1. YAZARLAR

  2. Burcu Uslu

  3. ​​​​​​​Kırmızı biber ceza mı vitamin kaynağı mı?
Burcu Uslu

Burcu Uslu

Yazarın Tüm Yazıları >

​​​​​​​Kırmızı biber ceza mı vitamin kaynağı mı?

A+A-

Çocukluğumuzda; yalan yanlış bir şeyler söylediğimizde veya biraz sokakta duyduğumuz ağza alınmayacak sözleri söylediğimizde, büyüklerimiz; "Senin ağzına kırmızıbiber sürerim" diyerek bizi uyarırlardı. O zamanlar bizim için "kırmızıbiber" demek, "acı" demek, dilimizin-damağımızın yanması demekti.

Zamanla "kırmız biber"in ceza olmadığını; iştah açıcı, yemeklerimize tad katan, faydalı bir nesne olduğunu öğrendik. "kırmızıbiber"in faydalarına geçmeden önce, onun bulunduğumuz coğrafyaya nasıl geldiğini de öğrenmekte fayda var.

Dünya üzerinde birçok ülkede başta gıda endüstrisinde, ev dışı ve hane tüketiminde, hatta ilaç sektöründe kullanılan biber bitkisinin uluslararası alanda orijinal adı Kapsikum (Capsicum) olarak geçer.

Biber bilimsel sınıflamasında, aslen Patlıcangiller (Solanaceae) ailesinde yer alan Capsicum cinsine verilen isimdir. Maraş Biberi'nin yer aldığı "Capsicum Annum" ise Capsicum cinsinin altında yer alan pek çok türden biridir.

Genel kanının aksine, kırmızı veya yeşil biber olarak tüketilen, baharatlık hale getirilen kapsikum ile domates, patlıcan veya patates gibi bitkilerin genetik olarak ortak aynı aileden geldiklerine işaret edilir.

Bitkinin tarihçesi M.Ö. 7500 yıllarına dayansa da, bitkiye Kapsikum ismini veren kişinin 1656-1708 yılları arasında yaşamış olan Fransız botanikçi Joseph Pitton de Tournefort olduğu bilinmektedir. Bitkinin meyvesinin tomruk görüntüsünün kutuya benzemesinden ötürü Latince "capsa (kutu)" anlamına gelmesinin yanı sıra, Yunanca "Kapto (yutmak veya ısırmak)" sözcüğünden türetilerek Kapsikum adına ulaşıldığı iddia edilir.

Arkeolojik çalışmalar biberin ilk olarak Orta Amerika'da Ekvator'da görüldüğünü ortaya koymaktadır. Biberin Avrupa'ya oradan da Asya ve Afrika'ya Kristof Kolomb'un Amerika kıtasını keşfinden sonra yayıldığı, Amerika'ya yapılan bu seferlerin ikincisinde yer alan Diego Alvarez Chanca isimli bir doktorun, bitki tohumlarını İspanya'ya getirdiği oradan da Avrupa ve Orta Asya'ya yayıldığı söylenmektedir.

Günümüze gelindiğinde, acılık, şekil, renk, büyüklük gibi farklı genetik karakterde 3 bin çeşit biberin olduğu bilinmektedir. 100 gramlık yaş biberde yaklaşık 52 miligram, kuru biberde ise 15 miligram C vitamini bulunur.

Biber, meyvelerinden faydalanılan bir sebzedir. Ilıman iklim şartlarında tek yıllık olarak gelişen ve birinci yıl içinde büyüme ve gelişmesini tamamlayarak, meyve ve tohumları meydana gelir.  Bibere acılık veren kapsaisin maddesi ise biber meyvesinin damarlarında cep şeklindeki bezeler içinde oluşmaktadır.

Genel anlamda, biber meyvesinde teşekkül eden acı verici kapsaisin miktarı, çevre sıcaklığı ile yakından ilgili olmakla beraber, 30 derece Santigrad üstü sıcaklıklarda artış gösterir. Bir başka deyişle, sıcaklık arttıkça, biberler daha acı olur Acı biberler, yüksek sıcaklıklara, tatlı biberlerden daha toleranslıdır.

Biberler toprak bakımından fazla seçici değillerdir. Aşırı olmayan kumlu veya killi toprakta yetiştirilebilirler. Taze biber çeşitlerinde bölgenin iklim şartlarına bağlı olarak 5-6 kez, salçalık ve baharatlık biber çeşitlerinde ise 2-3 seferde hasat yapılır. Biberde verimi yine iklim koşullarına, çeşidin verim gücüne ve uygulanan kültürel tedbirlere bağlı olarak dönüm başı ortalama 2 ila 5 ton aralığında gerçekleşirken, bitki başına 10 ila 60 adet meyve elde edilebilir.

Şimdi gelelim "kırmızı acı biber"in Türkiye'deki macerasına:

"Kırmızı acı biber" dediğinde Kahramanmaraş, Şanlıurfa ve Gaziantep; yıllardan beri çekişir durur. Ancak bu bölgede yetişen ve ortak değer olarak adı öne çıkan "kırmızı acı biber" hemen hemen hep aynıdır. Ortak değer olarak yetişen "kırmızı acı biber" hem sofralarımıza lezzet katar hem de şifa dağıtır.

Bu yazı toplam 502 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar