1. HABERLER

  2. "İsrail'in yaptıkları terörden farksızdır"
"İsrail'in yaptıkları terörden farksızdır"

"İsrail'in yaptıkları terörden farksızdır"

MHP Genel Başkanı Bahçeli, "İsrail, insan haklarını çiğnemiştir ve bu konuda sicili oldukça kabarıktır. Din ve vicdan hürriyetini baskı altına, hatta askıya almıştır. İsrail'in yöntemi terörden farksızdır." dedi.

A+A-

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, MHP Genel Merkezi'nde düzenlediği basın toplantısında, gündemdeki konulara ilişkin açıklamalarda bulundu ve basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

İsrail'in Harem-i Şerif'in tarihi ve manevi statüsüne pervasızca saldırdığını belirten Bahçeli, Harem-i Şerif'in girişlerine konulan dedektörlerin ve İsrail güvenlik güçlerinin Filistinlilere yaptığı zulümlerin, insanlığı ayaklar altına alan bir uygulama olduğunu söyledi.

Mescid-i Aksa'ya çıkan yollarda, Kudüs'ün farklı noktalarında Filistinlilere ateş açıldığını, göz yaşartıcı gaz ile ses bombaları kullanılarak barbarca muameleler sergilendiğini dile getiren Bahçeli, şöyle konuştu:

"İsrail polisi 3 Filistinliyi şehit ederken, 200'den fazlasını yaralamıştır. Siyonizm, bir kez daha Kudüs'te vahşi bir komplonun taraf ve hazırlayıcısı olmuştur. Bunu yaparken de yüce dinimizin kutsallarına hasar vermekten çekinmemiş, geri durmamıştır. Hiç kuşkusuz, Kudüs'teki hak ihlalleri, zora ve zorbalığa dayanan ambargolar insanlığın ve inancımızın hiçbir değer ve mirasıyla izah ve ifade edilemeyecektir. Mescid-i Aksa'nın kısıtlamalara maruz kalması elbette İsrail'in gerçek yüzünü, karanlık niyetini bir kez daha gözler önüne sermiştir. Miraç mucizesinin manevi mekanına yönelik düşmanca muamele sadece Müslümanların değil, aslında tüm insanlığın nezdinde nefretle yankı bulmalıdır."

"Arap Birliği nerededir? İsrail'i niye kınamaktan acizdir?"

Mescid-i Haram, Mescid-i Nebevi ve Mescid-i Aksa'nın İslam inancının üç büyük değeri olduğunu belirten Bahçeli, şunları kaydetti:

"Her biri eşsiz ve paha biçilmez manevi hazinedir. Bunların herhangi birisine karşı yapılacak saldırı aslında tüm Müslümanları hedef almış sayılmalıdır ve öyle de sayılacaktır. Ne var ki İslam alemi sığ gündemlerin kumandasında, gündelik heveslerin kuyruğundadır. İsrail ile açık veya gizli ilişki içinde olanlar; Batı Şeria, Gazze, Kudüs'teki travma ve tahammül edilemez tacizlere ilgisizdir. Bu ilgisizlik bir bakıma İslam ülkelerinin perişanlığının tescilidir. Bu ilgisizlik bir nevi siyasi hesaplaşmaların, çıkar kavgalarının mahsulüdür. Düşünebiliyor musunuz, İsrail büyük mescitlerimizden birisini ibadete kapatabilmektedir. Bu durum zaten hassas ve sürdürülmesi günden güne zorlaşan dengelere sahip olan bölgeyi bütünüyle ateşe verebilecek bir provokasyondur. Arap Birliği nerededir? İsrail'i niye kınamaktan acizdir?"

"Uluslararası toplum Kudüs'teki suikastı durdurmalı"

Bahçeli, Türkiye'nin İsrail'in ihlallerine karşı doğru bir noktada durduğunu dile getirerek, "Harem-i Şerif tüm Müslümanların şeref nişanesi, kutsiyeti çok yüksek bir ibadethanesidir. Hiçbir hain emel Harem-i Şerif'i kirletemeyecektir. Hiçbir karanlık hedef Harem-i Şerif'in ruh ve manasını kıramayacaktır. Müslüman Türk milleti oynanan oyunların farkındadır. Kudüs'te dini ve etnik temizlik yapmak için her köhnemiş ve karanlık yolu deneyen siyonizm zihniyeti muhakkak mahcup ve mağlup edilecektir. Filistinli kardeşlerimizin davaları bizim davamızdır. Mazlumların ahı yerde kalmayacaktır." diye konuştu.

Bahçeli, İstanbul veya bir başka yerde Musevi vatandaşlara ait ibadet yerlerinin taciz ve tahrik edilmesini de doğru ve meşru görmediklerinin altını çizerek, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Nitekim İsrail'i eleştirirken, İsrail gibi olamayız, bu duruma düşemeyiz. Şiddete şiddetle, yanlışa yanlışla karşılık veremeyiz. İsrail barbarlığına aynı şekilde cevap üretemeyiz. Türkiye'deki sinagoglara yapılacak en ufak saldırı elimizi zayıflatmakla kalmayacak, din ve vicdan hürriyetine darbe olacaktır. Bunu da doğru göremeyiz. Bu yüzden son günlerde medyaya yansıyan bazı müessif hadiseleri endişeyle izlediğimizi özellikle belirtmek isterim. Musevi vatandaşlarımızın dini tercih ve inanç haklarına gelebilecek zayiat bilinsin ki Türkiye'ye yakışmayacak, Türk milletiyle bağdaşmayacak bir çirkinliktir ki buna da asla onay veremeyiz."

"O ülkeler düşmanlığa hizmetten başka bir şey yapmamaktadır"

Bahçeli, Türklük ile uğraşan ve Türk milletine tezgah kuranların eninde sonunda kaybetmeye mahkum olacağını ifade etti.

Terör örgütlerinin arkalarındaki destekçileriyle asırlık plan ve hesapları kullanarak Türkiye'nin başına çorap örmeye ve bağımsızlığını sabote etmeye çalıştığını vurgulayan Bahçeli, şunları söyledi:

"Bakınız, YPG isim değiştiriyormuş. Yeni adıyla Suriye Demokratik Güçleri olacakmış. İsmin ne önemi vardır? Kaldı ki bu değişiklik malumun ilanı değil midir? İsim değişikliği cinayet ve ihanetleri nasıl örtecektir? Terör her yerde, terörist her isim altında terörist ve şerefsizdir. Ha YPG, ha SDG; ha FETÖ, ha PKK; bunlar arasında en ufak fark, en küçük eylem ve emel farklılığı yoktur. ABD’nin YPG'ye, yani PKK'ya vermiş olduğu silah ve mühimmat desteği artık milli güvenlik sorunu haline dönüşmüş, Türkiye'ye alenen husumet olduğu anlaşılmıştır. Milli Güvenlik Kurulunun 17 Temmuz 2017 tarihli toplantısı bu sarih ve sıcak gerçeği teyit etmiş, karşımızdaki vahim sorunun tekraren altını çizmiştir."

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.