1. YAZARLAR

  2. Kemal Kamburoğlu

  3. Koronavirus üretilmiş demek komplo teorisi mi?
Kemal Kamburoğlu

Kemal Kamburoğlu

HAYATIN NABZI
Yazarın Tüm Yazıları >

Koronavirus üretilmiş demek komplo teorisi mi?

A+A-

  Ne zaman birisi çıkıp da "Virüs üretilmiş bir biyolojik silahtır" dese hemen birileri de çıkıp yok böyle şey, bu komplo teorisidir, şu kadar araştırma, bu kadar inceleme yapıldı bu virüs laboratuvar yapımı değildir diyorlar. (Tabii virüs çıkalı daha üç ay oldu, eğer önceden bilinen bir şey değilse ne çabuk laboratuvar üretimi olmadığı anlaşıldı, ne çabuk bu kadar araştırmalar yapıldı dünya darmadağın olmuşken bunu da anlamak zor ya neyse.) Neden böyle diyorlar, çünkü dünyada böyle diyenlerin önemli bir kısmının Dünya Sağlık Örgütü, büyük ilaç şirketleri, bu şirketlerle bağlantılı bir kısım sağlık vakıfları ile en azından kongreler, toplantılar gibi sebeplerle selamı sabahı olduğu düşünülebilir. Dostlarını kırmak istemeyebilirler. Bize göre Koronavirüs laboratuvar yapımı üretilmiş bir buz gibi kimyasal silahtır. Şimdi tartışılan "Bu biyolojik silah kaza ile mi dünyaya yayıldı yoksa birileri bir sonraki adımın ön adımı olarak mı bunu kullandı?" Asıl soru budur. Kaza ile Çin'den dünyaya yayılması kabul edilirse bu çok kötü çünkü tüm dünya bu görülmemiş acayip varlık ile uğraşıyor, virüs binlerce insanın ölümüne sebep oluyor, ekonomileri çökertiyor, dünyayı sıkıntılı bir geleceğe götürüyor.

ABD Başkanı Trump'ın Çin Virüsü diyerek iddia ettiğine ve ekranlardaki bazı bilim insanlarının ifadelerine göre de virüsün Vuhan'daki bir askerî biyolojik silah laboratuvarından "kaza ile çıktığı" görünüyor.

Piyasadan çekilen ilaç

Bu durum belki 9 ay, 1 yıl içinde ilacı ve aşısı bulunarak sağlık açısından kurtarılabilir. Lakin virüsün mutasyonlara uğrayarak dünyayı yeniden etkilemesi de bilim insanlarının ortaya koyduğu bir tez. Gelelim ikinci yola yani "ön adım" meselesine. Bu çok çok daha kötü. Biz bu tür olaylarda iki noktaya bakmaya alışmışızdır. Birincisi, yaşananlar hayatın normal akışına uygun mudur? İkincisi, mesele ile önceden örtüşen emareler var mıdır? Birinci nokta meselenin hayatın normal akışına uymayan bazı rastlantılardır. Haziran 2019'da rahatça bulunabildiği halde ve genellikle "romatoit artrit" ilacı olarak kullanılan (sıtma tedavisinde de kullanılmış bir ilaç), etken maddesi "Hidroksiklorokin Sülfat" olan Plaquenil ilacının (bugün Covid-19 tedavisinde kullanılan ilaçlardan biri) Ağustos 2019'da istenilen miktarda temin edilememesidir. İlaç çok ucuz bir ilaç olmasına rağmen birdenbire piyasada bulunamıyor olması dikkat çekiciydi. İkinci önemli nokta her yıl sıradan bir eczaneye bile 150 adet civarında gelen grip aşısının 2019 Eylül ayında sadece 8-10 tane gelebilmiş olmasıdır. Bunlar senelerce süregelen olağan akışa uygun değildir. Örtüşen emareler meselesine gelince hemen hepsi dünya basınında çıkmış olan konu ile ilgili eylemlerin haberleri ve bilim insanlarının geçmişteki beyanlarıdır. 5 yıl önce daha Covid-19 un varlığı bile bilinmezken dünyanın en önde gelen "para baronlarından" Bill Gates'in 2015 yılında bir üniversitede yaptığı konuşmada söyledikleri; "Günümüzdeki en büyük küresel felaket riski nükleer bombaya benzemiyor. (Arkasındaki perdede tam da Koronavirüsün resmini yansıtarak) Tam da buna benziyor. Eğer önümüzdeki yıllarda herhangi bir şey 10 milyondan fazla insanı öldürürse bu bir savaştan çok, hızla yayılan bir virüs olacaktır. Füzeler değil mikroplar olacaktır. Bunun nedenlerinden biri nükleer karşıtı sistemlere çok yüksek miktarda yatırımlar yapmamızdır. Aslında bir salgını durdurabilecek bir siteme çok çok çok az yatırım yaptık. Bir sonraki salgın için hazır değiliz." Geçen gün çıkan bir haber; Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump <https://www.haberler.com/donald-trump/>'ın eski Danışmanı Roger Stone, Koronavirüsünü Bill Gates <https://www.haberler.com/bill-gates/>'in yaratmış olabileceği iddiasını öne sürdü. Bill Gates'in insanlara mikroçip takma projesi olduğunu belirten Stone, projenin gerçekleşebilmesi için Gates'in Koronavirüs salgınını çıkarmış olabileceğini, konunun tartışmaya açık olduğunu belirtti. Koronavirüsüyle mücadeleye destek olmak amacıyla milyonlarca dolar bağışta bulunan Bill Gates ise 19 Mart 2020'de salgın ile ilgili yaptığı açıklamalarda, (Bill&Melinda Gates Vakfını kastederek) "Vakıf, endüstrinin tüm yeteneklerini devreye sokarak bir 'terapötik' hızlandırıcı düzenledi. Buradan bir şey çıkacağını umuyorum. Bu tür virüslere karşı 'erken uyarı sistemlerinin' hayatımıza katılması gerektiğinin zamanının geldiğini düşünüyorum." diyor. 

Bir başka sıra dışı gelişme Almanya Başbakanı Angela Merkel ve Alman Meclisi'ne tam 8 yıl önce 2012 de sunulan Robert Koch Enstitüsü ve çok sayıda bilim kurulunun hazırladığı 17/12051 Anhang 4 sayılı raporda şunların nasıl önceden bilinip de yazıldığı idi; "Yeni virüs, SARS CoV'un farklı bir mutasyonu. Bu virüs, çok yüksek oranda ölümlere yol açacak. Kontrolü, AIDS'e neden olan HIV'den daha zor olacak. Bir insandan diğerine bulaşması 5 gün olacak. Virüs kapan kişide de semptomları 2 ile 14 gün arasında ortaya çıkacak. Yeni virüsün belirtileri, yüksek ateş, kuru öksürük, hastaların çoğunda nefes darlığı, röntgen çekildiğinde akciğerlerde çeşitli bulgular, üşüme-titreme nöbetleri, bazen kusma hissi, baş dönmesi, kas ağrıları şeklinde olacak." Hadi buyurun, Almanya'da müneccimler mi vardı da böylesi tam isabet ettirdiler 8 yıl önce?

Prof. Atasoy'un öngörüleri

Gelelim biyolojik terörü açık ve yakın bir ulusal güvenlik tehdidi olarak niteleyen ünlü Adli Tıp Hocası Prof. Dr. Sevil Atasoy'un 29 Ocak 2006'da yani tam 14 yıl önce söylediklerine; "Hastalık yapıcı bakteri, virüs, mantar ve parazitler, ayrıca canlı organizmalar tarafından sentezlenen zehir etkili toksinler; insan, hayvan ve bitkileri yok etmek üzere biyolojik silah olarak kullanılıyor. Önümüzdeki 20 yıl içerisinde, bunlar üzerinde bir artış bekleniyor. Özellikle biyoteknoloji ve nanoteknolojideki ilerlemelerle, geleceğin açık-kapalı birçok savaşında genomik araştırmalara dayalı yeni kuşak biyolojik silahlar kullanılacağını (belki de artık kullanılmakta olduğunu) öngörmek, kesinlikle "komplo teorisi" olarak değerlendirilmemelidir. "Aptamer" adı verilen, kısa nükleik asit zincirleri kullanılarak, nefes almamız ya da hareket etmemiz için yaşamsal önemi olan, bazı 'hücre reseptörleri' etkisiz hale getirilebilir. Hücrelerin belirli işlevlerini etkileyecek, DNA'yı değiştirip, parçalayacak, hastalıklara karşı direnci ortadan kaldıracak nano partikül boyutlarında 'moleküler zehirler' kullanılabilir. Hastalık yapıcı etkenler, daha ölümcül, daha bulaşıcı ve bilinen tedavilere dirençli hale getirilebilir. Belirli genetik özellikleri taşıyan kişilere karşı "genetik silahlar" üretilebilir. Böylece milyonlarca kişi arasında sadece bu özellikleri taşıyanları tanınabilir ve sadece onlara zarar verilebilir. (Oktar Babuna olayında Türkiye'den toplanan on binlerce kişinin kanı neden ABD'ye gönderildi de sonrasında dönemin Sağlık Bakanı Osman Durmuş daha fazla gönderilmesine isabetle mani oldu.)"

26 Ocak 2006'ta, Pittsburgh Üniversitesi'nden biyokimya profesörü Dr. Andrea Gambotto, kuş gribinin ölümcül H5N1 virüsünün DNA profiline dayanarak elde ettiği aşının, fare ve tavukları koruduğunu ve çok yakında insanlarda deneyeceğini duyurmuştu. 14 yıl sonra aynı Gambotto 3 Nisan 2020'de Covid-19 için farelerde denedikleri aşının Koronavirüsü ile mücadele edecek kadar antikor ürettiğini ve aşının büyük bir hızla üretilmeye çalışıldığını belirtiyor. Bu kadar fazla tesadüfün üzerine hem Gambotto'nın hem de Gates'in bu aşıya "terapötik" yani vücuda verilen moleküller olduğunu söylemesini de göz önüne alırsak bu virüsün bir sonraki adım için kullanılmak üzere üretilmiş bir virüs olduğu değerlendirilebilir. Bu durumda büyük amaç; insanları her açıdan kontrol edebilecek molekülleri vücuda vermek oluyor.

 Biz asla hiç kimseyi suçlamıyoruz, bizimkisi sadece bir düşünce. Dileriz hiçbir çalışma kötü niyetli olmaz ve insanlığın yararına olur. Ama bu arada hiç merak etmeyin Ekim ayına kalmaz "İşte aşıyı bulduk." diye ortaya çıkarlar ve milyar dolarları da götürürler.

Bu yazı toplam 472 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar