1. YAZARLAR

  2. Kemal Kamburoğlu

  3. Küresel rezerv para kavgası -2-
Kemal Kamburoğlu

Kemal Kamburoğlu

HAYATIN NABZI
Yazarın Tüm Yazıları >

Küresel rezerv para kavgası -2-

A+A-

(Konuya kaldığım yerden devam ediyorum.)

 Suudi Hükümeti petrol gelirleri ile 2,5 milyar dolarlık ABD Hazine bonosu aldı ve böylece Petro-Dolar döngüsü başladı. Suudi Arabistan ABD'ye petrol ticaretini yalnızca dolar ile yapacağını garanti etmişti. Bir müddet sonra Suudilerin baskısı ile OPEC de ürettiği petrolü yalnızca dolar ile satar hale geldi. Sonuçta da petrol standardı dünyanın dolar standardı haline gelmiş oldu. (Saddam'ın devrilerek öldürülmesinin gerçek nedeni Saddam'ın petrolü Dolar yerine Euro ile satmaya kalması ve bunu OPEC'e teklif etmesidir.) Böylece dünyada dolar ile alınan bütün petroller ABD'nin olmuş oldu. Yalnızca petrol de değil, hangi ürün dolarla alınıp satılıyorsa aslında mülkiyeti ABD'ye ait oluyordu. Bu nedenle dünyadaki insanlar ürettikçe FED buna karşın para basarak ona sahip olma imkanına kavuştu. Günümüz koşullarına geldiğimizde ABD'nin karşısına ekonomik bir dev olarak Çin çıkmıştır. Ucuz iş gücü, ucuz hammadde gibi maliyet düşürücü faktörlerle üretilen mallar ucuz biçimde ülkelerin piyasalarında tüketicilere ulaşmaktadır. Yakın zamanda James Mc Cormack'ın önemli bir analizi yayınlandı. Mc Cormack, ABD dolarının zaman içinde küresel rezerv para olma statüsünü kaybetme riski altında olduğuna dikkat çekti. Analizinde Mc Cormack'a göre "doların küresel rolünü olumsuz etkileyen en önemli politikalar ise finansal yaptırımlar ve ticaret savaşları." Mc Cormack'a göre "Her şey aynı kalsa bile korumacı gümrük politikaları ticaretin Amerika'dan uzaklaşmasına neden oluyor. Böylece ticaret yapacak başka ülkeler kendi para birimlerini dolar yerine kullanma fırsatı elde ediyor. Yine ABD'nin 6 bin 300 kişi ve kurumun yanında 20'den fazla ülkeye çeşitli finansal yaptırımlar uygulaması da aslında aynı zamanda doların buralardaki kullanım alanlarını başka para birimlerine bırakması anlamına geliyor. Bu politikalar İran ve Rusya gibi bazı ülkeleri açıkça dolardan uzaklaştırırken; Çin ve Avrupa Birliği gibi daha büyük oyuncular ise kendi para birimlerini rezerv para yapma ve doğrudan daha fazla uluslararası işlemde kullandırma yönünde sürekli ciddi adımlar atıyorlar. Çin kendi para birimi yuan-renminbiyi 2016'da IMF'nin para birimi sepeti SDR'ye dahil etti. Pekin yönetimi 2018'de ise, Şanghay'da devreye soktuğu yuan cinsi petrol futures kontratları ile yuanı emtia ticaretinde bir uluslararası para (yani Küresel Rezerv Para) haline getirmenin yolunu açtı."

İşte tüm bu gelişmeler FED'in sahiplerinin uykularını kaçırıyor ve Dolar imparatorluğunun Yuan İmparatorluğuna yenilmesinin kendi sonları olacağını bağırıyordu. Çin'in Londra'ya kadar uzanan "Yeni İpek Yolu" projesi, Suriye ve Doğu Akdeniz'e el atması boşuna mıdır? Libya'da en çok Çinli yatırımcı ve çalışan olmasaydı, Çin, Libya üzerinden Afrika'ya girmeseydi acaba bugün Berlin'de Libya Konferansı'nın toplanmasına gerek olur muydu sizce?

Not olarak belirtelim; bizim Türkiye olarak Berlin Konferansı'nda masada olmamız ulusal hak ve menfaatlerimiz açısından hayati önemdedir. Türkiye, Doğu Akdeniz'de yani Mavi Vatan'da hem kendisinin hem de KKTC'nin haklarını korumakla doğrudan yükümlüdür. Mavi Vatan konusunda siyasi iradenin devlet aklı ile yürüttüğü doğru politikalar sonucunda çok önemli bir başarı sağlanmış ve Türkiye konferans masasına oturmuştur hem de şımarık Yunanistan'ı kapı dışında bırakarak. -BİTTİ

Bu yazı toplam 395 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar