1. YAZARLAR

  2. Harun A. Altuntaş

  3. Kam'ın bedduası ve Altın Boynuz!
Harun A. Altuntaş

Harun A. Altuntaş

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Kam'ın bedduası ve Altın Boynuz!

A+A-

Bugünlerde bir kıyamettir koyuyor. Kimi, "Haliç pislikten geçilmiyor. Pis kokular her tarafı sardı" derken, kimi de; "Bu koku hiç gitmedi ki, hep vardı" diye buna karşı çıkıyor. Ben de bu konuda kafa patlatırken, Bir ağabeyimin yazısı gözüme ilişti. Sizin de merakla okuyacağınızı tahmin ettiğim için aşağıdaki satırları sizlere aktarıyorum:

2. Dünya Savaşı'nın en çetin günleridir. Savaş; Sovyetler Birliği toprakları üzerinde en yoğun çatışmalarını yaşamaktadır. Çuvaşistan'daki bir tepenin üzerinde uçan Alman ve Rus uçakları birer - ikişer düşmektedir. Reichstag Karargahı, Çuvaşitan Sovyet toprakları üzerinde yer aldığından, bunu normal karşılarlar. Ancak Ruslar, bu konuyu savaş sonrasına bırakmayı tercih eder.

Savaş sonrasında Sovyet bilim adamları; Çuvaşistan sınırları içindeki tepe üzerinde bazı araştırmalar yaparlar. Hatta buna o zamanlar Almanlara'a karşı birlikte omuz omuza savaştıkları ABD'nin bilim adamları da katılır. Mahalli halk Çuvaşların bütün karşı çıkmasına "Buralar atâ mezarlarıdır. Kutsaldır, girilmez" demelerine rağmen, sırrı çözmek için tepenin altındaki kurgana girme kararı alınır.

Bu kurgana girdiklerinde; atları ile birlikte gömülmüş bozkır savaşçılarının çeşitli mezarlarıyla karşılaşırlar. Ancak mezarların yanı sıra kurganın ortasında yuvarlak bir taşa saplanmış pırıl pırıl parlayan büyükçe bir boynuz bulunur.

Bu bakıldığında altından yapılmış hissi veren Vikinglerin boru yerine kullandıkları boynuza benzeyen devasa bir görüntüyle karşılaşırlar. Bu boynuzun metali dünyada bilinen 118 elementten hiç birine uymamaktadır. Böyle bir elemente dünyada daha önce hiç rastlanmamıştır. Daha yakından incelemek amacıyla yerinden söküp Moskova'ya götürmek isterler. Ancak ne yapıp - ne ettilerse yerinden bile kımıldatamazlar.

Kara kara düşünürken, aralarında bulunan Çuvaş Türkü bir bilim adamının tavsiyesi ile bölgedeki bir din adamını çağırmaya karar verirler. Sonunda çevredeki bir Şaman Kam'ı getirilir. Kam, kurganın içine girip durumu görünce, "Bunu yerinden bile kımıldatsanız ataların bedduasına uğrarsınız. Yerle yeksan olursunuz" der. Ancak Sovyet bilim adamları kararlıdır. "Bunların hepsi safsatadır. Biz böyle inançlara pabuç bırakmayız" diyerek karşı çıkarlar. Kam, ısrar ve baskıya dayanamaz bilim adamlarının şaşkın bakışları arasında hemen bir Şaman ayini düzenler. Sonunda "altın görünüşlü boynuz" yerinden sökülür. Moskova'ya götürülmek üzere uçağa konur.

Fakat bu sefer de uçağın hiçbir aleti çalışmaz. Bu yüzden bir türlü havalanamaz. Değiştirilen birkaç uçakta da aynı sıkıntılı durum yaşanır. Nihayet büyükçe bir kamyona yüklenir. Zaman 1948'li yıllardır. Kamyon; uçak teknolojisinden uzak, mazotlu ve yeryer motoru elle bir kol çevrilerek çalıştırılır cinstendir. Bu sefer bilim adamları kazanmıştır. "altın boynuz" Moskova'ya yola çıkar. Bundan sonraki uzun yıllar pek bilinmez.

Rivayet odur ki; "altın boynuz" bir sürü incelemelerden sonra parçalara ayrılmak için Çernobil Nükleer Santrali'ne götürülmüştür. İşte Çernobil Nükleer Santrali'nde nükleer patlama olduğu an, bu "altın boynuz" üzerinde nükleer deneme yapıldığı iddiası vardır. "Altın boynuz" üzerinde deney yapılırken patlama olmuş ve Kam'ın öngördüğü gibi Sovyetler Birliği'nin sonu gelmişti.

İlginç bir olay daha vardı. ABD uzay araştırmaları sırasında, bu dev "altın boynuz"un dünya üzerinde 3 yerde; zaman zaman rezorans vari sesler çıkardığı NASA tarafından belilenmişti. Bu 3 yer; Çuvaşistan'daki o malum tepe, Mu kıtasının kalıntılarının bulunduğu söylenen Portekiz açıkları ve sıkı durun; İstanbul'daki Haliç'ti. Haliç'e yabancıların "Altın Boynuz" dediklerini de hatırlatalım. Mu kıtasını, Sovyetler Birliği'nin darma duman eden Haliç'i ne yapar bir düşünsenize? O yüzden bırakın Haliç dağınık kalsın!

 

 

Bu yazı toplam 358 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar