1. YAZARLAR

  2. Harun A. Altuntaş

  3. Kaplumbağa kabuğuna mezar olur mu?
Harun A. Altuntaş

Harun A. Altuntaş

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Kaplumbağa kabuğuna mezar olur mu?

A+A-

Şimdilerde Türk doğaseverlerin en çok ilgilendiği konu; Isparta'daki mezarlıkta yan yana dizilmiş halde bulunan 30 ölü kaplumbağayla ilgili. Isparta Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğü, ölen kaplumbağaların doğal yollarla öldüğünü açıklayınca ortalık nispeten duruldu.

Isparta'da mezarlıkta yaklaşık 30 kaplumbağa ölüsünün bulunmasıyla ilgili inceleme başlatan belediye ekipleri yazılı bir açıklama yayımladı. Asri Mezarlık'ta beton üzerinde yan yana dizilen ölü kaplumbağa fotoğrafının sosyal medyada paylaşılmasıyla birlikte yapılan haberler sonrasında harekete geçen ve gerekli incelemelerde bulunan Isparta Veteriner İşleri Müdürlüğü ekipleri, o kaplumbağaların mezarlıkta kim tarafından, neden ve nasıl öldürüldüğü veya oraya konulduğu ile ilgili yazılı bir açıklama yayımladı.

Açıklamada, "Kaplumbağaların doğal yollarla farklı tarih aralıklarında telef oldukları, farklı noktalardan toplanarak bir noktada sıralandığı bulgusuna ulaşılmıştır. Belediyemizin uhdesinde bulunan Asri Mezarlık'ta geçen günlerde irili ufaklı çok sayıda kaplumbağanın telef olduğu konusu gerek basın yayın organlarında, gerekse sosyal medyada yer almıştır. İlgili haber ve yer alan fotoğraflar üzerine vakit kaybedilmeksizin Belediyemiz Veteriner İşleri Müdürlüğü'nce bahse konu Asri Mezarlık'ta gerekli incelemeler yapılmıştır. Yapılan incelemelerde telef oldukları tespit edilen irili ufaklı 30 adet kaplumbağa ilgili bölgeden alınarak Veteriner İşleri Müdürlüğümüze intikal ettirilmiştir. Asri Mezarlıktan alınan kaplumbağaların Isparta Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğü'müz veterinerlerince yapılan ilk incelemelerinde, kaplumbağaların doğal yollarla farklı tarih aralıklarında telef oldukları, farklı noktalardan toplanarak bir noktada sıralandığı bulgusuna ulaşılmıştır" denildi.

Kaplumbağalar Tarım ve Orman İl Müdürlüğü'ne teslim edildi.

Belediye olay hakkında kesin sonuca varabilmek için laboratuvar incelemesi yapılacağını açıkladı. Ondan sonra kamuoyunu bilgilendirecekler.

Bizimkiler hayvanları koruma konusunda bu kadar hassas olsun, oysa Batı başta olmak üzere dünya, bu konulara fazla ilgi göstermiyor. Hatta ilgi göstermeyi bir kenara bırakın, hayvan katliamlarını sıkça görmek mümkün. Avrupa'nın kuzeyindeki ülkeler, su samuru öldüren balıkçılara ödül dağıtıyor.

"İnsan hakları" savunuculuğunu kimseye bırakmayan Avustralya hükümeti'nin ise, 2015 yılında aldığı, beş yıl içinde başıboş gezen 2 milyon kediyi ortadan kaldırma kararına ise ne diyelim. New York Times gazetesinin haberine göre Avustralya hükümeti, bu kedileri öldürmek için zehirli sosis yöntemini kullanmış. Amaç ise bir hayli komik: "Ülkenin vahşi yaşamını korumak."

Avustralya, 2020'ye kadar milyonlarca kediyi öldürmek için 1080 adı verilen bir zehrin sürüldüğü kanguru eti, tavuk yağı, bitki, ot ve baharatları havadan atarak kedileri öldürmeyi amaçlıyor.

Gazeteye göre uçaklarla kedi nüfusunun yoğun olduğu yerlere atılan bu mamaları yiyen kediler 15 dakika içinde hayatını kaybediyor.

Batıda böyle de dünyanın başka taraflarında değişik mi? Afrika ülkesi Botsvana'da nesli tükenmekte olan 500'den fazla akbaba zehirlenerek öldürülmüş. Afrika'nın güneyindeki Botsvana'nın kuzeydoğusunda nesli yok olma tehlikesi altındaki 537 akbaba ve 2 kara kartalın zehirlenerek öldürüldüğü açıklanmış. Hükümet akbabaların, öldürülen üç filin üzerine dökülen zehirle öldüğünü söylüyor. Hükümet, bu tür yasa dışı eylemlerden vazgeçilmesi gerektiğini belirtirken, bölgenin dezenfekte edildiği, analiz için numune alındığı bildirildi.

Hayvan koruma örgütleri, yaşanan her iki olaya tepki gösteriyor. Ne diyelim bizimkiler de ölmüş kaplumbağaların kabuklarına mezarlık yapmakla meşgul. Biz mi çok duygusalız, yoksa dünyadakiler mi katı yürekli? Bir türlü anlayamadık gitti.

 

Bu yazı toplam 814 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar