1. YAZARLAR

  2. Hüseyin Movit

  3. Kullanımdan düşmüş yabancı kökenli sıfatlar
Hüseyin Movit

Hüseyin Movit

DİKKAT ETSENİZ İYİ OLUR
Yazarın Tüm Yazıları >

Kullanımdan düşmüş yabancı kökenli sıfatlar

A+A-

Doğu kökenli bazı sıfatların kullanımdan düşmüş olması 1930'lu yıllarda başlamış, 1960 ve 1970'li yıllarda devam etmiştir. Söz konusu bu Doğu kökenli sıfatları, 1920'li yıllarda yaşamış yazarların yazılarında bulabiliyoruz. 7 ..Hamza Zülfikar.. EKİM 2019 TÜRK DİLİ Bu durumu, Refik Halit Karay'ın 1922 yılında yazdığı fıkra türündeki yazılarından hareket ederek örneklemeye çalışalım. Ziçni Paşa... saçı sakalı ağarttı, iki büklüm, ihtiyar pirisalhorde oldu1 ( 117. s.) Geçen yıllar içinde Farsça sal kelimesi, yıl oldu; gene Farsça horden (yemek) fiilinden horde tarihe karıştı. Bu sözü (pir-i salhorde) yılları tüketen bir yaşlı oldu biçiminde bugüne aktarabiliriz. Sıfat olarak karşılığı yıl tüketen olabilecek salhorde Türkçeden düşmüştür. Yazarın cümlelerinden birini daha alalım. Zaten böyle nekes yıllardan fazla lütuf beklemek safdillik olur. Bu cümlede geçen "verimsiz, cimri" anlamında nekes bugün yazı dilinde kullanılmaz. Buna karşılık nekes halk ağzında yaşıyor. Cümlede geçen safdillik kelimesine gelince bu adın sıfatı bir birleşik kelime olan safdil'dir. Arapça saf, Farsça dil (gönül) kelimesinden oluşur. Safdil, safdillik sözlerini de pek duyamıyoruz. Osmanlı Türkçesinden kalan "bir durumdan başka bir duruma geçme" anlamında tahavvül veya bitahavvül kelimelerinin kullanımına da bugün pek rastlanmıyor. Bunlar için geçişim, geçişimsiz uygun birer karşılık olabilirdi. Ancak geçişim, geçişimsiz bu anlamda kullanılmadı.

Bu arada yazarın 1922 yılında kullandığı kuvveden fiile çıkmak sözü de artık pek duyulmuyor, yeri de herhangi bir kelimeyle doldurulamamıştır. İşin garip tarafı kuvveden fiile çıkmak gibi bir söz dile gelse bile insanlar bunu kullanmaktan çekiniyor. Huluskâr, şevkaver, cihangir, hasrezede gibi yazarın 1922 yılında cümleleri arasında geçen ama Türkçe karşılığı bulunmamış pek çok sıfat bugün kullanılmıyor. Bunlardan biaman, bimana, bihaya kelimeleri amansız, manasız, hayasız biçiminde ek değişikliğiyle korunmuştur. Türkçede adın sıfat, sıfatın ad olarak kullanılmasındaki esneklik başka dillerde yoktur. Bu durum yukarıda verilen ideal örneğinde olduğu gibi sınırlı olarak yabancı kökenli kelimelerde de geçerli olmuştur. Ancak nispet ekli ticari gibi birçok sıfatın ad olarak kullanılması mümkün olmamıştır. Vatan ad, vatani görev tamlamasında vatani sıfat. Vatani, bu yapısıyla ad olarak kullanılmaya müsait değil. Dil Devrimi sırasında vatan, yurt olarak karşılandı; sıfatı vatansal, yurtsal olmadı. Bu durumda adın sıfat olarak kullanılabilmesi esasından hareketle vatan, yurt adları sıfat görevinde kullanılarak bu ihtiyaç giderildi; vatan görevi daha sonra yurt görevi oldu. Demek ki Türkçede böyle bir imkân daha var. Dilde bu tür olumlu değişmeler Türkçenin özelliklerinden biridir (Prof.Dr. Hamza Zülfikar, TDK)

***

BUNLAR DA KISA KISA

* Cem Küçük, Türkiye, 25.10.2019: "Suikaste birazda bu sebeple uğradı.", "Bizde Türkiye'de artık eskimiş Jüpiter füzelerini sökelim dedi."

Cem Küçük (aynı zamanda mütercim) imla (yazım) kurallarını uygulamamkta kararlı.

Dahi anlamındaki "da, de" kelimeye ulanmaz!

* Hıncal Uluç, Sabah, 30.10.2019: "Hayatını Cumhuriyete, Kemalizme ve Atatürkçü düşünceye adamıştı."

Kural: Özel adlara getirilen iyelik, durum ve bildirme ekleri kesme işaretiyle ayrılır! Cumhuriyet'e, Kemalizm'e

Kilis keçisinin inadı devam ediyor!

* Metin Özkan, CNN Türk, 08.10.2019/21.34: "Türkiye'ye üç milyon göçmen girmiş..."

Mülteci ile göçmen arasındaki farkı fark edemeyen yılların gazetecisi...

* Hıncal Uluç, Sabah, 15.10.2019: "Medyada dikkat çekmek olan bir takım tipler var..", "Bir takım güya sosyal, aslında soysuz medya mensupları..."

"kimi, bazı" anlamındaki sıfat "birtakım" şeklinde yazılır!

* Metin Özkan, CNN Türk, 15.10.2019/21.50: "Kakafoni yapmayalım."

Yılların gazetecisi, "ses uyumsuzluğu" anlamındaki kelimeyi seslendiremiyor.

Kelime "kakofoni" şeklinde seslendirilir.

Metin Özkan'ın bu telaffuzu becerememesi affedilemez!

* Erhan Afyonoğlu, Sabah, 27.10.2019: "Avrupalılar'la hakimiyet mücadelesine girdi. İspanyol ve Portekizliler'in Kuzey Afrika'yı ele geçirmeleri bu bölgelerdeki Türk korsanlarıyla Osmanlılar'ın işbirliği..."

 Çokluk eklerinden sonra ulanan ekler, kesme imi ile ayrılmaz!

* Prof Dr Burhan Kuzu, Twitter: "Tarihleri soykırım, kölelik, sömürü lekeleriyle dolu bir ülkenin, Türkiye'ye ne söz söyleme ne ders verme hakkı olamaz"

"Ne... ne..." tekrarlı bağlaç kullanıldığında fiil olumlu olur: ... hakkı olur."

Bu yazı toplam 284 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar