1. YAZARLAR

  2. Kemal Kamburoğlu

  3. Kerkük'de PKK'nın şey bezinin anlamı
Kemal Kamburoğlu

Kemal Kamburoğlu

HAYATIN NABZI
Yazarın Tüm Yazıları >

Kerkük'de PKK'nın şey bezinin anlamı

A+A-

 Pençe Kartal ve hemen ardından Pençe Kaplan harekâtları Kahraman Mehmetçiğin üstün başarısı ile devam ediyor ve hain teröristlerin inleri başlarına yıkılıyor. Hiç kuşkusuz bu terör deliklerinin ve PKK teröristlerinin imhası ülkemiz güvenliği açısından hayati önemdedir. Allah Mehmetçiğimizin başarısı daim kılsın. Lakin Irak'ın kuzeyindeki bu terör inlerinin vurulmasından daha önemli gelişmeler de yaşanıyor. Bu gelişmeler neler? Sonuçları Türkiye'nin milli güvenliğini ve bekasını nasıl tehdit eder? Bu tehdidi ortadan kaldırmak için ne yapmalıyız? Esas sorular bunlardır.

TSK Haftanin terör yuvasını yerle bir etmeye başladığında Türkmeneli Cephesinin bildirdiğine göre PKK/YPG Kerkük'de tecavüzde bulunarak Kerkük'deki Türkmen bayraklarını indirip birçok bölgeye, köprülere filan kendi "şey bezlerini" asmış, Türkmen şehitliğine de saldırıda bulunmuş. Tabii Türkmen gençleri sonra bu bezleri yırtıp atmışlar ayrı konu. Kerkük ve Türkmenler bizim için bir anlamda "kırmızı çizgidir" ve biliyoruz ki Kerkük ile birlikte bölgedeki tüm Türkmenler Ay-Yıldızlı bayrağın etrafındadırlar.

 Türkmenlerin tek güvencesi de Türkiye'dir. İkinci çok önemli gelişme ise PKK/PYD ile Barzani'nin bir araya getirilmesi ve siyasi - askeri anlamda birleşmeleridir. Bu çok önemli bir kırılma noktasıdır. PYNK (Kürt Ulusal Birliği Partisi) yani Mesut Barzani ile ENKS (Suriye Kürt Ulusal Konseyi) arasında ABD ve Fransa'nın katkılarıyla bir anlaşma imzalanmıştır. Anlaşma imzalanırken ABD'nin Uluslar arası Koalisyondaki Danışmanı William Roebuck ile Trump'un dostum dediği SDG Genel Komutanı (Pabuçlarımın Generali) terörist Mazlum Abdi (Kobani) de hazır bulunuyor.

Anlaşma sonrası PYNK ile ENKS ortak açıklama yaparak "Anlaşma Kürt birliğinin ilk tarihi adımı olmuştur." dedi. Diyenlerden biri hadi diyelim terörist Mazlum, adam terörist,  bulduğumuzda imha edilecek biri. Ama ya öteki Mesud Barzani denen herif ise Türkiye'nin ekmeği ile adam yerine konulmuş kişi. Irak dışına çıkmak için pasaportu bile yoktu da Özal döneminde biz vermiştik. Ne büyük hata yapmışız. Besle kargayı oysun gözünü. Niye beslediysek o da ayrı bir soru! Bunca yıllık tecrübemizle ve Barzani'yi iyi tanımamızla belirtelim ki; Barzani Türkiye'nin hiçbir zaman dostu olmamış, her zaman altını oymaya çalışmıştır. Barzani ile olan ekonomik ilişkilerimiz onun Türkiye aleyhine yaptıklarını mazur göstermemelidir. Çünkü çok iyi biliyoruz ki babası Molla Mustafa Barzani'nin öğütlerine rağmen Barzani'nin çocukluğundan beri en büyük hayali ve isteği " Türkiye- Suriye- İran-Irak" topraklarından oluşan sözde Büyük Kürdistan'ın devlet başkanı olmaktır." Yani Türkiye'den toprak kopartmaktır. PKK/PYD'nin Kerkük'e "şey bezi" asmalarından da Barzani çok mutludur.

Zira Kerkük yer altı ve yerüstü kaynakları ile Barzani'nin hayalinin en önemli gelir kaynaklarındandır. Bunun için Kerkük'e hâkim olmak istiyor. Geçmişte Kerkük'te yapılmaya çalışılan ve bir ölçüde de yapılan demografik değişim çabalarının altında da bu yatıyor. Suriye'de ABD ve Fransa himayesinde PKK/PYD terör örgütü ile Barzani kontrolündeki 25 Kürt örgütü arasında yapılan anlaşma bu açıdan çok önemlidir. PYNK ve ENKS sözkonusu anlaşmayı uluslararası hukuk zeminine oturtmak için de " 2014 Duhok Anlaşması'nın (Yönetim, Ortaklık, Güvenlik ve Savunma) maddelerini her iki heyet arasındaki görüşmelerin temeli olarak kabul etmiştir"  açıklamasını kullanıyor. Kısa bir süre sonra da daha geniş bir genel anlaşma imzalayarak Suriye ve Irak'taki Kürt halklarının menfaatlerini kollayacaklarmış.

Yapılan açıklamada "Demokratik Suriye Güçleri (QSD) Genel Komutanı Mazlum Ebdi ile ABD'nin Uluslararası Koalisyon'daki Danışmanı William Robak sponsorluğunda ulaştığımız bu anlaşma, Kürt birliğinin ilk tarihi adımı olmuştur. Suriye'de Kürt birliğinin sağlanması amacıyla üstlendiği inisiyatif için sayın Mazlum Ebdî ile Kürt birliğinin sağlanması için destek veren ve emek harcayan sayın Başkan Mesud Barzani ve Güney Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani'ye teşekkür ediyoruz. Ayrıca Kürt birliğinin sağlanması ve tüm halk ve inançların haklarının garanti altına alındığı çok renkli ve demokratik bir Suriye için güçlü destek sunan ABD'ye teşekkür ederiz." ifadeleri de çok anlamlıdır. Özellikle "Güney Kürdistan" sözcüğü ABD'li diplomatın da zımnen onaylaması ile meşrulaştırılmaya çalışılmıştır.

Burada Suriye'deki Kürtler olduğu iddia edilen PKK/PYD teröristleri ile Kuzey Irak'taki Kürtler "Kürt Birliği" provası yapmaktadırlar. Irak ve Suriye'deki Kürt gurupların siyasi, askeri, ekonomik ve idari açıdan anlaşmalarının en önemli kısmı "silahlı entegrasyon"dur. Barzani'nin silahlı Peşmergeleri ile PKK/PYD teröristleri birleştiler. Bizce bunun anlamı; Barzani Peşmergeleri de artık Türkiye için "terörist" kategorisindedirler. Suriye'nin kuzeyinde Arap ve Süryanileri de himaye etmek durumunda olacak olan PKK/PYD yarın Irak için de emsal oluşturmaz mı? Barzani bu anlaşma ile Türkiye'den toprak kopartmak arzusunu açığa çıkartmıştır. Şimdi soru; Barzani'den elde ettiğimiz ekonomik getiri mi yoksa Türkiye'nin toprağı mı? PKK/PYD terörü Türkiye için bir tık daha yukarı ölçüde tehdide geçmiştir. Artık tehdidin ağırlık noktası da "Fırat'ın doğusu" olmuştur.  Türkiye ne yapmalıdır? Türkiye tercihlerini belirleyerek bir karar vermek durumundadır. Çünkü sözde Kürdistan'ın siyasi adımı bu anlaşmalarla Suriye'de atılmış, bir anlamda terör aşamasından "siyasi düzlem aşamasına" geçilmiştir.

Türkiye ABD ile İdlib ve Libya'da işbirliğinin ön şartı olarak ABD'nin Fırat'ın doğusundaki altımızı oyan faaliyetlerden vazgeçmesini istemelidir. Ne pahasına olursa olsun Suriye'deki PKK/PYD'nin de Irak'taki gibi vurulması ve imhası şarttır. ABD'yi uyarırsınız, ister çekilir çekilmezse de kendi bilir.  ABD ne kadar blöf yaparsa yapsın, ne kadar korursa korusun PKK/PYD için Türkiye ile silahlı çatışmaya girmez, giremez. (Hele ABD'nin içinde bulunduğu bu günkü koşullarda asla. Esasen ABD'nin şimdi en zayıf zamanı ve fırsat bu fırsattır.) Aksi halde NATO'nun "güney kanadı" diye bir şey kalmaz ve NATO çöker. Türkiye ABD'ye karşın Rusya kartını da açık tutmalıdır. Net söyleyelim ki ne ABD ne de Rusya Türkiye'den asla vazgeçemezler ve biri diğerine de tam olarak bırakmak istemez. O nedenle Barış Pınarları harekâtı bir an önce tamamlanmalı ve Fırat'ın doğusu da tam olarak kontrolümüz altına alınmalıdır. Yoksa ileri yıllarda bu işin sonu Allah muhafaza Türkiye'nin büyük toprak kaybına kadar gider. Bizden söylemesi. Kurtlar Vadisi repliği ile "Demedi deme İbrahim."

Bu yazı toplam 696 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar