1. HABERLER

  2. YAŞAM

  3. Kalp çarpıntısının nedeni feromon hormonu olabilir
Kalp çarpıntısının nedeni feromon hormonu olabilir

Kalp çarpıntısının nedeni feromon hormonu olabilir

Aşık olunduğunda sergilenen normal dışı duygu durumlarının ve bunların yaşama yansımasının ‘feromon’ adlı hormonla bağlantılı olduğunu söyleyen Psikolog Tuba Ertunç, yaz aylarında aşk hormonu feromonin arttığını söyledi.

A+A-

Aşık olunduğunda sergilenen normal dışı duygu durumlarının ve bunların yaşama yansımasının ‘feromon’ adlı hormonla bağlantılı olduğunu söyleyen Psikolog Tuba Ertunç, yaz aylarında aşk hormonu feromonin arttığını söyledi, "Fazla heyecanlıysanız, kalp çarpıntınız varsa ve aşırı duygusalsanız aşk kapınızı çalmış olabilir" dedi.

“Aşk hormonu” olarak da bilinen feromon salgısı ile kişinin davranışlarında çeşitli değişiklikler ortaya çıktığını aktaran Medical Park Ankara Hastanesi’nden Psikolog Tuba Ertunç, “Kimi zaman dengesizlik, kimi zaman fazla heyecan, kalp çarpıntısı ve aşırı duygusallık olarak gözlemlenen bu durum “aşk” olarak adlandırılıyor. Aşık olan kişide daha çok feromon salgılandığı için bu değişiklikler de giderek artıyor. Böyle durumlarda vücuttaki feromon hormonunun artışı aşkın dozunun artması olarak algılanıyor” diye konuştu. 

HAVA ISININCA PSİKOLOJİ DE DEĞİŞİYOR

Hissedilemeyecek bir kokusu olan, uçucu nitelikteki kimyasal salgı feromonin vücuttan ter ve idrar yoluyla atıldığını belirten Ertunç, şöyle devam etti: 

“Direkt olarak algılanamayan bu hormonun aşkın başlamasına neden olduğu, salgının artmasıyla birlikte aşık olmayı sağladığı belirtilir. Aşık olunduğunda başlayan psikolojik süreç feromon salgısının artmasıyla bağlantılı olarak gelişir. Hormon, kişilerde yüz kızarması, kalbin daha hızlı atması, karşı cinse duyulan heyecan, kan basıncının artması gibi şekillerde kendini gösterir. Feromon hormonu ile ilgili yapılan bilimsel çalışmalar günümüzde devam etmektedir. Yaz aylarında aşık olma eylemlerinin artmasının feromon salgısının artışıyla ilgisinin olduğu da konuşulanlar arasındadır. “Yaz aşkı” tabirinin feromonla ilişkisi henüz tam olarak kanıtlanamasa da bireylerin yazın aşık olma potansiyellerinin arttığı psikolojik nedenlerle açıklanır. Yaz aylarının insan yaşamına getirdiği bazı psikolojik etkiler yazın aşık olma ihtimalini de yükseltir.

Kışın kişilerin yaşamı genellikle iş, okul, aile, sosyal koşturmalar, yoğun sorumluluklar ve zorunluluklarla geçer. Yaz aylarının başlaması ve havaların ısınması kişiler üzerinde pozitif etki eder. Psikolojik olarak daha pozitif düşünmeye başlayan kişilerin algılarında ve duygularında duyarlılık ortaya çıkar. Ayrıca yaz aylarında iş ve okul stresinden uzaklaşılması, tatil dönemlerinin yoğun olması da duygulara daha çok vakit ayrılmasını sağlar. ‘Yaz aşkı’ tabiri en basit haliyle bu nedenlerle açıklanabilir. Bu dönemlerde vücut daha çok feromon hormonu salgılar ve aşık olma olasılığı da artar. 

AŞKIN YAZI-KIŞI OLUR MU?

Aşkın yazı-kışı olup olmadığı çok tartışılan konulardandır. Yaz aşklarının kısa süreli olduğu, kışın aşık olunduğunda o ilişkinin ömrünün daha uzun olacağı, yazın ve kışın aşık olmak arasında önemli farklar olduğu toplumda konuşulanlardandır. Uzmanlar bu durumu kış aylarında güneşin az olması nedeniyle insan bedenindeki enerjinin yaza göre daha az olması ve bu enerjiyi diğer alanlara harcamasına bağlarlar. Yazın güneşe daha çok maruz kalan kişilerin enerjisi de artar ve bu enerjinin kullanım alanları arasına karşı cinse yönelme de girer. Yaz aylarının başlamasıyla birlikte ayrıca sosyal aktivitelerde artış, sosyal ilişkilerde çeşitlilik, tatil dönemlerinde yeni insanlar tanıma, yeni başlangıçlar da devreye girer. Kişiler havaların ısınmasının ardından açık alanlarda daha çok vakit geçirmeyi tercih ederler. Bu da daha çok yeni insan görme, daha fazla kişiyle iletişim kurma anlamına gelir. 

Kış boyunca özlenen psikolojik rahatlığa yaz aylarında ulaşıldığından yaz aşklarının; kış aşklarına göre daha sık yaşandığı görülür. Çıkılan tatillerin amacı bedensel ve ruhsal olarak dinlenmektir. Kişi kışın yaşadığı tüm yorgunluk, yoğunluk ve stresten tatil döneminde arınmak ve motive olmak ister. Motivasyon uzun kış mevsiminde sürekli mesai harcanan tüm sorumluluklardan uzaklaşarak sağlanmaya çalışılır. Bu durumda yeni tanışmalar, yeni duygulara yönelmeler, yeni paylaşımlara açık olma yaz aylarının kaçınılmazlarıdır. Bir rahatlama içinde olan kişinin psikolojisi yaz aylarında aşık olmaya daha uygun hale gelir.”

TATİLDE BAŞLAYAN İLİŞKİYE DİKKAT

Psikolog Ertunç tatilde başlayan ilişkiler konusunda da şu uyarılarda bulundu:

“Yaz tatillerinde bir ilişkiye başlamamak için kişinin kendisini şartlandırması elbette ki beklenmez. Ancak yazın aşık olup, kışın o ilişkide hüsrana uğramamak için yapılması gereken bazı şeyler vardır. Bunların başında yazın bir ilişkiye başlarken o ilişkinin uzun süreli olup olmayacağına tatilden sonra karar vermek olduğu geliyor. Tatil rehavetinden sıyrılıp rutin sorumlulukları ile yeniden baş başa kalan kişilerde yaz aylarında kenara itilen stres de yeniden ortaya çıkar. Kişileri bu halleriyle tanımak, yazın oldukları gibi olup olmadıklarını görmek en doğrusu olacaktır. Bu yüzden yaz aşklarına çok fazla anlam yüklememek, gerçek ilişkinin kış aylarının başlaması ve kişilerin günlük yaşamlarına dönmeleriyle başlayacağını unutmamak gerekir.

Yazın ikna edici havası; tatilin bitmesi, okul, iş ve aile sorumluluklarının başlamasıyla kişiler üzerinde etki ederek değişebilir. Yazın başlayan bir ilişkinin kışın nasıl bir hal alacağını bekleyip görmek ve duygulara o şekilde yön vermek gerekir. Çiftlerin tatillerinin biterek sorumluluklarını başlamasından sonraki ilk sorun birbirlerine daha az vakit ayıracak olmalarıdır. Bu durum aşık olan kişide çoğu zaman karşı tarafın değiştiği, artık eskisi gibi ilgi göstermediği olarak algılanır. Aşık olunduğunda pek çok algı da kapalı olduğundan kişinin psikolojik sorunların eşiğinde olması kaçınılmaz hale gelir. Bununla karşılaşmamak için yaz aşklarına yüklenen anlamların kış aylarında yeniden gözden geçirilmek üzere serbest bırakılması en doğrusu olacaktır. Yazın başlanan ilişkilerdeki bir diğer sorun da kişilerin birbirlerini yaz boyunca sadece belirli ortamlarda görmüş ve o hallerine şahit olmuş olmalarıdır. Kışın girilen ortamlar yaz aylarına göre farklı olacağından aşık olunan kişinin bilinmeyen yönleri de ortaya çıkabilir. Örneğin yazın enerjisi çok yüksek olan birinin iş yaşamındaki enerjisi bambaşka olabilir. Bu da aşık olan kişi tarafından farklı algılanır, aşık olduğu kişinin değiştiğini düşünür ve sorunların başlamasına yol açar.”

 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.