1. YAZARLAR

  2. Kemal Kamburoğlu

  3. Korona tüm yaldızları döktü
Kemal Kamburoğlu

Kemal Kamburoğlu

HAYATIN NABZI
Yazarın Tüm Yazıları >

Korona tüm yaldızları döktü

A+A-

 Aslında tarihin oluşmasına tanıklık ediyoruz. Her şey bir bilim kurgu filmi gibi. Geçen gün Paris'in Arc de Triomphe (Zafer Takı) meydanını, oturacak yer bulamadığımız Champs-Élysées (Şanzelize Caddesi)ni ekranda görünce adeta donup kaldık. Günün her saatinde on binlerce insanın olduğu meydan ve caddelerde kediler bile yoktu. Bundan 6 ay evvel birisi bunu biz söyleseydi herhalde bir tıbbi kontrole ihtiyacı var derdik. Ama öyle değil işte, bir Koronavirüs (Covid-19) tüm dünyayı kasıp kavurmaya devam ediyor. Küçücük, mikroskopta bile ancak görülebilen bir virüs dünyanın jandarmasıyım, dünyanın en asiliyim, dünyanın nükleer gücüyüm, dünyanın petrol kralıyım diyen devletlere öyle bir tokat attı ki hepsi sırtüstü yere serildi. Bugün dünyada en az 3,5 milyar insan eve kapanmak zorunda kaldı. Bu küçücük cismin karşısında ne nükleer silahlar ne milyarlarca dolarlar ne kraliçelerin asaleti (!), ne hâlihazır teknoloji imkânları duramadı. Hepsini bir yaprak gibi üfledi attı. Covid-19 öyle hızlı yayılıyor ve öyle ölümcül olmaya devam ediyordu ki, hiç tanınmayan hiç bilinmeyen bu virüs karşısında mevcut bilim çaresiz kalıyor ve harıl harıl araştırmalara başlıyordu. Çin'in Vuhan kentinde ortaya çıkan Koronavirüs salgını, önce bütün Hubei eyaletine ve kısa sürede bütün dünyaya yayıldı. Ölümcül olan bu virüs, Koronavirüs ailesinin genetik özelliklerini taşıdığından Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ/WHO) tarafından COVID-19 ismiyle tescil edildi ve DSÖ pandemi yani dünya çapında salgın ilan etti.

Avrupa'yı duman etti

Pandemi Çin'de başladı Güneydoğu Asya'yı vurdu geçti ve devamında İran'ı vurarak Avrupa'ya atladı. Çin aldığı sert önlemlerle, Askerî Hekimlik Araştırma Sistemi dâhil tüm kurumlarını çok çabuk devreye sokarak çok kısa sürede sağladığı izolasyonla salgını büyük ölçüde kontrol altına aldı. Tabii 80 binin üzerinde de bir can kaybı yaşandı. Güney Kore, Japonya, Singapur, Hong Kong gibi ülkeler ise daha değişik metotlarla ama hemen sınırlarını kapatarak pandemi kontrolünü sağladılar. Lakin başta Avrupa ülkelerinin birçoğu olmak üzere bir kısım devletler işi hafife aldılar, önemsemediler, geç tedbir aldılar ve sonuçta bugünkü tablo yaşanıyor. İran doğal gaz ve petrol zengini olmasına karşın ideolojik nedenlerle paralarını başka yerlere harcadığından halkına harcayamadı ve pandemi karşısında ne yapacağını bilemedi, toparlanana kadar da ipin ucunu kaçırdı. Ambargo altında olması da ayrıca bir handikap yarattı ve ciddi ölçüde can kayıpları verdi, vermeye de devam ediyor. Akdeniz ülkeleri konumunda olan İtalya, Fransa ve İspanya'da siesta kültürünün etkisi ile işi ciddiye almadı ve bugün salgının çıktığı Çin'den daha fazla can kaybı İtalya'da görüldü. İtalya'nın kuzeyi olan Lombardiya bölgesi sanayi ve ticaretin en yoğun olduğu bölge. Özellikle Milano dünya modasının merkezi konumunda. Burada üretilen dünya markası ürünler var. Binlerce EU'ya satılan çantalar, ayakkabılar, elbiseler burada üretiliyor ve sektörde çalışanların çok büyük çoğunluğu çok az ücretle çalışan Çinliler. Öyle ki adeta Çin köyleri oluşmuş durumda. Sermaye ucuz işçiliği tercih ediyor. Çin'deki bayramdan dönen ve oldukça yoksul koşullarda yaşayan bu işçiler hastalığın İtalya'daki en büyük bulaş sebebi oldular.  Şimdi Rönesans'ın ve bilimin merkezi İtalya, verdiği can kayıpları ile, hastalığın yayılmasını kontrol edememesi ile, sağlık sisteminin çökmesi ile ABD'den sonra dünyada en kötü durumdaki ülkelerin başında geliyor. İspanya da aynı durumda. Fransa da ciddi biçimde kötü. İngiltere başlangıçta Boris Johnson'un dâhiyane(!) görüşü ile sürü bağışıklığı yolunu denemek istedi. Baktı ki insanlar patır patır ölüyor, kafaları duvara vurdu ve çok ciddi izolasyon önlemleri almaya başladılar. Kraliçe bile kayıp. Hoş, gerçi 94 yaşında ona zaten bir şey olmaz.

Alman disiplini başarı getirdi

Avrupa'da en başarılı pandemi yönetimini Almanya gösterdi. Prusya geleneğinden gelen Alman disiplini. Başarılı yönetimde Merkel'in rolü çok büyük. Zira en başından beri açık oldu, olanları ve olabilecekleri açıkça tüm vatandaşları ile paylaştı, güven tesis etti. İmkânı olduğundan 885 milyar EU bütçe ayırarak tüm vatandaşlarına her türlü garantiyi verdi. Evet, vaka sayıları çok ama ölüm sayısı az.

Avrupa ve ABD'den iyiyiz

Türkiye'ye gelince Sağlık Bakanlığı süreci iyi yönetti. Ancak biliyoruz ki bu felaketten korunmanın en birinci kuralı "izolasyon". Hastalık Çin'de çıkar çıkmaz Türkiye tedbir almaya başladı. 1,5 aylık kazanılan zaman Türkiye için çok önemli idi. Türkiye bu zamanı oldukça iyi kullandı ve Bilim Kurulu'nu oluşturdu. Malzeme, araç, gereç envanterini gözden geçirdi, eksiklerini tespit etti, organize olmaya çalıştı. İyi de götürdü işi. Ta ki Umre'den dönen vatandaşlarımıza kadar. Aslında devlet bu koşullarda Umre ziyaretini erteleseydi belki daha iyi olurdu. Zira Suudi Arabistan'da da pandemi vardı ve dünyanın birçok yerinden özellikle de Çin'den Umreye gelen Müslümanlar vardı. Umre'den dönen ilk grup vatandaşlarımıza test yapılmadan ülke içine dağılmaları Türkiye'de iyi giden süreci biraz zedeledi. Öte yandan daha başlangıçta yedi gün tam sokağa çıkma yasağı ilan edip, Covid-19 şüphelisi vatandaşları enterne edebilseydik şu anda daha başarılı bir sonuca ulaşabilirdik. Ama bütün bunlara rağmen şu anda Avrupa ve ABD'ye göre daha iyi durumdayız diyebiliriz.

Kral çıplak

 Korona dünyada birçok olgunun değişmesine sebep olacak bir başlangıçtır. Ekonomik sistemlerin, yönetim biçimlerinin değişmesine hatta bazı savaşlara tanık olacağımızı şimdiden söyleyebiliriz. Örneğin liberalizmin bir sömürü sahtekârlığı olduğunu ortaya koydu Korona. "En iyi devlet en küçük devlettir" kavramını tarihe gömdü. Dünyanın her yerinde "en iyi devlet en büyük devlettir" görüşü itibar kazandı. Burada vurguladığımız şudur; Liberallerin dediği gibi devlet ekonominin içinde olmaz, her şeyi özel sektör üretmeli, devlet sadece kontrol etmeli düşüncesinin ne kadar kolay istismar edilebilen bir yapıyı ortaya koyduğu ve toplumun çoğunluğu için ne kadar zararlı bir sistem olduğunu tüm dünya gördü. Devletin bazı yaşamsal ürünlerde üretim yapmasının, bunun bir balans olduğunun gerçeği ortaya çıktı. Koronanın dünyaya dikte ettireceği ekonomik ve siyasal sistem değişikliklerini gelecek yazılarımızda etraflıca yazacağız. Stratejik öngörü bunu gerektiriyor. Dünyada her şeyin yaldızları döküldü, artık kral çıplak.

Bu yazı toplam 205 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar