1. HABERLER

  2. Kovid-19 salgını Güney Asya için ne ifade ediyor?
Kovid-19 salgını Güney Asya için ne ifade ediyor?

Kovid-19 salgını Güney Asya için ne ifade ediyor?

Kovid-19 pandemisi, nüfus yoğunluğu dünya ortalamasının çok üstünde olan Güney Asya ülkelerinde felakete yol açabilecek bir tehlike arz ediyor.

A+A-

Dünya nüfusunun beşte birini, dünya ekonomisinin yaklaşık yüzde 15’ini ve dünyanın nüfus yoğunluğu en yüksek ilk 10 şehirden 5’ini barındıran Güney Asya bölgesi, aynı zamanda dünyanın en geri kalmış bölgelerinden birini oluşturuyor.

Dünya genelinde vaka sayısının bir buçuk milyonu aştığı, ölüm sayısının ise 90 bine yaklaştığı yeni tip koronavirüs (Kovid-19) pandemisi, nüfus yoğunluğu dünya ortalamasının çok üstünde olan Güney Asya ülkelerinde felakete yol açabilecek bir tehlike arz ediyor. Gerek dünyanın en kalabalık bölgelerinden biri olması gerekse sağlık sektörü alt yapısındaki geri kalmışlığıyla ön plana çıkan bölge, aynı zamanda virüsün kaynağı olan Çin’e komşu olmasından dolayı da ana risk noktalarının başında geliyor.

Güney Asya ülkelerinden Hindistan, Pakistan, Afganistan, Nepal ve Butan’ın Kovid-19’un çıkış noktası olan Çin’le sınırı bulunuyor. Özellikle Hindistan ve Pakistan’ın Çin’le çok uzun ortak sınırlara sahip olmasının yanı sıra, her iki ülkede de nüfus yoğunluğu ve yoksulluk oranının yüksek olması, durumu daha da korku verici bir hale getiriyor. Ayrıca Pakistan’ın, virüsün en yoğun görüldüğü ülkelerden biri olan İran’a komşu olması ve sağlık sektörü altyapısının yetersizliği, virüsten en çok etkilenecek ülkeler arasına girmesi konusunda endişe doğuruyor. Pakistan’da Çin-Pakistan Ekonomik Koridoru (CPEC) projesi nedeniyle çok sayıda Çinlinin yaşaması da diğer bir tehdit unsuru olarak öne çıkıyor. Mevcut durumda virüsün ana merkezi artık Çin olmasa da, Kovid-19 vakalarının en yoğun Çin’de görüldüğü zamanlarda, Pakistan’ın bu duruma karşı önlem alma konusunda hayli ağır davrandığı biliniyor.

Diğer Güney Asya ülkelerine bakıldığında, bölgenin en kalabalık üçüncü ülkesi Bangladeş’te sokağa çıkma yasağı devam ederken, hükümetin “evde kal” çağrısına halkın uymadığından şikâyet ediliyor. Yoksulluğun evde kalma önünde büyük engel teşkil ettiği ülkede, Çin’den alınan 10 bin test kiti ve sağlık çalışanlarının kullanabileceği koruma tulumlarıyla, salgınla mücadele edilmeye çalışılıyor.

Nepal’de acil durumlar dışında sokağa çıkmanın yasaklandığı ilan edilirken, Sri Lanka’da sokağa çıkma yasağına ek olarak, virüsle mücadele kapsamında Çin’den 500 milyon dolar kredi alındığı bildirildi. Hükümet ve Taliban arasında görüşmelerin sürdüğü Afganistan’da ise hem hükümet hem de Taliban tarafı, Dünya Sağlık Örgütü’yle (DSÖ) işbirliği ve koordinasyon halinde Kovid-19’la mücadele edeceklerini bildirdiler.

Dünyanın en kalabalık ikinci ülkesi olan Hindistan’a bakıldığındaysa durumun Pakistan’dan çok farklı olduğu söylenemez. Her ne kadar sokağa çıkma yasağıyla önlemler alınmaya başlandıysa da, resmi kaynaklara göre ülkede halihazırda saptanan vaka sayısının 5 bin 750’yi geçtiği ve ölü sayısının da giderek arttığı görülüyor. Vaka sayısının çok yavaş artmasının temel nedeni ise test edilen kişi sayısının ülke nüfusuna oranla çok düşük olması. Test edilen kişi sayısındaki artışla beraber sağlık sisteminin yetersiz kalabileceği endişeleri, Hindistan için yapılan en yaygın analizlerden. Dünyanın en büyük ekonomisine sahip olan ABD’de dahi tanı kitleri ve solunum cihazlarının eksikliğinden şikâyet edilen bir konjonktürde, Hindistan’ın salgının nasıl üstesinden geleceği merak edilen bir husus. Erken davranıp sokağa çıkma yasağı kararı alarak virüsün yayılmasının önüne set çekmeye çalışsa da, Hindistan yönetiminin sosyal mesafe bırakmayı ve evde kalmayı vatandaşlarına uygulatmakta güçlük çektiği görülüyor.

Sağlık hizmetleri açısından kapasitelerinin farkında olan bölge ülkeleri, yerinde tedbirler alarak salgını en az zararla atlatmayı amaçlıyor.

Hindistan Başbakanı Nerandra Modi’nin Güney Asya Bölgesel İşbirliği Teşkilatı (SAARC) üyesi ülkeleri pandemi diplomasisi bağlamında video-konferans yoluyla bir araya getirerek korona salgınına karşı birlikte mücadele etme girişiminde bulunması önemli bir adım. 15 Mart’ta gerçekleştirilen video-konferans toplantısına, Pakistan dışında tüm üye ülkeler, devlet başkanı ya da başbakan statüsünde katıldı. Toplantıda Hindistan Başbakanı Modi bölgede salgınla mücadele için 10 milyon dolar bütçe ayrılacağını vadetti. Fonun öncelikle üye ülke sağlık personellerinin korunma ihtiyacını karşılayacak ürünlerin temininde kullanılacağı bildirildi. Salgının ana merkezlerinden biri haline gelen Avrupa’da Avrupa Birliği (AB) gibi entegrasyonunu tamamlamış bir birliğin duruma seyirci kalmasına karşın, ortak mücadele kararlarının alındığı SAARC topluluğu video-konferans toplantısında, dünyaya pandeminin sınır tanımadığını ve evrensel bir sorun haline geldiğini anlatmak için önemli bir mesaj verilmiş oldu. Pakistan’ı temsilen konferansa katılan Sağlık Bakanı Zafer Mirza’nın Keşmir’de kontrol altında tutulan halkı gündeme getirmesiyle gerginleşen görüşme, topluluk üyelerinin virüse karşı ortak mücadele sözleriyle son buldu.

Uzman görüşlerine göre, virüsün aşısı bulunamadığı için, salgının yayılmasının önüne geçmenin en etkili yolu şu an için insanların etkileşimden kaçınması. Sağlık hizmetleri açısından kapasitelerinin farkında olan bölge ülkeleri, yerinde tedbirler alarak salgını en az zararla atlatmayı amaçlıyor. Bu bağlamda, özellikle kentsel nüfus yoğunluğunun çok yüksek olduğu bölgede, sosyal mesafe ve izolasyonun bölge halkı için önemi ortaya çıkıyor. Nitekim dünyadaki en yoğun nüfuslu ilk 10 şehrinden 5’i (Dakka, Çennai, Mumbai, Kalküta ve Katmandu) Güney Asya'da bulunuyor. Tüm bunlar göz önüne alındığında, Güney Asya’nın salgının merkezi haline gelmemesi için, bölge halkının, hükümetlerin açıkladıkları kurallara uyarak bu zorlu sürecin atlatılmasına yardımcı olmaları gerektiği aşikâr.

Kronik sorunlar: Hantal sağlık sistemi ve malzeme yetersizliği

Tanı kitleri ve solunum cihazlarının eksikliğinin yanı sıra, Hindistan sağlık personelinin tıbbi maske, eldiven, yüz koruyucu ve tulum gibi koruyucu ekipmanlara erişimde sorun yaşadığını belirtmek gerekiyor. Delhi Asistan Doktorlar Derneği Federasyonu üyesi bir doktor Reuters’a yaptığı açıklamada, koruyucu tulum ve yüz maskesi eksikliğinden dolayı bazı doktorların Kovid-19 teşhisi konulan hastaların tedavisi sırasında yağmurluk ve motosiklet kasklarını kullanmak zorunda kaldıklarını belirterek durumun ciddiyetini ortaya koydu.

Öte yandan eldiven, maske ve tulum gibi koruyucu malzemelerin eksikliğinin yaşandığı Pakistan’daysa hayatını kaybeden sağlık personeli sayısında artış yaşanması, ülke çapında yoğun eleştirilere neden oldu. Sağlık personelinin koruyucu ekipmana erişimde büyük sıkıntılar yaşadığını belirten doktorlar Belucistan eyaletinde protesto gösterisi başlattılar. Şubat ayında ilk vakanın tespit edildiği ülkede, yapılan test sayısının halen 50 binin altında olması, vakaların artması halinde sağlık sisteminin çökeceği endişelerine yol açıyor.

Bugüne kadar test edilen kişi sayısının toplam 3 bin civarında olduğu Afganistan’da, hükümet önümüzdeki günlerde kaynakları seferber ederek test sayısını arttıracağını ifade etti. Salgının en yoğun olduğu zamanlarda İran’dan ayrılarak Herat eyaletine gelen binlerce Afganlının halen test edilmediğini belirten uzmanlar, gerekli önlemlerin alınmasında geç kalınması halinde, eyalette büyük bir salgın yaşanacağı öngörüsünde bulundular.

160 milyondan fazla nüfusa sahip Bangladeş’in Sağlık Bakanı Zahid Malik yaptığı açıklamada, günlük test sayısının artırıldığını, bu sayıyı günlük 300’lerden bin-bin 500’lere çıkarmak için çabaladıklarını ifade etti. Malik’in açıklaması ülke çapında büyük eleştirilere yol açarken, sağlık sistemi alt yapısının çok yetersiz olduğunu da gösterdi. (Her ne kadar gelişmişlik seviyesi açısından aynı potada olmasalar da) Türkiye’de günlük test sayısının 25 bin civarına çıktığı görülürken, iki katı nüfusa sahip Bangladeş’in günlük bin kadar test yapma hedefi koyması durumun vahametini ortaya koyar nitelikte.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.