1. YAZARLAR

  2. Hüdavendigâr Onur

  3. Kafesoğlu'nun son eseri: Türk-İslam Sentezi
Hüdavendigâr Onur

Hüdavendigâr Onur

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Kafesoğlu'nun son eseri: Türk-İslam Sentezi

A+A-

Türkiye'de, binlerce kişinin savunduğu ideolojilerden biri de Türk-İslam Sentezi veya diğer adıyla Türk-İslam Ülküsü'dür. Türk milliyetçileri, ülkücüler tarafından savunulmuş olup milliyetçi hareketin ana gayesi olmuştur. Osmanlı Devletinin son yıllarındaki Türkçülük hareketinin devamı sayılır. Bilindiği gibi Ziya Gökalp, dönemin İslamcılık ve Osmanlıcılık cereyanlarına karşı Türkçülüğü savunmuş, "Türkleşmek İslamlaşmak Muasırlaşmak" gerektiği görüşünü ileri sürmüş ve bu adla bir de yapıt kaleme almıştır.

Türk aydınları içinde bu konuda birçok makale, araştırma ve kitaplar kaleme alanlar olmuş, kısacası bir nesil etkilenmiş ve hâlâ etkilenmektedir. Alparslan Türkeş, partisi MHP'nin fikri olarak bu görüşü ortaya atarken, Avrupa'daki milliyetçilik hareketlerinden farklı olduğunu ortaya koymuştur. Dündar Taşer, Ahmet Arvasi gibi ideologlar bu fikri işlemiş, önemini anlatmış, Türk'ün diriliş hareketi olduğunu ifade etmişlerdir. Erol Güngör'ün de bu konuda büyük emeği vardır. Yapıtlarında sık sık Türk ve İslam vurgusu yaptığı görülür.

***

Öte yandan Türk ve Müslüman kimliğine sahip yaklaşık 100 yıllık böyle bir siyasi hareketin ortaya çıkması, Türklüğün ve Müslümanlığın düşmanlarını rahatsız etmiş, birçok iftiralar ve oyunlarla bu düşünceyi, bu akımı sindirmeye, zayıflatmaya çalışmışlar ama başarılı olamamışlardır. Müslüman Türk gençliği dün ve bugün Türk tarihinden ve soyundan aldığı güç ve kuvvetle ülkesinin ve milletinin refah ve huzuru için çalışmış ve çalışmaya devam etmektedir.

***

Türk milliyetçileri, başta Türk ulusu olmak üzere tüm Müslümanların birlik ve beraberliğinden yana olurken, İslam dünyasının yine Türk Milletinin öncülüğünde ayağa kalkacağına inanmaktadır. Türk ulusunun tarihte büyük yer edinmesi ise ne yazık ki Türk olmayan bazı Müslümanları rahatsız etmiş bazı tarikat ve dini cemaatlere sızarak gizli Türk düşmanlığı yapmağa kalkışmışlardır. Kısacası, Türk milletinin dünya tarihinde önemli bir yer edinmesi, bu kişileri rahatsız etmiş, Müslüman olmalarına rağmen kendi uluslarının geri planda kalmasını kabul edememişlerdir.  Zorlarına gitmiştir. Halbuki, bir Müslüman olarak gurur duymaları gerekirdi. İşin içine nefis giriyor. 

Türk milliyetçisi, tarihçi İbrahim Kafesoğlu da, bu konuda bir kitap kaleme almıştır. Kafesoğlu, "Türk-İslam Sentezi" adlı yapıtına, "İslamiyet öncesi devre umumi bir bakış" başlığı altında  bir giriş yaparken, Türk sözü, Türk soyu, Anayurt ve göçler konusuna değiniyor. Türk tarih kültürünü, ana hatları ile Türk-İslam kültür sentezini (terkibini) tanıtıyor.

***

Türklerle  Müslümanlar arasında temasların önce savaş meydanlarında olmak üzere VII. Yüzyıl ortalarından itibaren Hazar hâkanlığı hakimiyetindeki Kafkas cephesinde başladığını (Halife Hz. Osman zamanı / 652'de), sonra Emevi halifelerinden Abdül-melik ve Velid I dönemlerinde (685-715) Orta Asya'da devam ettiğini belirtiyor.  Kafesoğlu, bu konudaki görüşlerine  şöyle devam ediyor: "Bilhassa 751 (Talas savaşı)'den itibaren de dostluğa dönen ilişkiler gittikçe sıklaşarak, nihayet bir kısım Türklerin İslâm ülkelerinde oturmaları veya Hilafet ordularında vazife almaları ile sonuçlanmıştır. Böylece birbirlerini yakından tanıma imkânına kavuşan bu iki büyük kavim talihlerini de birleştirmişlerdir."

Kitap birçok kez baskı yapmış olup son olarak Ötüken yayınlarından çıktı.

 

Bu yazı toplam 812 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar