün Türkiye'nin ortak değeri olan Atatürk'ü hala tekellerinde görmeye devam ediyor." ifadesini kullanan Başbakan Yıldırım, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Ne yazık ki bazı medya çevreleri de Atatürk tekelleşmesine çanak tutarak, toplumda bir ayrışmayı körüklemeye çalışıyor. Bazı basın yayın organlarına bakarsanız akıl almaz ifadeler var: 'AK Parti Anıtkabir'de. AK Partililer Anıtkabir'de...' Bre ahmaklar, AK Parti, kurulduğu günden beri Anıtkabir'e gidiyor, 10 Kasım törenlerine de katılıyor. Kaldı ki AK Parti'nin kurumsal anlamda veya AK Parti mensuplarımızın, hiç kimseye Atatürkçülüğünü kanıtlama gibi bir ihtiyacı yok. Ellerinde sanki Atatürkçülük dedektörü varmış gibi ortalıkta gezinen siyaset hafiyeleri, milleti fişlemeye, sosyolojik bir çatlak oluşturmaya gayret ediyorlar. Çok şükür ki bu sefer de çakıldılar.

Cumhurbaşkanımızın da 10 Kasım konuşmasında ifade ettiği nokta budur. Atatürk, hiçbir siyasi kurum ya da kuruluşun tekelinde değildir. Atatürkçülük, lafla olmaz, Türkiye'yi muasır medeniyetler seviyesine çıkarma idealine hizmetle olur. Türkiye'nin her iline üniversite açarsan; 20 bin kilometreden fazla bölünmüş yol yaparsan; Anadolu'yu hızlı tren ağlarıyla donatırsan; dünyanın gıpta ettiği Yavuz Sultan Selim, Osman Gazi, Marmaray, Avrasya, Çanakkale köprüsü gibi büyük eserleri milletin hizmetine sunarsan; Türkiye'nin milli savunma sanayisini yerli ve milli hale getirirsen; tankını, topunu, tüfeğini, uçağını, İHA'sını, SİHA'sını üretirsen; dünyanın en büyük havalimanını yaparsan, Atatürkçülük budur. Laf üstene laf koymak değil taş üstüne taş koymaktır. Türkiye için eser üretmektir. 

Mustafa Kemal Atatürk, bu ülkenin ortak değeridir. Toplumu bu konu üzerinden ayrıştırmak Atatürkçülük değildir, vatanseverlik hiç değildir. Biz bu oyunu daha önce de gördük şimdi de aynı şeyler tekrarlanıyor. Türkiye'yi, 2023, 2053 ve 2071 hedeflerine kararlılıkla ulaştırmak için çalışacağız."

Türkiye'nin, kökleri saksıda yeşermiş cılız bir ülke olmadığını, Türkiye'nin, güçlü köklerini kadim medeniyetin toprağına salmış "koca bir çınar" olduğunu vurgulayan Yıldırım, "Bu çınarın dallarından biri Fatih Sultan Mehmet ise diğer biri de Gazi Mustafa Kemal Atatürk'tür. Fatih Sultan Mehmet ne kadar bizimse Gazi Mustafa Kemal Atatürk de o kadar bizimdir." dedi.

Başbakan Yıldırım, AK Parti'nin, Cumhuriyetin ve onun sarsılmaz uzantısı olan laikliğin de en sağlam teminatı olduğunu belirterek, "Laiklik, din ve devlet işyerini düzenleyen önemli bir alandır. Biri olmadan diğerinin sağlıklı ilerlemesi de söz konusu değildir. Gelin görün ki Elmalılı Hamdi Yazır'a Kuran'ı Kerim tefsiri yazdıran, Yaşar Hafız beye şehitlerimiz için mevlit okutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü dindar insanlardan ve toplumun mütedeyyin kısımlarından soyutlamak isteyenlerin çabaları da nafiledir." ifadesini kullandı.

"Yeni masum insanların katline sebep olacaklar"

Başbakan Yıldırım yaptığı konuşmada, "Rakka'da DEAŞ'lıları temizlemek yerine, DEAŞ'lılara silahlarıyla birlikte Rakka'dan çıkmaları için destek olmuşlar. Bu ne demek? Biz ne dedik Amerika'ya? Bir terör örgütüyle başka bir terör örgütünü yok etmek için mücadele, devletlerin yapacağı iş değildir, akla ziyan bir iştir. İşte sonuçları ortaya çıkıyor. Şimdi oradan çıkan, silahlarıyla serbest bırakılan bu DEAŞ mensupları başta Türkiye olmak üzere Avrupa, Amerika, dünyanın her tarafından kim bilir yeni masum insanların katline sebep olacaklar." dedi.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.